• HDK bileşenleri SYKP ve ESP'yi hedef alan yeni bir saldırı düzenlendi. 11 ilde 42 eve baskın yapıldı, SYKP Eşbaşkanı Mertcan Titiz'in bulunduğu 39 kişi gözaltına alındı.
  • HDK, iktidara tepki göstererek, arka arkaya yürütülen saldırıların, siyasal ve toplumsal alanı baskı yoluyla daraltan yönetme siyasetinin geldiği noktayı gösterdiğini belirtti.
  • HDK, "Örgütlenme hakkının, demokratik siyasetin ve toplumsal muhalefetin kriminalize edilmesine karşı ortak mücadele ve dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz" dedi.

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre; MLKP, TKP/ML-TİKKO, DSİH-KALDIRAÇ ve MKP kapsamında 52 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı verilenlerin 8'inin yurt dışında, ikisinin ise cezaevinde olduğu anlaşıldı. İstanbul'da 25, Ankara, Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Amed, Elazığ, Mersin, Muğla ve Riha'da 17 olmak üzere toplam 42 eve baskın düzenlendi, 39 kişi gözaltına alındı. Daha önce Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nde (ESP) faaliyet yürütenler ile Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Mertcan Titiz de gözaltına alındı. Soruşturmanın, bir itirafçının beyanına dayandırılarak başlatıldığı öne sürüldü.

SYKP: Derhal bırakın

Gözaltılara tepki gösteren SYKP, şunları kaydetti: "Bugün sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonda, aralarında SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz’in de bulunduğu çok sayıda devrimci, sosyalist ve muhalif gözaltına alındı. Muhalifleri her gün şafak operasyonlarıyla susturmak isteyen iktidar bilsin ki baskılar bizi susturamaz! Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın!"

ESP: Tutunamayacaklar

Gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını isteyen ESP de yaptığı açıklamada, şunları ifade etti: "Aralarında dostlarımızın da olduğu onlarca kişi 'itirafçı' beyanları üzerine bugün birçok şehirde yapılan polis operasyonu sonucu gözaltına alındı. Halka reva görülen yoksulluğa, adaletsizliğe ve sömürü düzenine karşı sesini yükseltenler, şafak operasyonlarıyla, itirafçı beyanlarıyla ve uydurma gerekçelerle teslim alınmak isteniyor. Faşist baskı ve saldırılarla ezilenlerin eşitlik ve özgürlük mücadelesi sindirilmeye çalışılıyor. Kadınlara, LGBTİ+lara, sosyalistlere ve tüm toplumsal mücadele dinamiklerine dönük siyasi operasyon ve faşist saldırılarla iktidarını korumayı ve sürdürmeyi amaçlayan egemenler ezilenlerin birleşik direnişi ve mücadelesi karşısında tutunamayacak ve kaybedecek. Direniş kazanacak, özgürlük kazanacak."

DEM Parti, yine hatırlattı

DEM Parti ise yazılı açıklamasında, barış ve demokratik çözümün tartışıldığı bu dönemde siyasetçilerin, yazarların, gazetecilerin ve hak savunucularının sesinin kısılmasının kabul edilmez olduğunu vurgulayarak, iktidara bir kez daha şunları hatırlattı: "Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin bir yandan barıştan söz edip diğer yandan demokratik alanı daraltarak yürütülmesi toplum nezdinde inandırıcı ve güven verici olmaz. Barışın dili ile baskının pratiği yan yana duramaz.  86 milyon yurttaşımızın barış ve güven içinde yaşadığı bir Türkiye’ye giden yol daha fazla hukuktan, daha fazla demokrasiden ve daha fazla özgürlükten geçmektedir.”

HDK: Baskı aracına dönüştü

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ise tepkisini şu açıklamayla paylaştı: "Bileşenimiz Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz’in yanı sıra yine bileşenimiz Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nde (ESP) daha önce faaliyet yürütmüş kişilerin de bulunduğu onlarca kişi düzenlenen operasyonlarda gözaltına alındı. Daha birkaç gün önce LGBTİ+’lara yönelik polis baskınları, gözaltılar ve erişim engelleriyle karşı karşıyaydık. Bugün ise yeni ev baskınları ve gözaltılarla uyanıyoruz. Arka arkaya yürütülen bu operasyonlar, siyasal ve toplumsal alanı baskı yoluyla daraltan yönetme siyasetinin geldiği noktayı gösteriyor. İktidar; soruşturmaları, şafak baskınlarını, gözaltı ve tutuklamaları muhalefet üzerinde süreklileşen bir baskı aracına dönüştürüyor. Örgütlenme hakkının, demokratik siyasetin ve toplumsal muhalefetin kriminalize edilmesine karşı ortak mücadelemizi ve dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın.” İSTANBUL

***

Onlarca erişim engeli

"Ailem Güvende" adı altında insan hakları ve LGBTİ+ örgütleri ile çok sayıda hak savunucusuna yönelik düzenlenen soruşturmanın ardından sanal medya hesaplarına erişim engelleri gelmeye devam ediyor.

Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişim engeli getirilen hesapların bazıları şöyle: Evrensel Gazetesi, Amnesty Türkiye Af Örgütü, Barış Akademisyenleri, MLSA, Adalet İçin Hukukçular, Mor Dayanışma, Kaos GL Haber, Barbaros Altuğ, Kadın Savunması, UMUT-SEN, HAK İnisiyatifi, Travma Çalışmaları, Ali İsmail Korkmaz Vakfı, Özgür Genç Kadın, Mahallede LGBTİ, TİP LGBTİ+.

Kuzey baroları karşı çıktı

Semsûr, Agirî, Êlih, Çewlig, Dêrsim, Amed, Colemêrg, Îdir, Mêrdîn, Mûş, Sêrt, Riha, Şirnex ve Wan baroların tarafından yapılan ortak açıklamada, erişim engeli kararının kaygıyla karşılandığı belirtildi. 

İfade ve basın özgürlüğünün demokratik toplumun ve hukuk devletinin temel dayanaklarından olduğu belirtilen açıklamada, “Belirli bir içeriğin hukuka aykırılığı somut olarak ortaya konulmadan bir basın kuruluşunun, gazetecinin, hak örgütünün veya sivil toplum kuruluşunun hesabının bütünüyle erişime kapatılması, bu ilkeler bakımından ciddi hukuki sorunlar doğurmaktadır” denildi. 

Barış ve demokratikleşme

Açıklamada, sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin ve toplumla iletişim kurdukları kanalların engellenmesinin aynı zamanda demokratik toplumun temel unsurlarından olan örgütlenme özgürlüğünü de doğrudan etkilediği vurgulandı. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Çatışmalı dönemin sona erdirilmesi ve toplumsal barışın tesis edilmesi yönünde önemli bir süreçten geçilen bugünlerde, barış ile demokratikleşmenin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini özellikle vurgulamak isteriz. Barış; yalnızca silahların susması veya çatışmaların sona ermesi değildir. Kalıcı ve toplumsallaşmış bir barış; hukukun üstünlüğünün güçlendiği, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güvence altında olduğu, ifade ve basın özgürlüğünün genişlediği, sivil toplumun özgürce faaliyet gösterebildiği ve farklı düşüncelerin kamusal alanda korkusuzca tartışılabildiği demokratik bir düzeni gerekli kılar.

Toplumun sürece güveni

Barışın ve demokratik çözüm arayışlarının konuşulduğu bir dönemde özgürlük alanlarının daraltılması değil, genişletilmesi; demokratik toplum değerlerinin zayıflatılması değil, güçlendirilmesi gerekmektedir. Toplumun sürece duyacağı güven de ancak hukuk devletinin güçlendirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin etkin biçimde korunması ve demokratik standartların yükseltilmesiyle mümkün olacaktır. İfade özgürlüğünü sınırlandıran, basının faaliyet alanını daraltan ve sivil toplumun kamusal alandaki varlığını zayıflatan uygulamalar, ihtiyaç duyulan demokratikleşme iradesiyle bağdaşmamaktadır. Barışın demokratikleşmeyi, demokratikleşmenin de barışı güçlendirdiği bütünlüklü bir yaklaşım benimsenmelidir.

Erişim engeli kabul edilemez

Toplumun haber alma hakkını, ifade ve basın özgürlüğünü ve sivil toplumun demokratik kamusal alandaki varlığını sınırlayan bu nitelikteki erişim engeli kararlarını kabul edilemez buluyoruz. Söz konusu kararların ivedilikle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz.”

***

Polisi üzerlerine saldılar

İstanbul Adliyesi önünde "Ailem Güvende" adı altında yürütülen operasyonlara ve hak ihlallerine karşı bir araya gelen LGBTİ- ve kadınlar, polis saldırısına maruz kaldı.

LGBTİ+ dernekleri ve hak savunucularına yönelik operasyonlara tepki gösterenler, İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde bir araya geldi. Basın açıklaması öncesinde adliye binasının çevresini ablukaya alan devlet güçleri, ilk olarak alanda görev yapan gazetecileri zor kullanarak uzaklaştırmaya çalıştı. Gazetecilerin alandan çıkarılmasının ardından açıklama yapmak isteyen kitleye polis saldırısı gerçekleşti. Saldırı sırasında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, haber takibi yapan gazetecilerin gözaltına alınmasıyla sürdü. BirGün Muhabiri Sarya Toprak ve ARD German TV Muhabiri Sener Azak gözaltına alındı.

ÇHD İstanbul Şubesi, sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı: "Şube üyelerimiz Av. Tuğba Yılmaz ve Av. Berfin Karaşah’ın da dahil olduğu 80’e yakın gözaltı olduğu bilgisi verildi."