Kadın hakları törpüleniyor

23 Eylül 2021 Perşembe - 17:35

MELEK ASIR

MELEK ASIR

  • Eğitim sisteminde kadınların yaşadığı zorlukları değerlendiren Eğitim Sen 3 No’lu Şube Kadın Sekreteri Melek Aşır, otoriterleşme ile kadın haklarının törpülendiğini belirtere, “Pozitif ayrımcılık değil, hakkımızı istiyoruz” dedi. 


Türkiye’de eğitim sisteminde yaşanan sorunlar, AKP’nin iktidara gelmesiyle beraber kat be kat arttı. Özellikle iki yıldır Covid-19 salgını nedeniyle online sürdürülen eğitim ve öğretim, 6 Eylül’den itibaren yüz yüze verilmeye başlandı. Ancak eğitimcilerin özellikle de kadın eğitmenleri yaşadığı sorunlar katlanarak devam ediyor. 
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 3 No’lu Şube Kadın Sekreteri Melek Aşır mevcut eğitim sistemi içerisinde yaşadıkları zorlukları ve karşı karşıya kaldıkları sorunları anlattı.

Kadına yönelik 3 ayrı politika yürütülüyor

Eğitim sisteminde kadınlara yönelik bu zamana kadar 3 önemli politika yürütüldüğünü kaydeden Melek Aşır,  bu politikaların, “otoriterleşme”, “piyasalaşma” ve “dinselleşme” olduğunu söyledi. Bu üç politikanın eğitim üzerindeki etkilerini değerlendiren Aşır şöyle dedi: “Otoriterleşmede, kadın hakları konu edilerek bir eğitim sistemi oluşturulmak isteniyor. Bu otoriterleşme ile kadın hakları törpüleniyor.” Piyasalaşmada ise devlet kurumlarının eğitiminin yok sayıldığına dikkat çeken Aşır, eğitimde özel kesime öncelik verildiğini belirterek, “Kadınlar ve özellikle kız öğrencileri piyasalaşmanın önünde bir engel olarak göründüğü için kadınların sesi daha çok kısılmak isteniyor” dedi. Aşır şöyle devam etti: “Dinselleşmede ise demokratik, laik ve bilimsel bir eğitim ile kadının kendisinin özne olduğu toplumda ses çıkarması gerekiyor. Bu haklar da geri çekilip dinsel eğitimin önü açılsın isteniyor.”
 
Öğretmenlerin önceliği güvenlik

Normal liselerin doluluk oranına da değinen Aşır, “Bu okullarda sabah 07.30’da derse giriliyor, akşam 21.30’da çıkılıyor” diyerek boş olan Anadolu İmam Hatip Liselerini işaret etti. Kadın öğretmenlerin en büyük sorunun güvenlik olduğunu belirten Aşır, “Kadın öğretmenler ilk kez çocukların güvenliği ve kendi güvenlikleri için kaygılanıyorlar. Saat 21.30’da akşam evine toplu taşıma araçlarıyla giden kadın öğretmenler için büyük bir problem. Zaten Covid-19’a karşı herhangi bir önlem de alınmıyor. Şu an öğretmenlerin önceliği güvenliktir.” 

İnsan hakkı ihlali

Kadınların bir takım özlük ve hukuki hakları olduğunu hatırlatan Aşır, bu haklar çerçevesinde yasaların da uygulanması gerekliliği üzerinde durdu. “Sorunlardan biri öğretmenlerin çocuklarına bakıcı bulma problemi” diyen Aşır: “Bunu bir insan hakkı ihlali olarak görüyorum. Bir okulda yüzde 60 oranında kadın eğitim emekçisi var, kreş en doğal hakkıdır.”Annelerin süt izni kullanmasının idarenin elinde olduğunu belirten Aşır, “Süt izni Anayasal hak olmasına rağmen müdürün inisiyatifine kalmasından dolayı çoğu kez anneler süt izni kullanamıyor” dedi. 

Yönetim ve idare erkeklerden oluşuyor

Kadınların yönetim ve idari bölümlerindeki oranına da değinen, Aşır, anaokullarında çalışan öğretmenlerin oranı yüzde 92, idari personel katında çalışan kadın öğretmen oranının ise yüzde 8 olduğunu dile getirdi. “Aslında eğitim alanında çalışan kadın oranı toplam yüzde 60’ların üzerindeyken idari personel katındaki temsiliyet oranımız yüzde 8’dir” diyen Aşır, “Bu sadece Eğitim Sen’in sorunu değil, her kurumun sorunu. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nda (DİSK) bile 141 öğrenci varken yalnızca 18’i kadın. Memur Sen’in yürütmesinde tek bir kadın memur yok. Eğitim Sen’de 104 yöneticiden yalnızca 8’i kadın. Yani dünya nüfusunun yüzde 50’sini kadınlar oluştururken, yönetim ve idari kısmının tamamının erkeklerden oluşması üzücü bir durum” diye belirtti.  

Pozitif ayrımcılık istemiyoruz

Toplumsal sorunlardan, siyasetçilerin kullandığı dile kadar birçok konuyu değerlendiren Aşır, demokratik bir sistem için eğitimin önemine işaret etti. Bilimsel, laik ve demokratik bir eğitim ile insan haklarına dayalı bir sistem uygulanabileceğini dile getiren Aşır şöyle dedi: “Pozitif ayrımcılıktan bahsetmiyoruz, çünkü biz pozitif ayrımcılık istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Erkeklerin bireysel hırslarını önceleyen değil, kadınların ekonomi ve siyaset gibi toplumun algısını değiştirebileceği bir eğitim sistemi istiyoruz. Toplumun her bileşeninde erkeğin yapabileceği işleri, kadınların da yapabileceğini görebiliyoruz.” 

JINNEWS / ANKARA    


 
 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.