- Êzîdî Soykırımı’na adanmış ilk toplum temelli hakikat komisyonu, 16-18 Kasım tarihlerinde Federal Almanya Meclisi’nde (Bundestag) toplanacak.
- Komisyona, İngiliz insan hakları avukatı Helena Kennedy başkanlık edecek. Avrupa, Afrika ve Asya’dan uluslararası bir komiserler heyeti görev alacak.
DAİŞ'in Êzîdîlere karşı kitlesel katliam, cinsel kölelik ve zorla yerinden etme saldırısının üzerinden 10 yıldan fazla süre geçti. Şimdi Êzîdî mağdurlar ve uluslararası hukuk uzmanları, soykırım mağdurlarına adalet sağlanmasındaki küresel başarısızlıkla yüzleşmek üzere tarihi bir hakikat komisyonu kuruyor. Birçok mağdur için bu girişim, tanınmayı hesap verebilirliğe dönüştürme yolunda son çaba anlamına geliyor.
The National News'ten Adla Massoud'un haberine göre; Êzîdî Soykırımı’na adanmış ilk toplum temelli hakikat komisyonu, 16-18 Kasım tarihlerinde Federal Almanya Meclisi’nde (Bundestag) toplanacak. Almanya’nın seçilmesinin nedeni, dünyanın en büyük Êzîdî diasporasına ev sahipliği yapması. Üç gün boyunca 30’dan fazla mağdur uzmanı, hukuk akademisyeni ve insan hakları uzmanı, DAİŞ’in 2014-2017 yılları arasında işlediği suçlar ile bu suçluları yargılamak için uluslararası alanda gösterilen yetersiz çabaları konuşacak, tanıklıklar paylaşılacak. Oturumlarda, cinsel köleliğe maruz kalan kadın ve kız çocuklarının yanı sıra çocukken kaçırılıp DAİŞ’in din değiştirme programlarına zorlanan erkeklerin anlatımları da yer alacak.
DAİŞ, Ağustos 2014’te Şengal'i işgal etti. Yaklaşık 400 bin Êzîdî yurdunu terk etmek zorunda kaldı, on binlercesi Şengal Dağı’nda mahsur kaldı. İnsani koridorlar açılana kadar burada açlık ve susuzlukla karşı karşıya kaldılar. Kaçamayanlar ise imha saldırılarıyla yüzleşti. DAİŞ, Êzîdîleri “kâfir” olarak görüyor ve erkeklere ya din değiştirmelerini ya da ölümü dayatıyordu. Kadın ve kız çocukları sistematik olarak kaçırıldı, satıldı, tecavüze uğradı ve zorla evlilik ile din değiştirmeye zorlandı.
2 bin 800'ü halen kayıp
Êzîdî örgütlerine göre DAİŞ, 6 binden fazla kadın ve çocuğu esir aldı; bunlardan yaklaşık 2 bin 800’ü halen kayıp.
Soruşturmacılar, cinsel şiddetin tesadüfi olmadığını, DAİŞ’in kendi kurallarında kodlandığını ve kasıtlı olarak savaş silahı olarak kullanıldığını tespit etti.
Tanımakla kaldı
Birleşmiş Milletler (BM) ile ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve Irak hükümetleri, DAİŞ’in yaptıklarını resmen soykırım olarak tanıdı, ancak savunucular, bu tanınmanın anlamlı bir hesap verebilirliğe dönüşmediğini savunuyor.
Komisyonun organizatörlerinden Londra Üniversitesi Hukuk Profesörü Aldo Zammit-Borda, girişimin soykırımın 12. yıl dönümüne yaklaşırken “endişe verici bir paradoks” içinde gerçekleştiğini belirtti. The National’a konuşan Zammit-Borda, “Bu soykırım için çok az adalet veya hesap verebilirlik sağlandı ve bu devletler için bir tercih meselesi değil. Devletler, Soykırım Sözleşmesi’ni onayladı. Soykırımı önleme ve cezalandırma yükümlülükleri var ama bunu yerine getirmediler. Bu Hakikat Komisyonu ile tam da bu açık ihtiyacı ve boşluğu doldurmaya çalışıyoruz.”
Soykırımdan mahkumiyet
Avrupa ve Irak’ta yüzlerce DAİŞ elemanı terör suçlamasıyla yargılanmış olsa da, özellikle soykırım suçundan mahkumiyetler çok nadir kaldı. Zammit-Borda, “Soykırım suçundan mahkumiyetlerin eksikliği, Êzîdî toplumunu tanınma, ancak telafi edilmeme durumunda bıraktı” dedi.
Komisyona, İngiliz insan hakları avukatı Baroness Helena Kennedy başkanlık edecek. Avrupa, Afrika ve Asya’dan uluslararası bir komiserler heyeti görev alacak; bunlar arasında eski BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Yargıç Navi Pillay da yer alıyor. Bu çaba, DAİŞ’in Irak’ta işlediği suçlardan hesap sorulması için kanıt toplayan BM Irak Soruşturma Ekibi’nin (UNITAD) 2024’te kapanmasından iki yıl sonra gerçekleşiyor.
Komisyon, 2027’de hükümetler ve uluslararası kurumlara yönelik tavsiyeler içeren bir rapor yayımlamayı planlıyor. Manchester Üniversitesi’nden Prof. Raminder Kaur, şunları ifade etti: “Hükümetlerin bir tercihi var. Ya adalet sağlanana kadar Êzîdî toplumunun yanında duracaklar ya da hiçbir şey yapmayıp uluslararası toplumun soykırımı artık önleyip cezalandırmayacağı sinyalini verecekler.” HABER MERKEZİ