İhanete geçit vermemek

Forum Haberleri —

21 Eylül 2021 Salı - 23:00

.

.

  • Türk devleti sadece gerillaya karşı değil tüm Kürt halkına karşı savaşıyor. KDP ise faşist Türk devletinin Kürtleri soykırıma uğratma ve Kürdistan’ı işgal girişimlerine göz yumuyor. Gerillayı savaşa çekerek işgalcilerin amaçlarını yerine getirmeye çalışıyor. 

Agır TUFAN

Türk devleti Şubat 2021’de Garê’nin Siyanê alanında başlattığı saldırıda büyük bir yenilgi yaşadı. Beklenmedik bir direnişle karşı karşıya kalan AKP-MHP faşizmi Garê’yi işgal ederek, böylece iktidarlarını daha uzun ömürlü sürdüreceklerini planlamıştılar. 

Bu saldırıda ne kadar AKP-MHP faşizmi yenilgiye uğramışsa KDP’de o kadar yenilgiye uğramıştır. Çünkü Kürt halkına karşı uygulanan soykırım planında KDP’nin de rolü büyüktür. Nasıl ki AKP-MHP faşizmi Kürt halkını soykırıma uğratarak varlığını sürdürmeye çalışıyorsa KDP’de aynı şekilde Barzani ailesinin çıkarları için bu soykırıma göz yumuyor ve alttan alta kendisi de buna alet oluyor.

Türk Devletinin Garê yenilgisine gelince, burada KDP de yenilgiye uğradı. Eğer PKK burada darbe almış olsaydı hem AKP-MHP faşizmi ömrünü uzatacaktı, hem de KDP bunun üzerine kendi etkisini daha da güçlendirecekti. 

Türk devletinin KDP yardımıyla 23-24 Nisan tarihinde Medya Savunma Alanlarına yönelik başlattığı operasyon aslında bir nevi bu yenilginin üzerini örtmek içindi. Tabi başlattığı bu saldırıda da başarılı olmadı. Gerilla Siyanê direnişinden aldığı güç temelinde yeni dönem tarz ve taktiği ile Türk ordusunu adeta bozguna uğrattı.

Avaşîn, Zap ve Metîna bölgelerinde bozguna uğrayan işgalci güçler, bu sefer hiçbir savaş hukuku tanımadan gerillanın direniş alanlarında kimyasal silah kullanmaya başladı. Buna rağmen gerillanın yeni dönem tarz ve taktiği ile yürüttüğü tim savaşı işgalcilerin başarılı olmasını engelledi.

Gerillanın bu tarzını gören KDP de buna sadece seyirci kalmadı. Daha önce alttan alta Kürt soykırımı politikalarına alet olan KDP şimdi de açık bir biçimde gerilla alanlarına yöneliyor.

Zînî Wertê ile başlayan gerginlik 5 Haziran’da KDP’nin Metîna bölgesine provokatif saldırısı ve en son Xelifan’daki iki ayrı olayda 10 gerillanın kalleşçe vurulmasına kadar gitti. 

5 Haziran provokatif saldırısına baktığımızda, Türk devleti KDP’nin gerillaya açıktan saldırması için baskı yapıyordu. KDP bunu açık bir şekilde yapamazdı. Çünkü işbirlikçilikten açık ihanete dönüşen bu tutumu Kürt kamuoyunda büyük bir tepki yaratacaktı.

Türk devleti verdiği akılla bir senaryo hazırlayarak, KDP güçlerine ait bir konvoyu gerillanın on yıllardır kaldığı alana doğru saldırı tarzında yöneltti. Bu konvoyun gerilla mevzilerine doğru geldiğini gören gerilla bir çatışma çıkmasın diye havaya uyarı ateşi açtığı esnada Türk devleti havadan KDP güçlerine ait bir aracı hedef alarak bombaladı ve üç KDP’linin yaşamını yitirmesine neden oldu.

Bunun KDP’nin bilgisi dahilinde gelişen planlı bir olay olduğu sonraki tutumlarından açıkça anlaşıldı. Bir de dikkat edilirse bu araçtaki kişilerin özellikle seçildiği, her birinin ayrı bir aşiretten olduğu, yaratılacak bir provokasyonla Behdinan mıntıkasındaki bütün aşiretlerin PKK’ye karşı çıkmalarını ve tepkilerin artmasını planladıkları anlaşılıyordu. Ancak alandaki gerilla güçlerinin ve HPG’nin sağduyulu açıklamaları ile olayın bağımsız veya ortak bir heyetin gelip araştırması yönündeki tutumu bu provokasyonun sonuca gitmesine engel oldu. 

