Şengal halkı ile Bağdat hükümeti arasında müzakerelerde anlaşmaya doğru gidiliyor. Şengal heyetinde yer alan Kendal Çiya ile konuştuk
- Êzîdî heyetinde Seid Mendo, Seid Betuş, Read İsmail, Samya Şengali, Xeyri Eli İbrahim, Viyan Hebabi, Kendal Çiya ve Hisen Hecî ve Arif Şengali yer alıyor. Irak heyetinde ise Genelkurmay Başkanı Ebdulemir Reşid Yarellah, Liwa Feysel, Cebbar Naimi ve Irak Başbakanı Ali Zeydi yer alıyor.
- Kendal Çiya: "Askeri güçlerin entegrasyonu için bir anlaşmaya varıldı. Önemli sayıda YBŞ ve YJŞ üyeleri, Êzîdxan Asayişi, Irak güvenlik güçlerine entegre olacak. YBŞ güçlerinin iradesi, Özerk Yönetim kurumlarının, Irak kurumlarına entegre olması için ilkesel düzeyde bir anlaşmaya varıldı."
- Kendal Çiya: "Êzîdî toplumu tarihte ilk kez devletle entegre oluyor. Kurumları var, örgütü var. Tarihte ilk kez meşru haklarını talep ediyorlar. Örgütlülük olmadan hiçbir şey garantilenemez; bu anlaşmalar da olamaz. Önümüzde zorlu bir siyasal ve hukuksal mücadele bizi bekliyor."
GÜLCAN DERELİ
Irak'ta Êzîdî halkı ile Bağdat arasındaki görüşmelerde yeni bir döneme giriliyor. Bağdat'la görüşmeler geçtiğimiz şubat ayında hızlandı. Türkiye'deki süreçle birlikte ivme kazanan görüşmelerde tarihi bir anlaşmaya varılmak üzere. Şengal Êzîdî Heyeti'nden yer alan Diplomasi Üyesi Kendal Çiya'yla Bağdat ile yapılan görüşmelerin arka planını ve gelinen son aşamayı konuştuk. Çok yakın bir süreçte tarihi anlaşmanın açıklanması bekleniyor. Böylece Êzîdîlerin tarihinde yeni bir kapı açılacak.
Süreç hızlandı
Geçtiğimiz şubat ayından bu yana birçok görüşme yaptıklarını söyleyen Kendal Çiya, "Irak güvenlik güçleri ve Şengal güvenlik komitesi tarafından o zaman da bir belge hazırlanmıştı. Savaşın durumundan ve o zaman hükümet değişimi olduğu için Başbakan tarafından imzalanmadı ve süreç uzadı. İkinci kez girişimler oldu. 11 Eylül'de Irak Cumhurbaşkanı’yla bir görüşme gerçekleşti. Êzîdî Toplumu Komitesi, YBŞ Komutanlık Temsilcileri, Halk Meclisi ve Êzîdî Davası Anlaşması (TEHALİF) bu görüşmede yer aldı" dedi.
Tüm talepler masada
Êzîdî Toplum Heyeti'nde (Şandaya Civaka Êzîdî) adına YBŞ/YJŞ Komutanlığı, Şengal Halk Meclisi, Êzîdî Davası Anlaşması (Hevpeymanıya Doza Êzîdîyan) temsilcileri yer aldı. Seid Mendo, Seid Betuş, Read İsmail, Samya Şengali, , Arif Şengali, Xeyri Eli İbrahim yer alırken Diplomasi Heyeti'nde ise YBŞ Komutanı Viyan Hebabi, siyasetçi Kendal Çiya ve Hisen Hecî yer aldı. Irak heyetinde ise Genelkurmay Başkanı Ebdulemir Reşid Yarellah, Liva Feysel, Cebbar Naimi, Ulusal Güvenlik Müsteşarı Hemid Şetiri ve Irak Başbakanı Ali Zeydi yer aldı.
Birçok konuda müzakere yürütülürken öne çıkan başlıklar arasında Êzîdîlerin iradesi, Şengal'in idaresi, askeri güçlerin konumları, Şengal'in inşası, fermandan dolayı göç etmek zorunda kalan Êzîdîlerin geri dönüşü, toplu mezarlar gibi başlıklar yer aldı...
