‘İyi’ ve ‘kötü’ sahtekarlığı

Forum Haberleri —

24 Mart 2021 Çarşamba - 22:30

  • Kürtlere kahraman, samimi, dürüst, demokrat, kadın özgürlükçü halk diyenler, bu değerlerin Kürtler içindeki çağdaş yaratıcısının Önder Apo olduğunu bilmek durumundadır.

CİHAN EREN

Bir fikrin geliştiricisine veya bir örgütün kurucusuna kötü, taraftarlarına ve üyelerine iyi demek mümkün olabilir mi?

Bunun bir mantığı var mıdır? Böyle bir tutum ahlaki midir? Toplumsal gerçeklikte bir yeri var mıdır?

Başlıktaki soruyla çok iyi bilinen ve aynı zamanda milyardan fazla insanın tanıdığı toplumsal bir gerçekliği örnek seçerek bugün yaşanan bir gerçekliğe dikkat çekmek istiyoruz.

Başlıktaki soruyu Hıristiyanlık gibi en çok taraftarı olan bir din için de sorabiliriz; ‘Hz. İsa’ya kötü, fakat Hıristiyanlaşanlara iyi’ denilebilir mi?

Burada Müslüman ve Hıristiyanlardan kastımız, bu iki dinin ideolojisi ve politikasını kabul etmiş ya da bu dinlerin etkisiyle yaşamlarını örgütlemiş toplumdur. Aynı soruyu Marx ve Marksistler için de sormak mümkündür.

Daha da somutlaştırırsak, Hz. Muhammed kötü, oruç, namaz, haç, zekat ve tevhit inancının kabul ettiği diğer görev ve sorumluluklar iyi demenin bir mantığı olur mu? Sorularımızı başka bir açıdan şöyle de sorabiliriz; Hz. Muhammed’e kötü, öncülük edip kültürleştirdiği yaşam ve inanç değerlerine iyi diyenler kimlerdir? Ya da bu tür insanlar neyi amaçlayarak böyle bir yaklaşım içinde olabilir?

Üzerinde düşünülmesi gereken bu soruları sormamızın nedeni, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük yaklaşımlara dikkat çekmek ve kendisine yapılanların ne kadar gaddarca olduğuna parmak basmak içindir. Çünkü başını Alman devletinin çektiği sistem güçleri ‘Apo kötü, Kürtler iyidir’ anlamına gelebilecek bir politikayı yıllardır izliyor. Hatta bir zamanlar ‘Apo’ya hayır PKK’ye evet’ de denilmiştir. Bu politikayı da dinsel kültürden örneklerle izah edersek, ‘Hz. Muhammed kötü sahabeleri iyi, Hz. İsa kötü havarileri iyi’ gibi bir sonuç ortaya çıkmış oluyor. Bu mantık ve vicdansızlıkla sürdürülen düşmanlığın TC biçimindeyse, ‘Kürtler dışındaki herkes iyidir’ denilmektedir.

‘Apo kötü, Kürtler iyi’ diyenler, ‘tüm Kürtler Apo’nun düşüncesinde değil’ diyerek kendilerini savunamazlar. Çünkü Müslümanların sahip olduğu değerlerin tümü de Hz. Muhammed’in getirdiği yeniliklerin eseri değildir. Müslüman olmak için gereken şartları ve yaşamsal kültürü biliyoruz. Bunlar olduktan sonra, yaşamdaki diğer değerlerin İslam'a göre olup olmamasının pek bir anlam taşımadığını biliyoruz. Aynı şey Hıristiyanlık için çok daha fazla geçerlidir. Dolayısıyla Kürtlere ait tüm kültürün Önder Apo’nun kitaplarında belirtilmiş fikirlerle biçimlendirilmesi de mümkün olmaz. En azından bu kısa bir süre içinde gerçekleşmez. Radikal demokrasi istemek, kadın özgürlüğünü savunmak, ekolojik bilince sahip olmak, halkların kardeşliğine inanmak, kısacası demokratik ulusu savunmak Önder Apo’yu kabullenmek, fikirlerinden etkilenmiş olmak demektir. Bu anlayışa sahip her Kürt istemese de biraz Apocudur. Çünkü belirttiğimiz başlıkların altını dolduran ideolojik ve politik fikirler önder Apo’nun Kürtlere verdiği fikirler oluyor.

