Hükümet iç barış için hızlanmalı

Gülistan Kılıç Koçyiğit
Kendisini demokrasiye kapatmış İran'da neler olduğunu açık ve net görüyoruz
- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, savaşın bütün Ortadoğu'yu kasıp kavurma riski karşısında Türkiye'nin gerçek anlamda iç barışını sağlaması için demokratik ve yasal adımları hızla atması gerektiğini söyledi.
Meseleyi demokrasi ve siyaset yolunda tutmanın yolunun, çözüm adımlarını hukuksal çerçeveye ve güvenceye oturtmaktan geçtiğini belirten DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "İktidar elini çabuk tutmalıdır. Süreç yasalarının hızlı bir şekilde Meclis'e getirilmesi ve yasalaşması gerekiyor. Silah bırakanların siyasal ve sosyal hayata katılımını sağlayacak yasayı yapmadan bu sürecin ilerlemesinin mümkün olmadığını da ifade etmemiz gerekiyor" dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, güncel gelişmelere ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Rêber Apo'nun geçen hafta paylaşılan mesajını hatırlatan Koçyiğit, "Mesaj; silahın değil, siyasetin; inkarın değil, demokratik uzlaşı ve müzakerenin; çatışmanın değil, birlikte yaşamanın esas alınması gerektiğini bir kez daha açık ve net bir şekilde ortaya koymuş oldu" dedi.
İran'da olanlar görülüyor
Dünya ve Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin bu çağrının önemini gösterdiğini belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları söyledi: "Yanı başımızda kendisini demokrasiye kapatmış İran'da neler olduğunu açık ve net görüyoruz. İran'a yönelik müdahalenin daha da büyümesi ve bölgesel çatışmanın daha da derinleşip yayılması riski ortadayken bir kez daha dönüp Sayın Öcalan'ın çağrısına kulak kabartması gerektiğinin altını çiziyoruz.
Sorumlulukla ele alınmalı
Sorunların savaş ve çatışma yerine diyalogla, demokratik müzakere ile çözülmesi konusunda Sayın Öcalan'ın yaptığı çağrı aslında bütün Ortadoğu'ya demokratik bir model önermesidir. Sadece bu modeli ortaya koymamış, bu modelin yaşam bulması için de gerekenleri, devlete, siyasete, Meclise, topluma düşen sorumluluğunda altını çizmiştir. O anlamıyla bu çağrının siyasal, hukuksal ve toplumsal bir sorumlulukla ele alınması gerektiğinin altını çizmek gerekiyor.
Zaman kaybedilmemeli
Bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için sözü eyleme geçirme vakti gelmiştir. Somut ve bağlayıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için bir dakika bile kaybedilmemesi gerekmektedir. Meseleyi güvenlikçi bir dil ve anlayış yerine siyasetin ve hukukun çözüm dili ile sürece hukuksal açıdan yaklaşmak gerekmektedir.
Demokrasi ve hukuk
Demokratik entegrasyon; Meclis'in devreye girmesini, siyasi partilerin daha fazla sorumluluk almasını ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir hukuk mimarisinin kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Barış yasaları, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması ve güvence altına alınması, bu sürecin temel ayaklarını oluşturmaktadır. Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye'nin temel sorunları güvenlikçi politikalar ile değil; demokratik siyaset ve hukuk temelinde çözülebilir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ikinci yılında bu tarihi fırsat iyi değerlendirilmeli, doğru ele alınmalıdır. Sorumluluk başta çatısı altında bulunduğumuz Meclis'e ve tüm siyaset kurumlarına düşmektedir.
Siyasette tutmanın yolu
Meseleyi demokrasi ve siyaset yolunda tutmanın yolu, çözüm adımlarını hukuksal çerçeveye ve güvenceye oturtmaktan geçiyor. İktidar elini çabuk tutmalıdır. Savaşın bütün Ortadoğu'yu kasıp kavurma riski karşısında Türkiye'nin gerçek anlamda iç barışını sağlaması için demokratik ve yasal adımları hızla atması gerekiyor. Süreç yasalarının hızlı bir şekilde Meclis'e getirilmesi ve yasalaşması gerekiyor. Silah bırakanların siyasal ve sosyal hayata katılımını sağlayacak yasayı yapmadan bu sürecin ilerlemesinin koşullarını sağlamaları mümkün olmadığını da ifade etmemiz gerekiyor."
İran'ın yaptıkları hafızalarda
İran rejiminin, bir idam rejimi olduğunu; muhalifleri, Kürtleri özgürlük için sokağa çıkanları idam sehpalarında sallandırdıklarını çok iyi bildiklerini belirten Gülistan kılıç Koçyiğit, "Jîna Emînî'ye yapılanlar hâlâ hafızalarımızda. Sokağa çıkan binlerce insanın nasıl katledildiğini de biliyoruz" dedi. ANKARA











