Halkın gündemi

Forum Haberleri —

8 Şubat 2021 Pazartesi - 23:00

  • AKP-MHP iktidarı çok teşhir olduğundan, çok zayıfladığından, iktidarını sürdürmede zorlandığından ‘yeni anayasa’ gibi özel savaş yöntemlerine başvuruyor. O zaman onun gündemini bir tarafa bırakıp halkın gündemi olan bu iktidarın düşürülmesi konusunda yoğunlaşılması gerekir.

DR. HAYRİ HAZARGÖL

AKP-MHP ittifakı ilk önce referandumdan söz etti; şimdi de sivil anayasa yapıp 1982’de 12 Eylül rejiminin yaptığı anayasanın değiştirilmesini öneriyorlar. AKP iktidarı döneminde defalarca anayasa değişikliği yapıldı. Öte yandan defalarca böyle yamamayla olmaz, yeni bir anayasa yapılsın denilmesine rağmen buna yanaşılmadı. Şimdi niye böyle bir gündem yaratıldı anlamış değiliz. Bilmeyen de demokratik bir iktidar var, demokratik anayasa yapmak istiyorlar sanacak. Halbuki T.C tarihinin en baskıcı, en antidemokratik iktidarı mevcut iktidardır. O zaman akla iki olasılık geliyor; ya gündem saptırma, toplumu bu gündemle oyalamak ya da şimdiye kadar yaptıkları faşist uygulamaları anayasal bir kılıfa koymak.

Bu iktidar 7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana mevcut anayasayı dahi uygulamamıştır. Bu iktidar, bir otoriter sistem öngören bu anayasayı bile kendisini bağlı görmemiştir. Bizzat Tayyip Erdoğan askere ve polise kendinizi mevcut mevzuata balı görmeyin, mevzuata takılmayın, ne gerekiyorsa yapın, demiştir. Böylece 5-6 yıldır anayasayı takmayan bir iktidar bulunmaktadır. Herhalde şimdiye kadar yaptıklarını meşrulaştıracak ve normalleştirecek bir anayasa öngörüyorlar. Çünkü bu iktidardan ne sivil ne demokratik bir anayasa yapması beklenebilir. HDP’yi, hatta kendine muhalif olan herkesi terörist gören bir iktidar tabi ki demokratik anayasa yapamaz. Olsa olsa tüm demokratik kesimleri ve bu yönlü mücadeleyi terörist kalıba sokacak bir anayasa yaparlar. Ali Babacan, siz mevcut anayasaya bile uymuyorsunuz; bunun da gerisine düşmüşsünüz, ilk önce bu anayasaya uyun, demiş. Gerçek de bu. Bu anayasa AİHM kararları kanun hükmündedir, uyulması gerekir, derken; bu kararlar bizi bağlamaz diyenlerin yeni anayasa söylemini kimse ciddiye almaz; ya da onların anayasa önerilerine kimse katılmaz. Herhalde düşündükleri anayasada AİHM’i de by pass edecekler.

AKP ile MHP’nin uzlaşacağı bir anayasa 12 Eylül anayasasından da geri bir anayasa olur. Belki de ölümü gösterip sıtmaya razı etme gibi mevcut anayasayı herkese kabul ettirmek istiyorlar. Ya da daha milliyetçi, şoven, Türkçü ve daha fazla dini istismar eden bir anayasayı dayatacaklar. Kabul etmeyenler ise hain ve dinsiz ilan edilecek. Zaten onlar için şimdiden AKP-MHP dışındakiler dış güçlere ve teröristlere hizmet eden hainlerdir ve dini değerleri çiğneyenlerdir. Böyle diyenlerin herkesin üzerinde uzlaşacağı  demokratik bir anayasa yapması düşünülemez. Uzlaşmanın değil, parmak çoğunluğunun yaptığı yeni bir zapturapt anayasası olur.