Kısmen bir anlaşma var
Savunma güçleri konusunda anlaşmaya varıldı mı? Savunma güçlerinin nasıl bir pozisyonu olacak? YBŞ ve YJŞ’nin durumu ne olacak? Ne kadarlık bir güç anlaşma içerisinde yer alıyor? Şengal’de asayiş konusunda durum ne olacak? Êzîdîlerin asayiş gücü resmi kapsama alınıyor mu? Ne kadarlık bir asayiş gücünden bahsediliyor? Tüm bu soruları yanıtlayan Kendal Çiya, şu bilgileri bizimle paylaşıyor: "Askeri güçlerin entegrasyonu için bir anlaşmaya varıldı. YBŞ ve YJŞ üyeleri, Êzîdxan Asayişi, Irak güvenlik güçlerine entegre olacak. Bunların ordu içerisinde, Heşdi Şabi ve polisler arasında düzenlemeleri olacak. İlk adımda önemli sayıda karar verilen bir rakam var. Bunların arasında belli sayıda Êzîdî polis gücünde, belli sayıda Êzîdî de Heşdi Şabi'de çalışmalarına başlayacak. Diğerleri de bir sonraki adımlarda resmileşecek. Şimdiye kadar Şengal'de güvenlikte ciddi bir sorun çıkmıyordu fakat birçok taraf vardı. Heşdi Şabi vardı, peşmergeler vardı, YBŞ vardı, ordu vardı, polis gücü vardı, herkes vardı. Bu güçler siyasi sebeplerden dolayı vardı."
Süreç olumlu ilerliyor
Entegrasyondan sonra güvenlik konusunun daha iyi olacağa inandıklarını kaydeden Kendal Çiya, şöyle devam etti: "Çünkü şimdiye kadar birçok taraf hem Heşdi Şabi'yi hem de bizim güçlerimizi yasal olmayan bir güç olarak gösteriyordu. Bunun sebebi de halk geri dönmesin diyeydi. Şengal'in inşası, bütün dosyaları bu duruma bağlıyorlardı. Bu süreç sağlıklı bir şekilde yürütülüp sonuca giderse Êzîdîlerin güvenlik durumu, Şengal'in coğrafyası daha iyi olacaktır. Fermandan günümüze 12 yıl geçti. 2017'ye kadar Şengal'de peşmerge güçleri ve YBŞ vardı. Ondan sonra merkezi hükümet ve Heşdi Şabi geldi. Şengal'in güvenlik dosyası Savunma Bakanlığı ve ordunun elindeydi. Bu süreçten sonra değişecek. Bu dosyalar İçişleri Bakanlığı ve polislere teslim edilecek. İç güvenliği onlar yapacak. Sınır ve dış savunması da ordu ve Heşdi Şabi'nin elinde olacak."
Bölgesel yönetim olmalı
Êzîdî halkının bölgesel yönetim olma taleplerine dikkat çeken Kendal Çiya, "Yerel yönetim üzerinde de tartışmalar var. Örgüt olarak bir projemiz vardı. Biz Êzîdîlerin özerk bir yönetimi olmalı diyorduk, çünkü soykırımdan geçirildik. Şimdi de Êzîdî toplumunun hemen hemen yüzde yetmiş beşinin bölgesel yönetim talepleri var. Irak Anayasası'na göre de uygundur. Basra'da ve Güney Kürdistan'da da örnekleri var. Böyle bir proje var. Biz de, Êzîdî toplumunun yüzde yetmiş beşi de bu projeyi kabul ediyoruz. Proje budur: Bölgesel yönetimin doğrudan Bağdat'a bağlı olması. Êzîdî toplumunun isteklerine cevap olabilmelidir" dedi.
Taleplerimizde ısrarcıyız
Yürütme konusunda tam bir anlaşma olmadığını ancak taleplerinde ısrarcı olduklarını vurgu yapan Kendal Çiya, "Önemli bir projedir. İlk olarak var olan yönetim durumunun düzeltilmesine ihtiyaç olacak: kaymakamlık ve aktif olmayan müdüriyetlerin aktifleşmesi. Bunlar ilk adımlardır. İkinci adım olarak da önemli bir konu, Êzîdî toplumunun mücadelesi devam edecektir. Bu, kısa sürede gelişmeyebilir" vurgusu yaptı.
Zeydi'nin yaklaşımı olumlu
Irak Başbakanı Ali Zeydi ve Bağdat’ın yaklaşımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kendal Çiya, şöyle devam etti: "Irak şimdiye kadar bu projeye karşı değil. Irak Başbakanı'nın herhangi bir partisinin olmamasından ve Şii bir gruba mensup olmamasından dolayı Başbakan Ali Zeydi'nin yaklaşımları da Êzîdî toplumu için iyidir. Ama merkezi hükümet genelde biraz değişkendir. Hükümet birkaç güç arasında paylaşılıyor. Bazı kesimlerin Êzîdîler için yaklaşımları tamamen iyi değil. Bazıları da ellerinden gelse Êzîdî toplumuna hiçbir hak verilmesini istemezler. Bazıları da Şengal'in boşaltılmasını istiyor ki Şengal onlara kalsın. Fakat Başbakan ve bazı hükümet yetkilileri, çok olumlu yaklaşıyorlar."
KDP nasıl yaklaşıyor?
KDP’nin Bağdat’taki görüşmelere yaklaşımı nasıl? Kolaylaştırıcı rol oynuyor mu? YNK’nin tutumu nasıl? Bu üç soruya Kendal Çiya, şöyle cevap verdi: "KDP'nin bu görüşmelerimize yaklaşımı iyi değil. Onların Şengal ve Êzîdî toplumu üzerindeki programları çok farklı. Bu sürece karşılar. YNK'nin şimdiye kadar karşıt bir durumu yok ama açık bir şekilde de, 'Biz bu süreci destekliyoruz' demediler. Arada kalma yaklaşımları var diyebiliriz."
