Katilin devleti var

17 Kasım 2020 Salı - 16:05

  • Amed’de üç yıl önce Newroz kutlamasına katılmaya giderken kameraların önünde katletilen üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un davası, devletin katil polisi ödüllendirmesiyle sona erdi.

 

Amed’de katıldığı Newroz kutlamasında katledilen üniversite öğrencisi Kemal Kurkut davasında, polis Y.Ş. hakkında “kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediği” iddiasıyla beraat kararı verildi. Dosya avukatlarından Sidar Avşar, mahkeme süreci boyunca cezasızlık yönünde adımlar atıldığını belirtirken Serdar Çelebi ise delillerin, faili şüphe bırakmayacak nitelikte olduğunu söyledi. 

Amed 2017 Newroz’una katılırken katledilen niversite öğrencisi Kemal Kurkut’un katili polis Y.Ş. hakkında, ”olası kastla öldürme” suçundan açılan davanın 12. duruşması, dün Diyarbakır 7.  Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya katil ve avukatı ile Kurkut Ailesi avukatları Mehmet Emin Aktar, Cihan Aydın, Serdar Çelebi, Sidar Avşar, Mehmet Öner ve Muhlis Oğurgül ile Kurkut’un ağabeyi Cihan Kurkut katıldı.  

Duruşma öncesi Diyarbakır Adliyesi önünde ve mahkeme salonunun bulunduğu koridorda polisler yoğun önlemler alırken, pandemi gerekçesiyle sadece HDP milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Hişyar Özsoy, Nuran İmir, Fatma Kurtalan ve gazetecilerin aralarında bulunduğu 18 kişi izleyici olarak salona alındı. 

Savcı yineledi

 Savcı, 10. celsede sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak, polisin “Bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Fotoğraflar olmasaydı

 Kurkut’un ağabeyi Cihan Kurkut, delillerin ortada olduğunu belirterek, adil yargılama talebinde bulundu. Mütalaaya katılmadıklarını söyleyen Av. Mehmet Emin Aktar, gazeteci Abdurrahman Gök’ün fotoğrafları olmasaydı bu yargılamanın da yapılmayacağını ifade ederek, “Vali ‘canlı bomba’ dedi. Abdurrahman Gök’ün fotoğrafları ile mızrağın çuvala sığmadığı görüldü” diye konuştu. 

Bir gün bile tutulmadı

 Ulusal Kriminal Büro’nun ilk raporundaki tespitler ile Kurkut’un katledildiği anda yaşananları anımsatan Aktar, ”Sanık taksirle değil, kasten hareket etmiştir. Adli Tıp ‘yerden sekti’ diyor. Adli Tıp buna inanmamızı istiyor. Bir kişi bile tutuklu değil, 22 yaşında gencin hayatının değeri bir günlük bir tutukluluk bile olmadı” dedi.

Başka silahla teslim oldu

 Amed Baro Başkanı Cihan Aydın, Kemal Kurkut vurulmadan önce yaşananları anlatarak, “Sanık olaydan 25 gün sonra silahıyla emniyet müdürlüğüne saat 11.40’ta teslim oldu. Aynı gün garip bir şekilde, sanık akşam saatlerinde başka seri numaralı bir silah teslim ediyor. Buna ilişkin bir şey konuşuldu mu, bu silah soruldu mu, bilmiyoruz. Görüntülerde 24 polis saydım, oradaki polislerin durdurma çabası yok, hepsi silahına sarılıyor. Sanık soğukkanlı bir şekilde aradaki hendeğin içine giriyor, silahını çekiyor, hiç bir heyecan belirtisi olmaksızın, iki el ateş ediyor. Son derece profesyonelce yapıyor. Taksir falan değil, çok bariz bir şekilde sanık Kemal’i hedef alarak ateş ediyor” dedi. 

Aydın, polisin yurttaşın canına kastetmesindeki cezasızlık durumuna dikkat çekti. 