Dinci ve feodal gericiliğe, aileciliğe, kabileciliğe karşı duran Kürt insanının da safı Apoculuktur. İster kabul edilsin ister edilmesin, Kürtler bu fikirlerin çağdaş biçimini Önder Apo ile tanımaya başlamıştır. İnsanlık mirasındaki değerlerin Kürt halkının anlayabileceği ve kabullenebileceği içerikte yorumlanması ve sunulması da Rêber Apo sayesinde olmuştur. Kürtlere kahraman, samimi, dürüst, demokrat, kadın özgürlükçü halk diyenler, bu değerlerin Kürtler içindeki çağdaş yaratıcısının Önder Apo olduğunu bilmek durumundadır. Bu sonuç Kürtleri olumlayanların ahlaki zorunluluktan ötürü Önder Apo’yu da olumlamaları gerektiğini ortaya çıkarır.

Önder Apo’ya karşı insanlık tarihinde görülmemiş işkence, haksızlık ve saldırılar vardır. Bu cümleleri Kürt olduğumuz için belirtmiyoruz. Bu gaddarlığı ispatlamak için çok uzaklara gitmeye, tarihin derinliklerinde gezinmeye, teorik analizlerde bulunmaya da gerek yoktur. Kuzey Doğu Suriye ve Rojava'ya dönük söylemlere bakmak yeterlidir. Bilindiği gibi Kürt halkı Kuzey Doğu Suriye ve Rojava alanında DAİŞ gibi insanlık düşmanı bir güce karşı verilen mücadeleyle daha çok bilinir olmaya başlandı. Ve o günden beri buradaki Kürtlere ve Kürtlerin kurduğu örgütlere dönük yer yer abartıya kaçan övgüler yapılabiliyor. Bu yaklaşım aynı zamanda Önder Apo’ya düşmanlığın, saldırıların ve haksızlıkların anlaşılması için de somut bir veri olmaktadır. Başta Avrupa devletleri ve ABD yönetimi olmak üzere hemen herkes Rojava Kürtlerini öve öve bitiremiyor. Önder Apo’nun fikirleriyle eğitilmiş, yarattığı örgütsel kültür içinde askerlik ve siyaset öğrenmiş, herkesin bildiği ve tanıdığı kadrolara ‘general, demokrat, kahraman, cesaretli, dürüst, samimi, kadın özgürlükçü vb…’ tanımlamalar getirenler aynı zamanda Önder Apo’ya düşmanlık edenler olabiliyor. Bunlar Önder Apo’ya kendi yasalarına göre bile yaklaşmıyorlar. Bunun dinsel kültürdeki karşılığı, Kürtlere ‘Hz. İsa kötü, aziz ve azizeler iyi’ mantığını dayatmak ve kabullendirmektir.

Nasıl ki ‘Hz. İsa kötü ama Hıristiyanlaşanlar iyi’ denilemezse, ‘Önder Apo kötü fakat Kürtler iyi’ de denilemez. Denilmemelidir. Denilmesine de izin verilmemeli ve kabul edilmemelidir. Önder Apo’nun önderlik ettiklerine iyi diyerek bir yere kadar kabul etmek, fakat kendisini inkar etmek günümüzün en büyük ahlaksızlığıdır. En büyük demokrasi düşmanlığı, hukuk inkarcılığıdır. Önder Apo’ya dönük uygulamaların yol açtığı akıl almaz çelişkileri kim nasıl izah edebilir? Nasıl ki Hz. Muhammedi kötüleyip Müslümanlaşanları göğe çıkarmak anlaşılması mümkün olmayan bir çelişki ve ahlaksızlıksa, Önder Apo’ya dönük yaklaşımlarda böyledir.

Önder Apo’ya yaklaşımın bu kadar gaddarca olmasının nedeni kapitalist modernite aklı ve vicdansızlığıdır. Çünkü bir fikrin ve mücadelenin önderine kötü, kendisine inananlara iyi diye bilmek için ırkçı, bencil ve çıkarperest olmak gerekiyor. Aklını ve vicdanını yitirenler ancak böyle bir söylemde bulunabilir ve mantık yürütebilir. Böyle bir insan da ancak kapitalist modernite ürünü olabilir. Demek ki Önder Apo’yu kötülemek, önderliğinde geliştirilmiş kimi değerlereyse iyi demek, kapitalist ‘dinin’ ilkesi oluyor.

Kapitalist sistemin ne olduğunu anlamak isteyenler, sistem güçlerinin Önder Apo’ya düşmanlık mantığını bakarak çok şey öğrenebilir. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.