Êzîdîler için tarihte bir ilk
Şengal’de Êzîdîlerin yerel iradesi ve statüsü hakkında çaba içerisinde olduklarına dikkat çeken Kendal Çiya, "Bundan sonra da Êzîdî toplumunun önünde zorlu bir süreç var. Êzîdî toplumu tarihte ilk kez devletle entegre oluyor. Kurumları var, örgütü var. Tarihte ilk kez meşru haklarını talep ediyorlar. Bunun için her ne kadar merkezi hükümet, başbakan şahsında, Êzîdî toplumuna sıcak bir yaklaşım sergiliyor ve Êzîdî toplumunun sorunlarının çözümünü istiyorsa da, Êzîdî toplumu bilsin ki mücadelesiz hiçbir şey kazanılmıyor. Örgütlülük olmadan hiçbir şey garantilenemez; bu anlaşmalar da olamaz. Mücadelesiz ne bir hak kazanılır ne de garantilenir. Önümüzde zorlu bir siyasal ve hukuksal mücadele bizi bekliyor" dedi.
Halk umutlu
Talepler konusunda ciddi ilerlemeler yaşandığını ve Êzîdî halkının umutlu olduğunu belirten Kendal Çiya, "Êzîdîlerin bu görüşmelerden, bu ittifaklardan umutları çok fazladır. Komitemiz bu dosyalar üzerinde duracaktır. Êzîdîler, bütün Şengal dosyalarında; göçmenlerin geri dönüşü, Şengal'in inşası, evi yıkılan kişilerin dosyaları, yerel yönetimlerin oluşumu, en önemlisi de güvenlik dosyaları ve onların savunmaları konusunda bir garanti olacak mı, olmayacak mı hem merak ediyorlar hem de inanıyorlar ki biz onların gerçek yöneticileriyiz. Onların bizden istekleri vardır. Biz de buna göre hassasiyetle adımlarımızı atıyoruz. Her zaman devlet yetkililerine bu toplumun hassasiyetlerini anlatıyoruz, göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyoruz. Êzîdî toplumunu rencide edecek herhangi bir adımın atılmaması gerektiğini, atılacak her adımın hassasiyetle, dikkatle atılması gerektiğini söylüyoruz. Bu çerçevede bizim de gördüğümüz kadarıyla devlet de ciddiyet ve hassasiyetle yaklaşıyor. Bundan sonra da bu ciddiyetle yaklaşacağına inanıyoruz" vurgusu yaptı.
Esirler için adım bekliyoruz
Şengal'de en büyük yaralardan biri de kayıplar, esir alınan kadın ve çocukların akıbeti. Bu konuyla ilgili ciddi bir tartışma yürütüldüğünü söyleyen Kendal Çiya, şöyle dedi: "Kaybolan ve kaçırılanların dosyası üzerinde tartışmalar oldu. Devlet yetkilileri de açıkça bunun üzerinde ciddiyetle duracaklarını söylediler. Onlarla şöyle konuştuk: 'Üzerinde nasıl duracaksınız? Şimdiye kadar ne yaptınız? Birçok söz verildi, sadece söylemde kaldı. Hiçbirini yerine getirmediniz. Êzîdî toplumunun esirleri, özellikle kadınlar, Suudi Arabistan'dan tutalım Ürdün'e kadar, Suriye'den tutalım Türkiye'ye kadar her tarafa kaçırılmışlar. Bunlar için şimdiye kadar herhangi pratik bir adım atmadınız. Bu ülkelerle ortak komitelerin oluşması gerekiyor. Bu konular üzerinde, özellikle esir ve kayıplar için, ciddi bir çalışma yürütülmesi gerekiyor.' Onların cevabı şöyle oldu: 'Ne gerekiyorsa beraber yapacağız.' Fakat bu henüz söylemdedir. Kuşkusuz bu oluşan komiteye uluslararası bir destek gerekiyor, özellikle de bu İslami devletlerin, Êzîdî esirlerin olduğu devletlerin desteği gerekiyor."
İlkesel düzeyde anlaşma
Peki bundan sonra Şengal’i ve Êzîdîleri nasıl bir dönem bekliyor? Heyetin bir tartışma yürüttüğünü belirten ve entegrasyon sürecinde mutabakata varıldığını vurgulayan Kendal Çiya, şu bilgileri paylaştı: "YBŞ güçlerinin iradesi ve hazırlığı, Özerk Yönetim kurumlarının, Irak kurumlarına entegre olması için bir irade ortaya konuldu, ilkesel düzeyde bir anlaşmaya varıldı. Ondan sonra birçok görüşme oldu. Şimdiye kadar birçok çelişki olsa da her iki taraf arasında bir anlaşma zemini oluştu."
Çeviride yardımcı olan gazeteci arkadaşımız Newroz Demhat'a teşekkür ederiz.