Kalan tek ayağını da geri atmayacak

Durri ve Hamit Kaygusuz

Durri ve Hamit Kaygusuz

  • Bir eli ve bir ayağı kesilen, yüzde 90 engelli raporuna ve hastalıklarına rağmen cezaevinde tutulan Şaban Kaygusuz'un annesi Durri Kaygusuz, şunları söyledi: ”Oğlumun tek bir ayağı kaldı ama ne yaparlarsa yapsınlar o ayağını da geri atmayacak. Çocuklarıma söz verdim; bir gün dahi onların mücadelesini bırakmayacağım. Her şeye rağmen örgütlülüğünden taviz vermeyen oğlum, örnek alınmalı. Ne olursa olsun çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız.”

Kürt Halk Önderi üzerindeki tecrit devam ettiği için açlık grevlerinin yeniden başladığını söyleyen tutsak Şaban Kaygusuz’un annesi Durri Kaygusuz, “Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kalkarsa çocuklarımız üzerindeki tecrit de kalkar” dedi.

Kayseri Bünyan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan sağ eli ve sağ bacağı olmayan yüzde 90 engelli hasta tutsak Şaban Kaygusuz'un (27) annesi Durri Kaygusuz (64) ve babası Hamit Kaygusuz (65), hasta tutsakların maruz kaldığı hak ihlallerini ve tutsakların, "Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" kampanyası kapsamında başlattığı açlık grevi eylemiyle ilgili MA’dan Emrullah Acar’a konuştular. 

En son 6 Kasım 2023’te oğlunun görüşüne gittiğini dile getiren anne Durri Kaygusuz, “Durumları iyi dersek doğru olmaz. Cezaevlerinde durum iyi olmaz. Baskı altındalar, bu baskı her alanda mevcut. Cezaevlerinin durumu kötü. Sayın Öcalan üzerinde tecrit sürdükçe kendilerinin de tecrit altında olacaklarını söylediler. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit ile cezaevlerinde topyekun uygulanan tecridin birbiri ile bağlantılı olduğunu söylediler” diye konuştu. Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması gerektiğinin altını çizen Kaygusuz, “Çocuklarımız cezaevinde olmayı hak etmiyor. Benim oğlumun bugün evde olması gerek. Oğluma benim bakmam gerek. Oğlumun eli ve bacağı yok. Cezaevinde yaşayamaz. Ben oğluma el, ayak olurum. Oğlumun bu şartlarda kaldığı yetmiyormuş gibi sürekli fiziki saldırılara maruz kalıyor. Bunu kabul etmedik ve hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Oğluma verilen müebbet hapis cezasının hukuken bir karşılığı yok” dedi.

Çocuklarıma söz verdim

Oğlu Şaban Kaygusuz’un iki yıl önce Amed’den Kayseri’ye sürgün edildiğini hatırlatan anne Kaygusuz, “Benim tansiyon, astım, şeker, fıtık gibi kronik hastalıklarım var. Bütün engellemelere karşı, hastalıklarıma rağmen elimden geldiği sürece oğlumu görmeye gidiyorum. Çocuklarıma söz verdim; bir gün dahi onların mücadelesini bırakmayacağım” diye konuştu. 

 

 

Oğlum taviz vermiyor

“Oğlumun yaşadıkları bir destan” diyen Kaygusuz, şöyle devam etti: “Bir kişi hem eli hem bacağı olmayacak, hem de kötü şartlarda cezaevinde kalacak. Buna rağmen örgütlülüğünden de taviz vermiyor. Bunun örnek olması gerek. Bütün her şeye rağmen dayatılan pişmanlığı kabul etmedi ve etmeyecek. Oğlumun tek bir ayağı kaldı ama ne yaparlarsa yapsınlar, o ayağını da geri atmayacak. Yaşadığım sürece onun mücadelesine bağlı kalacağım. Ne olursa olsun çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız.

Biz barış dedikçe tecrit uygulanıyor, biz barış dedikçe çocuklarımız katlediliyor. Biz eşitlik diyoruz ama imha, inkar dayatılıyor. Bu çözüm değil. Sayın Öcalan ile vakit kaybedilmeden görüşme yapılması gerek. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit kalkarsa çocuklarımız üzerindeki tecrit de kalkar. Onurlu bir barış sağlanmalı.”