Hürmüz için kırılgan ateşkes

Dünya Haberleri —

Ateşkes/foto:AFP

Ateşkes/foto:AFP

  • ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişine açılması şartıyla iki haftalık ateşkeste uzlaştı. İran’ın zenginleştirilmiş uranyum üretimi ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolünde geri atmaması anlaşmanın çok kırılgan olduğunu gösteriyor.

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkes imzaladı. ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in öncülüğünde, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuç verdiğini açıkladı.

İran'daki “askeri hedeflerini zaten gerçekleştirdiğini” savunan ve Tahran’la "uzun vadeli" bir barış konusunda anlaşmaya yakın olduklarını belirten Trump, "İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz" dedi. NYT'nin haberine göre, son dakikada devreye giren Çin'in girişimleri de İran'ın teklife olumlu yanıt vermesinde rol oynadı.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, müzakerelerin 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacağını ve tarafların uzlaşması iki haftalık ateşkes süresinin uzatılabileceğini ifade etti. Sahadaki kazanımların siyasi sonuçlara dönüşmesi halinde bunun “tarihi bir zafer” olarak kutlanacağı ifade etti. İran’ın ABD’ye sunduğu 10 maddelik teklifte şunlar yer alıyor:

*ABD’nin ilkesel olarak saldırmazlık garantisi vermesi

*Hürmüz Boğazı’ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması

*Uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesi

*İran’a tüm yaptırımların kaldırılması

*İran’a yönelik birincil yaptırımların kaldırılması

*BM Güvenlik Konseyi kararlarının sona erdirilmesi

*Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararlarının sona erdirilmesi

*İran’a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi ve dondurulmuş tüm İran varlıklarının serbest bırakılması

*ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi

*Lübnan dahil tüm cephelerde müttefik gruplara karşı savaşın sona ermesi.

ABD istediğini aldı mı?

Washington iki hafta önce savaşı bitirmek için İran'a 15 maddelik bir teklif iletmiş, Tahran bu listeyi kabul etmeyeceğini bildirmişti. Amerikan basını ABD'nin 15 maddelik listesinde, “Nükleer silah geliştirmeme taahhüdü, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun teslimi, İran ordu kapasitesine sınırlama, İsrail'in var olma hakkını tanıma şart ve Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açılması” taleplerinin yer aldığını yazmıştı.

ABD'nin temel talebi İran'ın nükleer programı ve uzun menzilli füze üretiminin sonlandırılmasıydı. Ancak rejimin ilettiği yeni planda bu yönde hiçbir kısıtlama yer almazken aksine yaptırımların kaldırılması yoluyla daha önce nükleer program nedeniyle dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını da öngörüyor. İran'ın listesinde Hürmüz'ün kontrolüne ilişkin ikinci madde ve İran'ın uranyum zenginleştirmeye devam edeceğine dair üçüncü madde özellikle dikkat çekiyor.

İsrail: Ateşkes Lübnan’ı kapsamıyor

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan da dâhil tüm cephelerde geçerli olduğunu belirtirken, İsrail iki haftalık ateşkesi destekledikleri ancak bunun Lübnan'ı kapsamadığını duyurdu.  Ancak, hükümetin aksine muhalefet kanadı ateşkesi “felaket” olarak yorumladı. İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid, ateşkesi “siyasi ve stratejik bir liderlik başarısızlığı” olarak tanımladı ve İsrail’in “güvenliği” için uzun vadeli sonuçlar doğuracağını savundu. Ateşkes kararına tepkiler sadece sol muhalefetle sınırlı kalmadı. Hükümet ortağı aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinden Milletvekili Zvika Fogel, "Donald, gerçekten korkup kaçtın" sözleriyle Trump’ı hedef aldı. İsrail Beyteinu partisi lideri Avigdor Liberman da ateşkesin Ayetullah rejimine nefes aldırdığını ve yeniden toplanma fırsatı sunduğunu söyledi.

