‘Kadının Sesi Yaşamın Yüzü’ Olmak

Sara AKTAŞ yazdı —

6 Kasım 2020 Cuma - 20:22

  • Yaşama dair her haberi kadın bakış açısıyla dünya kamuoyuna duyurmak iddasındaki Jin TV, çok yönlü, çok dilli, çok kültürlü, bir yayın çizgisi ile akılın ve duygunun yaratıcılığını birleştirmeye çabalıyor.

Avrupa’da 8 Mart 2018 tarihinde yayın hayatına başlayan Jin TV, 2 Kasım Pazartesi gününden itibaren yeni yayın dönemine başladı. Rojava, Başur, Rojhilat, Maxmur, Amed, İstanbul ve merkez stüdyolarından yapılan, aktüel, sosyal, siyasal, kültürel, ekolojik ve çocuk programlarının yer aldığı zengin bir içerikle yeni yayın dönemine başlayan Jin TV; Kürtçe, Türkçe ve Arapça haber ve programlarıyla kadınların sesi olmak için mücadele ediyor.
Bilmeyenler için belirteyim, Jin TV’yi diğer televizyonlardan ayıran önemli özelliklerinden birisi kameramanından, rejisine, sunucusundan konuğuna tüm aktörlerinin kadın olması ve cinsiyetçiliğin tekelindeki medya karşısında kadınların özneleştiği bir yayın kuruluşu olmasıdır. Kuşkusuz esas ayrıt edici yanı ise bundan daha çok yayın çizgisine ve yayın fikriyatına dayanmaktadır. Newa Kadın Vakfı tarafından Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilişinin yıldönümü olan 9 Ocak’ta kurulan Jin TV’nin bu fikriyatını; tüm dünyada Medyaya hakim olan erkek egemenliğine karşı kadının ideolojik-politik mücadelesinin merkezi olma iddası ve kararlılığı olarak ifade edebiliriz. İşte bu fikriyatı özetleyen en güzel cümle aynı zamanda Jin Tv’nin yayın sloganı olan “Kadının sesi, yaşamın yüzü” olmaktır.
Bu bakımdan Jin TV’nin öncelikle toplumsal kodlamalara savaş açacak bir kadın televizyonu olduğunu belirtmek isterim. Geçen iki yıllık yayın hayatında gösterdiği çaba ise cinsiyetçilikten beslenen ana akım medyaya karşı duracak, kadın değerlerini görünür kılacak gücü, iradesi ve dirayetinin olduğunun göstergesidir. Kadın dünyasının aynası olma iddiasındaki Jin TV ekibi; gazetelerin üçüncü sayfalarında şiddet merkezli haberlere sıkıştırılmış, TV’lerde nesneleştirilmiş kadını hayatın kaynağı olarak yeniden görünür kılma ve var etme mücadelesini tüm güçlüklerle azimle savaşarak kadın özgürlük mücadelesinin de önemli bir mevzisi olmaya doğru ilerliyor. Cinsiyetçi toplumun ve onun medyasının temel taşlarını sarsan Jin TV, kadınların bedenini nesneleştiren politikaları eleştirel bir gözle sorguluyor. Kadın bedenini kıskaca alan, kadınları metalaştıran ana akım erkek medyaya karşı kadınları yaşamın öznesi olarak ekranlara taşıyor. Kadınların yaşadığı cenderenin bir kader olmadığını anlatıyor, kadınların yaşadığı sorunlara çözümler arıyor ve bu bakımdan devrimci bir sinerji yaratıyor.
Yaşama dair her haberi kadın bakış açısıyla dünya kamuoyuna duyurmak iddasındaki Jin TV, çok yönlü, çok dilli, çok kültürlü, bir yayın çizgisi ile akılın ve duygunun yaratıcılığını birleştirmeye çabalıyor. Yani farklılıkları yok sayan ana akım medyaya karşı çoğulculuğu esas alıyor. Bu bakımdan Jın TV’nin yayın çizgisinin temel ilkeleri, elbette yıllardır kayda değer bir külliyat oluşturmuş olan feminist medya eleştirisine sırtını dayamakta ve bundan hareketle şekillenmektedir. Ancak geldiğimiz aşamada onun ötesine geçerek, Kürdistan kadın hareketinin bu gün dünyada erk ve erkekliği sorgulayan en radikal ideolojik özü olan Kadın Kurtuluş İdeolojisinde ve Jineoloji repertuarından da beslenmektedir. Dolayısıyla kadın özgün örgütlülüğünün aciliyetini gözler önüne seren, kadının özgürlüğü için kesintisiz mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çeken, tüketim toplumunun çürütücü etkilerini sorgulayan, erkek egemen sistemin ortaya koyduğu ölçüleri reddeden, ‘erk’ kavramının yaşamsal alandan çıkmasını hedefleyen, kapitalist sistemin kadını parçalayan politikalarına karşı kadının kendi kimliğiyle yaşama hakkını esas alan Jin TV, aynı zamanda doğanın ve tüm canlıların yaşam hakkına da dikkat çekmektedir.
Yani Jin TV; tamda kadınların ruhuna ve kalbine yakışır şekilde kadınların görünmeyen, hiçleştirilen, yok sayılan emeğinin görünür yüzüdür! Evde, tarlada, ofiste, sokakta yaşamın tüm alanlarında emek sarf eden kadının yanında duran ve onlarla omuz omuza kavgaya tutuşan mücadele aracıdır! Kadınların binyıllardır susturulan sesidir! Kadınların görmeyen gözüdür! Kadınların lal kılınan dilidir! Jin TV ‘Yaşamın Yüzü, Kadının Sesi’dir! Yeni yayın döneminde Jin TV izlemeyi ve izletmeyi unutmayalım!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.