Hamle ve ulusal birlik çağrısı

Ferda ÇETİN yazdı —

17 Eylül 2020 Perşembe - 11:14

  • KCK’nin Kürdistan’da, Avrupa’da ve Kürtlerin yaşadığı tüm alanlarda “Tecride, Faşizme ve İşgale Son, Zaman Özgürlüğü Gerçekleştirme Zamanıdır” ismiyle başlattığı hamle, eylem ve etkinlik çağrısı olmaktan öte; Türk devletinin, Kürt halkına yönelik saldırılarına karşı topyekün mücadele çağrısıdır.

 

Nitekim YNK, Goran, Partiya Zahmetkêşan-Başur, PÎK(Partiya İslamiya Kurdistan), KKP(Partiya Kominista Kurdistan), Yakitiya Şoreşgeri Kurdistan, Tevgera Kawa, Partiya ŞÛÎ Kurdistana Başûr, PYD, PJAK, PADE(Partiya Azadî û Demokrasiyê ya Êzîdîyan), KODAR(Civaka Demokratik û Azada Rojhelatê Kurdistan), El Parti(Partiya Demokrata Kurd li Suriyê), Partiya Kesk a Kurdistanî li Sûriyê, PDKS(Partiya Demokrat â Kurd li Sûriyê), Yakyati Şoreşgêrî Kurdistan), KCDK-E, TJK-E ve onlarca Kürt kurumu bu çağrıya ortak bir açıklama ile yanıt vererek, topyekün mücadele sürecine katılacaklarını belirtmişlerdir.

Kürt parti ve kurumlarının açıklaması, ortak mücadele çağrısı olmakla birlikte sömürgeciliğe, faşizme ve Türk devletinin, Kürt halkına yönelik saldırılarına karşı ulusal birlik çağrısıdır aynı zamanda. Elbette bu yönü daha öncelikli ve daha önemlidir.

Daha önemlidir, çünkü bölgede egemenliklerini tesis etmek isteyen uluslararası güçler PKK, KDP, Goran partilerinin de içinde olduğu geniş bir Kürt ittifakı istememekte; bunun yerine “iyi Kürt”, “kötü Kürt” ayrıştırması temelinde bir politika gütmektedir. Toplum nezdinde, mücadele sahasında ve uluslararası alanda hiçbir gücü ve etkisi olmadığı; DAİŞ ile savaşta en küçük bir mücadelesi olmadığı halde, Kürtlerin çok önemli ve etkili bir partisi gibi desteklenen ve sahaya sürülen ENKS bu politikanın ifadesidir.

ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın güya geliştirmek istediği “Kürtler arası birlik”, Kuzey Kürdistan mücadelesinin ve örgütlülüğünün dağıtıldığı, PKK’nin tasfiye edildiği sahte bir birliktir. Kürt halkının ezici bir çoğunluğu bu sahte birliğe itibar etmemekte, PKK, KDP, YNK, Goran ve diğer Kürt partilerinin tümünün içinde yer aldığı gerçek birliği istemektedir. Nitekim bu sahte birlikten heyecan duyan, bu sahte girişimi canı gönülden destekleyenlerin düşkünler sınıfı ve mezbele takımı olması tesadüf değildir. Dolayısıyla bu şebekenin istediği ve heyecan duyduğu şey ulusal birlik değil, Kürt özgürlük mücadele dinamiklerinin dağıtıldığı, PKK’nin tasfiye edildiği planın gerçekleşmesidir.

Yapılan ortak açıklama, uluslararası güçlerin, Rojava’daki kazanımları araçsallaştırarak, “Kürtler arası birlik” aldatmacası altında, Kürt özgürlük hareketini tasfiye planına verilmiş bir yanıttır. Bu politika Türk devletinin de istediği ve yararlandığı bir stratejidir aynı zamanda. KDP’nin de ikna edilerek ortağı haline getirildiği “iyi Kürt”, “kötü Kürt” ayrıştırması, Kürtlerin gerçek birliğinin önündeki en büyük engeldir. Ortak açıklama bu engeli kaldırma yönündeki kararlılığın ifadesidir.

Türk devleti Rojava’yı işgal ettikten sonra Güney Kürdistan topraklarını da bir baştan bir başa işgal etmiştir. Bu işgal Güney Kürdistan yönetiminin işbirliği ve ortaklığı ile mümkün hale gelmiştir. Barzani liderliğinin Erdoğan hükümeti ile yaptığı antlaşmalar ve KDP yönetiminin işbirliği ile uygulamaya geçirilmiştir. Çünkü Güney Kürdistan yönetimi, Türkiye’nin Rojava’yı ve Güney Kürdistan’ı işgal etmesini, “Türkiye’nin Kürt halkı ile bir sorunu yoktur” diyerek normalleştirmektedir. Bu işgali, PKK ve Kürt gerillaların varlığı ile izah ederek işgali haklı ve yerinde bulmakta; bunlara karşı hiçbir tepki göstermemekte ve hiçbir tutum almamaktadır.

48 Kürt parti ve kurumunun yaptığı ortak açıklama, “Türkiye’nin Kürtlerle sorunu yoktur, PKK olmazsa Türkiye saldırmaz, Kürt savaşçılar Güney Kürdistan ve Şengal’den çıkarılmalıdır” argümanını kullanan KDP yönetimine yapılmış bir çağrıdır. “Kürt halkına karşı bütün gücünü seferber ederek işgal ve soykırım savaşı yürüten Türkiye ile işbirliğine son ver, kendi halkına ihanet etme” çağrısıdır aynı zamanda.

Bu çağrı, Şeladize’de, Ranya’da, Hewlêr’de, Duhok’ta, Süleymaniye’de Türk işgaline karşı meydanlara çıkan yurtsever Kürdistan halkı ile buluşma ve ortaklaşma çağrısıdır.

48 kurumun yaptığı ortak açıklama, Kürdistan’ın dört parçasında örgütlü olan, dört parçada da sömürgeciliğe ve faşizme karşı mücadele eden, nicel ve nitel olarak Kürdistan’ın en büyük hareketi olan PKK’yi tasfiye planları yapan güçlere verilmiş esaslı bir yanıttır. ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere’nin “iyi Kürt”, “kötü Kürt” bölücülüğüne karşı, “sizin sinsi hilelerinizi kabul etmeyeceğiz, bölünmeyeceğiz, hep birlikte iyi Kürt olacağız” yanıtıdır.

Açıklamayı yapan Kurdistanî parti ve kurum, yönetim erkinin paylaşılması, para ve gelir taksimi, egemenlik alanlarının paylaşımı üzerinden birlik sağlanamayacağını; Kürtler arası gerçek birliğin mücadele alanlarında ortaklaşarak mümkün hale geleceğini belirtmektedir.

Kürt parti ve kurumlarının “Tecride, Faşizme ve İşgale Son, Zaman Özgürlüğü Gerçekleştirme Zamanıdır” çağrısı, ulusal birliğin çerçevesini, kapsamını ve izleyeceği yolu da göstermektedir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.