Fransa ve İspanya’dan Lübnan çıkışı

İsrail’in Lübnan’a saldırılara devam edeceğini duyurmasının ardından Fransa ve İspanya, ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini duyurdu. Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Önümüzdeki günler ve haftalarda, ateşkesin tüm bölgede tam olarak uygulanmasını ve Fransa'nın 2018'den beri savunduğu gibi, İran'la ilgili nükleer, balistik ve bölgesel meselelerin kalıcı bir şekilde çözülmesini sağlayacak müzakerelerin yapılmasına olanak tanımasını bekliyoruz. Dileğimiz, ateşkesin uzun vadede Lübnan'ı da tam olarak kapsamasını sağlamaktır” dedi.

İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ise İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Albares, “İsrail'in savaşı, İsrail'in Lübnan gibi egemen bir ülkeyi işgal etmesinin devam etmesi kabul edilemez” diye konuştu.

Ateşkes hala kırılgan

Cuma günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak görüşmelerde İran müzakere heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlık edecek. ABD heyetini ise Başkan Yardımcısı JD Vance’in temsil etmesi bekleniyor. BBC'ye konuşan Pakistanlı kaynak, ateşkes kararına rağmen durumun "kırılganlığını koruduğunu" belirterek sürecin zorluğuna dikkat çekti. Ateşkes sağlanmış olsa da kağıt üzerinde taraflar henüz aynı dili konuşmaktan çok uzak. Bunlara ek olarak İsrail'in Lübnan'ı İran'la olası anlaşmanın dışında tutma çabası da süreci zorlaştıran bir unsur olarak öne çıkıyor.

800 gemi geçiş için bekliyor

Tarafların 41 gündür devam eden savaşın ardından “zafer” olarak tanımladığı ateşkesi duyurmasıyla gözler Hürmüz Boğazı’na çevrildi. Ateşkes sonrası İranlı yetkililer uluslararası ajanslara yaptıkları açıklamalarda, Hürmüz'den geçen gemilerden, araç başına 2 milyon dolara kadar ücret alacaklarını ve bu tutarı yeniden inşa için kullanacaklarını bildirdi. Bu, savaş öncesi duruma göre önemli bir geri gidiş anlamına geliyor. Denizcilik hukuku, Süveyş ve Panama gibi sonradan kazılanlar hariç, doğal su yollarından "geçiş ücreti" alınmasını yasaklıyor.

Bölgede yaklaşık 800 gemi beklemeye devam ediyor. Verilere göre bu gemilerin 426'sını ham petrol ve temiz yakıt taşıyan tankerler oluşturuyor. Ayrıca 34 LPG ve 19 LNG gemisi bulunurken, geri kalan kısmı kuru yük ve konteyner gemileri oluşturuyor. Gemilerin büyük bölümü Dubai ve Khor Fakkan çevresinde kümelenmiş halde bekliyor. Sektör temsilcileri, anlaşmanın detaylarını incelemeye başlarken, Japonya Armatörler Birliği gibi kuruluşlar gelişmeleri yakından takip ediyor. Uzmanlar ise akışın kısa sürede tamamen normale dönmesinin zor olduğunu, ilan edilen iki haftalık süreye rağmen sevkiyatların kademeli şekilde başlayacağını öngörüyor. Ayrıca sigorta şirketleri ve gemi mürettebatının riskin azaldığına ikna olması gerektiğini vurguluyor.

Petrol fiyatları geriledi, altın yükselişte

Öte yandan, 1970’lere benzer stagflasyon yaşanan ve küresel piyasaları alt üst eden petrol fiyatları sert düştü. Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 13 düşerek 94,80 dolara geriledi. ABD'de işlem gören petrol ise yüzde 15'ten fazla düşüşle 95,75 dolara indi. Ancak petrol fiyatları, 28 Şubat'ta çatışmalar başlamadan önceki seviyelerin hâlâ üzerinde. O dönemde petrol yaklaşık 70 dolar seviyesinde işlem görüyordu. Ayrıca, savaşın başından beri yaklaşık yüzde 10 değer kaybeden altın fiyatları da ateşkes haberinin ardından yükseldi. Külçe altın, ons başına 4.850 doların üzerine çıktı. 

