Gemlik’e yürümek

Sezai TEMELLİ yazdı —

15 Haziran 2022 Çarşamba - 09:30

  • Gemlik yürüyüşü çözümde ısrar edenlerin, başka bir siyaset mümkün diyenlerin büyük buluşmasıdır. Düzenin bekçilerinin bu denli saldırıya geçmesi aslında bu yürüyüşün ne denli güçlü bir iradeyi ortaya koyduğunu gösteriyor. Yıkılmakta olan köhne düzen son dermanını da demokratik cumhuriyet mücadelesi verenlere saldırarak tüketiyor.

12 Haziran’da gerçekleştirilen Tecride Karşı Gemlik Yürüyüşü birçok yönüyle önemli bir eylemdi. Her şeyden önce tecride karşı verilen uzun soluklu ve kararlı bir mücadelenin yeni ve önemli bir aşaması olması açısından bu eylemin tüm yönleriyle değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu eylem büyük bir yürüyüşün ilk günü, ilk adımıydı. Türkiye siyasetine, geç kalmakla beraber doğru ve anlamlı bir müdahaleydi. Birçok siyasi yapının HDP ile birlikte tecride karşı ortaya koymuş olduğu kararlı mücadele bugün siyasetin Gordion düğümünü çözmeye yönelik belki de en önemli hamleydi. 

Siyasetin kilitlenmiş halinin, bu içinden çıkılamaz düğümün başlıca nedeni kuşkusuz Kürt meselesi. Meselenin nasıl çözüleceğine dair İmralı dışında ‘siyaset’in çözüm üretemez hali belki de bu kilitlenmenin en temel nedeni. Kadıköy’de olmayan, gelemeyen siyaset adeta meselenin çözümsüzlüğünde konsolide olarak Kadıköy’de yükselen sesi her türlü şiddetle susturmaya, boğmaya çalışıyor. Meselenin çözümsüz kalması Kürt düşmanlığında ve savaşta ısrar etmektir. Savaşın süreklileşmiş hali bugün yaşadığımız tüm sorunlarda en belirleyici etmen olmasına rağmen savaşa karşı bir siyasetin yükselememesinin nedeni de aslında bu çözümsüzlük halidir. Bu döngünün içinden çıkamama durumu toplum için artık taşınabilir, katlanılabilir bir hal olmaktan çıkmıştır. Çünkü bu döngü çok boyutlu derin bir kriz döngüsüdür. 

Bugün bu çok boyutlu derin kriz ikliminin nasıl bir çöküş süreci yarattığını artık herkes çok iyi biliyor. Ekonomik kriz başta olmak üzere yaşamın neredeyse tüm alanlarının krize sürüklenmiş olması bir yanıyla çöküşün nedeni olurken, diğer taraftan büyük bir dönüşümün de arifesine işaret etmektedir. Sorun bu dönüşümün nasıl gerçekleşeceği konusunda toplumu ikna edebilecek bir siyasetin hala ortaya çıkamamış olmasıdır. 

Kürt meselesinde demokratik çözüm adına Öcalan Tezlerini bir türlü görmek istemeyen iktidar ve kontrollü muhalefet köhne düzenin yeniden üretilmesi adına örtülü bir ittifak sergilemeye devam ediyor. Rejimin bir türlü oturamayan düzeni hala sistemini aramaya devam ediyor. Türk tipi başkanlık sistemi diye uyduruk Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine olan sürükleniş aslında çözümsüzlüğün bir sonucuydu. Şimdi kontrollü muhalefet de aynı çözümsüzlük içinde güçlendirilmiş parlamenter sistem ile rejimin gününü kurtarma peşinde…

Yüzyılı aşkın süredir Kürt meselesi başta olmak üzere hiçbir yapısal sorununu çözemeyen, geçiştiren bu rejim kendisini korumak adına darbeler de dahil her türlü yöntemi denedi. Cumhuriyeti demokratikleştirmek isteyerek yola çıkanların demokrasi arayışları da her seferinde rejimin ittihatçı zihniyetinde boğuldu. Ulaşabildikleri en uç noktanın kusurlu demokrasi olduğunu hala anlayabilmiş değiller. Demokrasiyi savunurken en temel insan hakları ve hukuk anlayışından ne denli uzağa düştüklerini tecride karşı almış oldukları tutum aslında durumu fazlasıyla teşhir etmektedir. Kadıköy eylemine karşı kontrollü muhalefetin ortaya koyduğu tavır aslında iktidar ve kontrollü muhalefetin bu konudaki farksızlığını ortaya koymaktadır. İki ittifakın Kürt meselesi söz konusu olduğunda aynı yolun yolcuları olduğu görülmektedir.

Oysa bir çözüm var ve başka bir siyaset mümkün. Gemlik yürüyüşü çözümde ısrar edenlerin, başka bir siyaset mümkün diyenlerin büyük buluşmasıdır. Düzenin bekçilerinin bu denli saldırıya geçmesi aslında bu yürüyüşün ne denli güçlü bir iradeyi ortaya koyduğunu gösteriyor. Yıkılmakta olan köhne düzen son dermanını da demokratik cumhuriyet mücadelesi verenlere saldırarak tüketiyor. Nafile bir çaba içinde debelenen iktidar ve onun güdümünde olanlara en güçlü yanıt sokaklarda verildi, verilmeye devam edecek. Tecride karşı mücadele siyasetin özgürleşmesi adına en önemli hamledir. Kürt meselesinde çözüm olmadan hiçbir meselemizi çözemeyecek hale gelmişsek o zaman bu meseleyi çözmekle, bu meseleyi çözecek olanla başlamamız gerekiyor…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.