Helalleşme mi, hesaplaşma mı?

Forum Haberleri —

23 Mayıs 2022 Pazartesi - 07:55

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu

  • Bakalım ’helalleşme’ diyen Kılıçdaroğlu; Van’da 33 Kurşun katliamına ilişkin içinde özeleştiri bulunan samimi bir beyan da bulunacak mı yoksa genel-geçer, soyut ifadeler kullanıp pas mı geçecek?

OKTAY CANDEMİR

1930’da Melemen olaylarında İstiklal Mahkemesi Başkanı olarak verdiği idam kararlarından sonra 1 Kolordu Komutan Vekili olarak atandı.
1937 Dersim katliamında öncülük yapan komutanların başında geliyordu. Katliamın hemen ardından 14 Mart 1940 tarihinde 3. Ordu Komutanı olarak atandı.

1943’te 33 kurşun katliamını gerçekleştirdi. Bu katliamdan sonra askeri Şura Üyesi oldu.

1948 yılında çıkarıldığı mahkemede; “Emri ben verdim. Yaptıklarım suç ise tek suçlu benim” diyerek yaptığı katliamı savundu.

Müebbet hapis cezası 20 yıla indirildi. 11 Aralık 1951 yılında kaldığı cezaevinde 70 yaşında öldü.

33 Kurşun katliamı ve Mustafa Muğlalı o günlerde, siyasal İslamistlerle, Kemalistlerin iktidar kavgasında kullandığı beyzbol topudur ve bu durum bugün de böyledir.

Mustafa Muğlalı asla Kürt öldürdüğü için yargılanmamıştır. Zaten 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde Kürt öldürdüğü için yargılanan ya da ceza alan tek bir kişi yoktur. 

TSK, 28 Şubat post-modern darbesinin ardından Mustafa Muğlalının naşını Devlet Mezarlığına naklettirdi ve Genelkurmay bahçesindeki Ölmezler Yolu’na heykelini diktirdi. Katliamın işlendiği Özalp’ta bulunan tabur birliğine Muğlalı’nın ismi verildi. Tüm bunlar 28 Şubat MGK toplantısında alınan kararlarla hayata geçirilmiştir. Böylelikle Muğlalı’ya itibari iade edilmiş ayrıca siyasal İslamcılara Menemen kararlarının arkasında durduklarının mesajı verilmiştir.

Siyasal İslamcıların devlete tamamen egemen olmaya başladığı 2010 yılında ise Mustafa Muğlalı ismi kışladan indirildi. 

Türkiye, 20 yıldır; kurucu ideoloji olan Kemalist” hegemonya karşısında siyasal İslamcı bir hegemonyanın inşa edilmesi sürecine ve bu iki hegemonik düzen arasındaki gerilime sahne oluyor. Hele hele Cumhuriyetin 100. yılına gireceğimiz bu günlerde bu kavga artarak sürüyor. 2023 genel seçimlerinin 100. yıla denk gelmesi ise bu çatışmaya farklı bir boyut katıyor. “2023’te reklam arası sona erecek” diyen yeşil İslamcılarla, “Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır” diyen Kemalistler arasında ki kavgada 2023, final yılı olma özelliği taşıyor.

Tarihin bir cilvesidir ki; bu iki güç arasında geçecek seçimlerde düğümü 33 Kurşun ve Roboski katliamında katledilen Kürtler çözecek. 33 Kurşun katliamı ile Roboski katliamını yapanlar şimdi Kürtlerin oylarını alarak birbirine üstünlük kurmaya çalışıyor.

Ancak kıyasıya kavga eden iki tarafı birleştiren tek konunun Kürt karşıtlığı olduğunu biliyoruz. Efrin meselesinde, HDP’lilerin tutuklanmasında, Rojavaya savaş teskeresinde nasıl ortak hareket ettikleri ise bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.

2023 seçimleri 100 yıldır kıyasıya kavga eden Kemalistler ve AKP’li İslamcılar için ne kadar önemliyse Kürtler için de büyük önem taşıyor. Kürtler, muhtemelen bu kavganın payandası olmamak için oldukça temkinli hareket edecekler. Kürtlerin birçoğu seçimle gelecek iktidarın Kürt sorununu çözeceği konusunda iyimser değil. 20 yıl önce AKP’nin Kürt oyları için yaptığı hamleleri bugün de Millet ittifakının yaptığının gayet iyi farkındalar. 
Türkiye’de iç ve dış politikayı en iyi okuyan kesim Kürtler. Türkiye şehirlerinde kahvede, sokakta maç sonuçları konuşulurken, Kürt coğrafyasında her yerde güncel politika konuşuluyor, analiz ediliyor.

Kürtler, 2023 seçimlerinin iki ucu keskin bir bıçak olduğunu çok iyi biliyorlar ama AKP’nin artık gitmesi konusunda konusunda hemfikir. 33 Kurşun ve Roboski katliamını yapmış iki çizginin içinde bulunduğu kavgada fırsatçılık yapmak yerine barışı ve demokrasiyi hayata geçirmenin telaşıyla seçimlere hazırlanıyorlar.

CHP’nin Maltepe mitingiyle seçim startı resmen verildi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve tüm Belediye Başkanları 33 Kurşun katliamının gerçekleştiği 27 Mayıs’ta Van’a bir çıkarma yapacaklar. Tam da 27 Mayıs darbesinin yıldönümünde gerçekleşecek bu ziyaret büyük bir önem taşıyor. Bakalım ’Helalleşme’ diyen Kılıçdaroğlu; Van’da 33 Kurşun katliamına ilişkin içinde özeleştiri bulunan samimi bir beyan da bulunacak mı yoksa genel-geçer, soyut ifadeler kullanıp pas mı geçecek?

27 Mayıs Van gezisi CHP’nin Kürt meselesine yaklaşımının geldiği ya da gelmediği noktaya ilişkin iyi bir test olacak. 27 Mayıs döneminin CHP’sinin değişip değişmediğinin sorusunun cevabını belki de bu gezi sırasında alacağız.

Geçmişle yüzleşen bir CHP’mi yoksa statükonun renk değiştirerek devamından yana bir tavır mı koyacak Kılıçdaroğlu; hep birlikte göreceğiz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.