Keir Starmer, Körfez'e gidiyor

İran, savaşın başlamasıyla Körfez ülkelerine saldırmış, ABD’nin üslerini, diplomasi kurumlarını ve petrol sahalarını bombalamıştı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in Körfez ülkelerine giderek savaştan doğrudan etkilenen ülke liderleriyle görüşeceği belirtildi. İngiltere Başbakanlık Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Starmer’ın Hürmüz Boğazı’nın kalıcı olarak yeniden açılmasının sağlanmasına yönelik temaslarda bulunacağı ve İngiltere’nin bu konuda uluslararası çabalara öncülük etmeyi sürdüreceği ifade edildi.

İran’ın füze kapasitesini ‘hafife aldılar’

 İran’ı bir gecede  “yok etmekle” tehdit eden söylemden 14 günlük bir ateşkesi kabul eden Trump’ın kararlarındaki değişim, savaş sürecinde dikkatleri çekmişti. Peki, Trump, ateşkesi nasıl kabul etti?  The Economist, ABD ve İsrail’in istihbarat servislerinin, İran rejiminin yıllar ürettiği füze sayısını “hafife aldığını”, savaşın ilk haftalarında ve ayrıca Haziran 2025’te yok edildiği söylenen füzelerin sayısını da “gözünde büyüttüğünü” belirtti. Haberde, “İsrail’in füzeleri önleme oranı hala yüksek ve can kaybı ile hasar oldukça sınırlı. Ancak İran’ın füzelerinin veya fırlatıcılarının azaldığına hiçbir işaret yok” denildi.  İran’ın füze fırlatıcılarının bir kısmını da yerin altında tutmaya devam ettiğine dikkati çekilerek, “İran’ın bu kapasitesi, rejimin savaş sonrası zafer anlatısında ve komşularına yönelik güç gösterisi ve tehditlerinde merkezi rol oynayacak” ifadelerine yer verildi.

AP'nin analizine göre ise savaşın büyümesi ve ABD’nin “sonsuz bir savaşın” içine çekilme riski Trump’a geri adım attırdı. Ayrıca, Trump’ın Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesiyle başlayan süreçte, İran liderliğinin uzun ve yıpratıcı bir savaşı tercih edebileceği ihtimalini büyük ölçüde göz ardı ettiğine işaret etti. Yine Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmek ve İran saldırılarını önlemek için batıda Kiş Adası’ndan doğuda Bender Abbas’a kadar yaklaşık 600 kilometrelik bir hattı kontrol etmesi gerekiyordu. Bu da 30 ila 45 bin asker gerektiriyordu.

Ateşkesin yankıları sürerken ABD’de farklı kesimlerden isimler Trump’ın 25. Değişiklik kapsamında görevden alınmasını gündeme getirdi. Temsilciler Meclisi üyesi Joaquin Castro, "Başkanın liderliğe uygun olmadığı açık" dedi. Çağrıların büyük bölümü Demokratlardan geldi. Aralarında Illinois Valisi J.B. Pritzker gibi olası başkan adaylarının da bulunduğu çok sayıda isim bu yönde açıklama yaptı.

Aşırı sağ yorumculardan Trump’ın eski Beyaz Saray iletişim direktörü Anthony Scaramucci, Cumhuriyetçi eski Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene, sağ görüşlü yorumcu Candace Owens, Trump’ın ilk döneminde kısa süre iletişim direktörlüğü yapan Anthony Scaramucci ve Cumhuriyetçi Senatör Ron Johnson’a kadar birçok isim 25. Anayasa Değişikliği’ne işaret etti. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.