Bu olayı hemen gerillanın üzerine atan KDP veya KDP içindeki ihanetçi-çıkarcı bir klik, güya bununla kendini haklı gösterip PKK ile bir savaş başlatmayı düşünüyordu. Bu olayla hiçbir alakası olmayan PKK ise soğuk kanlı bir yaklaşımla, ‘eğer bir savaş çıkarsa Kürt halkına hiçbir şey kazandırmaz, bilakis Kürt halkının elde ettiği birçok kazanım gider’ dedi ve bir savaş sürecinin gelişmesine yol vermedi.

Ama KDP’nin provokasyonu sadece bununla sınırlı kalmadı, bu durum aynı zamanda gerillanın Metîna’daki mevzilenme ve konumlanmasını da göz önünde geçirmesini gerektirdi. Çünkü soykırımcı bir düşmanın işgal planlarına çanak tutan işbirlikçi bir güç en provokatif bir hareketle gerillayı sırtından hançerlemeye çalıştı.

Bu yüzden gerilla Zendura’daki konumunu değiştirme kararı aldı; geri çekilme sürecinde bir grup gerilla sağlam bir şekilde yerine ulaşırken 6 kişilik bir gerilla grubu da Zendura Tepesi’nde kahramanca savaşarak şehadete ulaştı. 

Temmuz ayı sonlarında 3 kişilik bir gerilla grubu Kandil – Xakurkê hattından Metîna alanına gelirken Xelifan’ın Bêxme mıntıkasında KDP özel güçleri tarafından kuşatılıp vuruldu. O günden beri bu gruptan herhangi bir haber alınamazken, Ağustos ayı sonlarında savaş cephesine yani Türk ordusuyla savaşmak için Behdinan tarafına geçmeye çalışan bir grup gerilla Xelifan’da pusu kurularak vuruldu.

Bu gerilla grubunun yolda herhangi bir gerginlik veya çatışma durumu çıkmaması için yollarını değiştirerek Bêxme’den 15 kilometre uzaktaki bir yerden geçmeye çalıştığı ve KDP’nin ikinci Xelifan saldırısının bu şekilde yaşandığı anlaşıldı.

Zap suyunu geçmek isterken KDP güçleri tarafından pusu kurularak vurulan gerilla grubunun olayına bölge halkı şahittir. Fakat KDP, HPG’nin yaptığı açıklama üzerine bir açıklama yapıp hem böyle bir olayın yaşanmadığını belirtmiş hem de aynı açıklama içerisinde gerillanın Xelifan’da ne işi olduğunu sorusunu sorarak kendi kendisini ele vermiştir.

KDP saldırısına uğrayan 10 gerilladan şimdiye kadar herhangi bir haber alınmamakta ve akıbetleri bilinmemektedir. Gerillaların ailelerinin açıklama yapmasına ve Güney Kürdistan Hükümeti’ne başvurmasına rağmen kendilerine herhangi bir cevap verilmemiştir. 

Kürtler Kuzey Kürdistan, Rojava Kürdistan’ı ve Güney Kürdistan’da Türk devletinin işgal ve soykırım saldırılarıyla karşı karşıya.
Türk devleti sadece gerillaya karşı değil tüm Kürt halkına karşı savaşıyor. Kürdistan coğrafyasını yakıp yok ediyor.

Buna herhangi bir tepki göstermeyen KDP faşist Türk devletinin Kürtleri soykırıma uğratma ve Kürdistan’ı işgal girişimlerine göz yumuyor, Kürt halkının özgürlük davasına savaş açıyor, gerillayı bu savaşın içine çekmeye çalışıp işgalcilerin amaçlarını yerine getirmeye çalışıyor.

Açık ki, bu da Kürt halkına karşı ihanetten başka bir şey değildir. Maalesef Kürt halkı 21. yüzyılda da adım adım geliştirilen ve normalleştirilmeye çalışılan bir ihanetle karşı karşıya!

Bu ihanetin önüne geçmek için çok geç değil. Bunun için; Kürt halkının da gerilla kadar sağduyulu olması, ihanete karşı sürekli bir eylemsellik haline geçmesi ve işbirlikçi ihanet çizgisini mahkum ederek artık bu lanetli duruma Kürdistan’da geçit vermemesine bağlıdır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.