Demokratik anayasalar dayatma ile yapılmaz. Türkiye söz konusu olduğunda Kürtlerin ve Alevilerin taleplerini dikkate almayan bir anayasa Türkiye anayasası olamaz. Anayasalar yapıldıkları her dönem temel sorunları çözme iddiası taşırlar.  AKP-MHP iktidarı ise karakteri gereği ne Kürtlerin ne Alevilerin sorununu çözebilir. Artık bir anayasa kadın sorunlarını da çözmek zorundadır. Eşitlik kadının fıtratında yoktur, diyen bir iktidar tabi ki 21. yüzyılda kendini dayatan bu sorunu çözemez. Türkiye'de yeni bir anayasa Kürtlerin, Alevilerin, kadınların ve emekçilerin sorunlarını çözebilirse yeni ve demokratik olabilir.

12 Eylül aslında MHP ve AKP zihniyetinin vekaleten iktidarı olmuştur. 12 Eylül Türk-İslam sentezi yaratmak istiyordu. Bu nedenle Türkeş biz hapiste, fikrimiz iktidardadır, demişti. 12 Eylül zaten dini devlet içine sokmayı hedefliyordu. Birçok siyasal İslamcı kesime bu darbe döneminde sivil ve asker bürokrasi içinde yer verilmiştir. Mevcut AKP iktidarının temelleri 12 Eylül’de atılmıştır. ABD Ortadoğu’da kendine işbirlikçilik yapacak siyasal İslam’i kesimleri iktidar yapmayı hedeflemiştir. Fethullah hem ABD’den hem de 12 Eylül’den destek bulmuştur. AKP’nin iktidar olmasının yolu da böyle döşenmiştir. ABD Fethullahçıların etkisizleştirildiği Türkiye'de AKP yoluyla işbirlikçi İslam’ı kullanmak istiyor. AKP de bu role yatmış durumadır. Şu anda bazı pürüzler olsa da AKP size en iyi işbirlikçiliği ben yaparım, demiştir. Vekaleten 12 Eylül anayasası yapılmıştı; şimdi asılları bir anayasa yapmak istiyor. 12 Eylül cuntacıları biz anayasa yaptık, sivil iktidara bıraktık demek için bazı evrensel ilkeleri anayasaya monte etmişlerdi. Asılları ise dört dörtlük bir 12 Eylül anayasası yapmak istiyorlar. Çünkü bu iktidardan başka türlüsü beklenemez.

Aslında böyle bir anayasa yapmaları da kolay değildir. Esas olarak gündem saptırma ve oyalama olarak görmek daha doğru olur. Reform söylemi altında baskıları örtmek istedikleri gibi, anayasa gündemi ile de hem baskıları örtmek hem de toplumu ve dünyayı oyalayarak zaman kazanmak istiyorlar. Herhalde daha yapacakları bazı şeyler olmalı ki, böyle bir aldatma ve oyalama yöntemine başvuruyorlar. Anlaşılacak bir anlatımla cambaza bak cambaza, diyerek işlerini yürütmeyi düşünüyorlar AKP-MHP iktidarından yeni ve demokratik bir anayasa beklemek katırdan doğum beklemek kadar eşyanın tabiatına aykırıdır.

AKP-MHP’nin anayasadan söz etmesi, hatta herkesi katacağız demesi insanların aklıyla alay etmektir. Millet İttifakına zillet ittifakı diyen, muhalefet için ağzına gelen her şeyi söyleyen, HDP’ye yapılmadık bırakmayan, kadınlara, gençlere ve emekçilere her türlü hakareti ve saygısızlığı yapan bir iktidarın herkesin düşüncesini dikkate alması düşünülemez. Zaten Kürt kimliğinin tanıması, Alevi inancının tanınması da bölücülük olarak görülüyor. Bu açıdan yeni ve demokratik anayasa ancak ve ancak AKP-MHP ittifakı iktidardan düşürülürse imkan dahiline girebilir. Bu açıdan bu iktidarın oyalama ve aldatmalarına takılmak yerine bu iktidar nasıl düşürülür bunun üzerinde yoğunlaşılırsa daha gerçekçi olunur. O zaman halkın ve Türkiye'nin gerçek gündemine girilmiş olur.

Aslında AKP-MHP iktidarı çok teşhir olduğundan, çok zayıfladığından, iktidarını sürdürmede zorlandığından böyle özel savaş yöntemlerine başvuruyor. O zaman onun gündemini bir tarafa bırakıp halkın gündemi olan bu iktidarın düşürülmesi konusunda yoğunlaşılması gerekir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.