• Kürdistan özlemiyle kızlarına Welat adını vermek isteyen aile, devletin engeliyle karşılaştı. Kızları yıllar sonra Dîcle adını aldı. Şengal’de DAİŞ’e boyun eğdirdi. Dorşîn’de bedeniyle teslimiyeti bertaraf etti. Ailesi için ‘Welat’ bir özlem ‘Dîcle’ bir hayat oldu.
  • Şehit Dîcle Ela’nın annesi Müzeyyen Avras, kızının mücadelesini şu sözlerle anlattı: “Özgürlük mücadelesi çocuklarımı etkiledi. Dağlara gitmek onun isteğiydi, kendi isteğinin peşinden gitti ve bir daha dönmedi. Ben de ‘Yolun açık olsun’ dedim.”

 

Dîcle Ela, 2017’de iki arkadaşıyla birlikte girdiği çatışmada askerlerin eline sağ olarak geçmemek için üzerindeki bombayı patlatarak şehadete ulaştı.

Bedlis’in Tetwan ilçesinden İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Avras ailesinin en küçük çocuğu Dîcle Ela (Velîde Avras), 2012’de Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne katıldı. Dîcle Ela, 2014’te Şengal’de DAİŞ’e karşı savaştı. 26 Ekim 2017’de Amed’in Pasûr ilçesine bağlı Dorşîn bölgesinde yaşanan çatışmada, iki arkadaşıyla birlikte şehadete ulaştı.

AW’den Ömer Demir’e konuşan ailesi, Dîcle’nin mücadeleye katılma kararının kendi tercihi olduğunu belirterek, “Gitmek onun isteğiydi, kendi isteğinin peşinden gitti” dedi.

Bir isim değil bir ailenin özlemiydi
Kürdistan’ın mücadele tarihinde önemli bir yere sahip olan Bedlis, özellikle 1990’lı yıllarda Kürt halkına yönelik baskıların yoğunlaştığı bölgelerden biri oldu. Bu dönemde çok sayıda köy yakılıp boşaltılırken binlerce aile de yaşadıkları toprakları terk ederek büyük şehirlere göç etmek zorunda kaldı.

Avras ailesi de siyasi baskılar nedeniyle 1995’de İstanbul’a göç eden ailelerden biriydi. Bedlis’in Tetwan ilçesinden olan ailenin altı çocuğundan en küçüğü olan Velîde Avras, 1990’da köylerinde dünyaya geldi.

Ailesi, Kürdistan’a olan özlemleri nedeniyle kızlarına “Welat” ismini vermek istedi. Ancak o dönemde Kürtçe isimlere yönelik yasaklar nedeniyle nüfus idaresi bu ismi kabul etmedi. Bunun üzerine aile, kızlarına Velîde adını verdi. 

Anne kız değil, arkadaş
İstanbul’a yerleşen Dîcle, eğitim hayatına başladı. Ancak ekonomik koşullar ve eğitim sistemine yönelik tepkileri nedeniyle okulunu bırakarak çalışmaya başladı.

Ailesi ve arkadaşları tarafından sevilen, güler yüzlü ve çevresindekileri neşelendiren biri olarak anlatılan Dîcle annesiyle yakın bir ilişkisi vardı. Annesine sürekli “Biz birbirimizin arkadaşıyız” derdi.

İstanbul’dan Şengal’e
Dîcle’nin abisi Fikret Avras, bir eyleme katıldığı gerekçesiyle tutuklandı ve yedi yıl cezaevinde kaldı. Abisinin yaşadıkları ve devletin uygulamaları, Dîcle’nin yaşamında etkili oldu. Sistemi daha yakından tanımasının ardından Kürdistan dağlarına gitmeye karar verdi.

2012’de Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne katılan Velîde, burada Dîcle Ela adını aldı. Uzun bir dönem Heftanîn’de mücadelenin en önlerinde savaşan Dîcle, 2014’de Şengal’de DAİŞ’in saldırılarına karşı yürütülen mücadelede de yerini aldı.

’Onunla gurur duyduk’

Uzun süre kızlarından haber alamayan aile, Dîcle’yi televizyonda gördü. Anne Müzeyyen Avras, daha önce ANF’ye yaptığı bir röportajda karşılaştığı görüntü için şunları ifade etmişti: “Bir gün Şengal’de DAİŞ’e karşı savaşırken bir televizyonda gördük. O kadar güçlü duruyordu ki onunla bir kez daha gurur duyduk.”

Teslimiyeti kabul etmeyen üç can
Dîcle Ela, arkadaşları Berfîn Taşli (Sarîna Amed) ve Mûstafa Guneş (Hebûn Amed) ile birlikte 26 Ekim 2017’de Amed’in Pasûr ilçesine bağlı Dorşîn bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarıyla yaşanan çatışmada yer aldı.

Çatışmada son mermilerine kadar direnen üç arkadaş, askerlerin eline sağ geçmemek için üzerlerindeki bombaları patlatarak şehadete ulaştılar.

‘Yolun açık olsun’ dedim
Dîcle Ela’nın annesi Muzeyyen Avras, altı çocuğu olduğunu ve Dîcle’nin en küçüğü olduğunu belirterek kızını şu sözlerle anlattı: “Velîde zeki bir çocuktu. Okumak istiyordu ama daha sonra okulu bıraktı ve çalışmaya başladı. İşe gitmeden önce onu ve kız kardeşini uyandırdım. Kız kardeşi, Velîde’nin hasta olduğunu ve işe gelemeyeceğini söyledi. Kız kardeşi çıktıktan sonra Velîde de ‘Hastaneye gidiyorum’ dedi. Gitti ve bir daha dönmedi. Ben de ‘Yolun açık olsun’ dedim. Dîcle böyle gitti.

Oğlum Fikret de çalışmaların içindeydi. Bir eyleme katıldığı için tutuklandı ve yedi yıl cezaevinde kaldı. Partinin çevresinde herkesi tanıyorduk. Özgürlük mücadelesi çocuklarımı da etkiledi. Dağlara gitmek onun isteğiydi, kendi isteğinin peşinden gitti. Gitmek hep onun içindeydi.

Acımızla gurur duyuyoruz
Dîcle Ela’nın babası İhsan Avras da köylerinin yakılması nedeniyle İstanbul’a göç etmek zorunda kaldıklarını belirterek kızını şu sözlerle anlattı: “Çok güzel bir çocuktu. Onu çok seviyorduk. İstanbul’da çalışıyordu, evin geçimini sağlamak için işe gidiyordu. Arkadaşları arasında da çok sevilen biriydi. Dağlarda beş yıl kaldıktan sonra 2017’de Amed’de şehit düştü. Onu köyümüzde toprağa verdik. Acımızla gurur duyuyoruz.” HABER MERKEZİ