Ceza ve tutuklam atalebi

 Avukat Serdar Çelebi de şunları söyledi: ”Gazeteci bu olayı fotoğraflamasaydı, bu duruşmayı, yargılamayı konuşmayacaktık. Roboskî olayı ortada... Deliller toplanmadı. Kaç araç vardı, kaçında kamera vardı, bunlar toplanmadı. Dosya için kısıtlılık kararı verildi. Neden dosyaya ulaşmamız engellendi. Kasten öldürme var ve ne savcı ne hakim bir tutuklama kararı verdi. Cinayet dosyasında asıl olan tutukluluktur. Tutuklanmamış olması da kaygımızın nedenini de gösteriyor. Mahkeme de cezasızlığı engellemek için bir çaba sarf etmedi. Sanığın kasten öldürmeden cezalandırılması ve tutuklanmasını istiyoruz.”

Beraat kararı verildi

 Duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, yargılama aşamasında alınan raporlar, görüntü kayıtları, otopsi raporları ve ATK raporları doğrultusunda sanığın suçu işlediğini gösterir ve cezalandırılmasına yeter nitelikte her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediğinden, oy çokluğuyla beraat kararı verdi. Mahkeme heyeti, gerçek failin bulunması amacıyla olay yerinde görevli tüm polisler ile daha önce takipsizlik kararı verilen polisler hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmasını kararlaştırdı. 

Beraat kararına katılmayan bir hakim ise sanığın eyleminin “bilinçli taksir ile adam öldürme” suçunu oluşturduğu söyledi.

Adliyelerden adaletsizlik çıkıyor

Duruşmanın ardından Kurkut’un ağabeyi Cihan Kurkut ile HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, milletvekilleri Nuran İmir, Hişyar Özsoy ve Fatma Kurtalan’ın da aralarında bulunduğu heyet, Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı. 

HDP’li Meral Danış Beştaş, cezasızlık politikasına bir davanın daha eklendiğini söyledi. Beştaş, ”Onlar için tek önemli şey, devlet adına suç işleyenleri aklamak. Davayı izledik ve bu bizim ilk tanık olduğumuz cezasızlık davası değil. İlk tanık olduğumuz beraat kararı değil. Bu adliyelerde her zaman adaletsizlik çıkıyor. Her zaman Kürt’e karşı işlenen cinayetleri aklama kararı çıkıyor. Kürt halkı yüz yıldır bu ülkede haksız, hukuksuz bir şekilde öldürüldüğünü ispatlamaya çalışıyor ama öldürüldüğünü ispatlayamıyor. Kameralar önünde, üst tarafı çıplak bir vaziyette, herkesin canlı tanıklığıyla işlenen bir cinayette de Kemal Kurkut öldürüldüğünü ispatlayamadı” ifadelerini kullandı.

Delillere rağmen beraat

Dosya avukatlarından Sidar Avşar, “Kurkut davasında, soruşturma aşamasında adil yargılama yapmak yönünde adımlardan çok sanığı bu suçtan kurtarmaya yönelik bir süreçti. Biz bunu mahkeme safhalarında ve bu gün de dile getirdik. Şöyle bir durum var: Sanık hedef alarak açık ve net bir şekilde Kemal’i hedef alarak ateş etmiş. Sanık polis de zaten ateş ettiğini inkar etmiyor. ‘Ben ateş ettim’ diyor. Burada sıkıntı kurşunun hangi silahtan çıktığı tespitiydi. Bugünkü karar da bundan dolayı alındı. Bizi şaşırtan bir karar değil, mahkeme sürecinde zaten sanığı cezadan kurtarma, cezasızlık yönünde adımlar attı” diye konuştu.

 Avukat Serdar Çelebi de dosyanın başlangıcından beri bir yargılama varmış gibi davranıldığını ama asıl hedefin cezasızlık olduğunu dile getirerek, şunları ifade etti: “Aslında yabancısı olmadığımız bir durum, benzer dosyalardan verilen çok sayıda karar var. Çocuk denilebilecek bir genç, kameraların önünde göz göre göre katledildi. Bu durum otopsi raporunda, polis araçlarındaki kameralarda kendini gösterdi. Kimin ateş ettiği belliydi. ‘Olası kastla adam öldürmekten’ sanık polis hakkında iddianame hazırlandı. Gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında etkin bir soruşturmanın yürütülmesi için birçok talebimiz oldu ama bu taleplerimiz görmezden gelindi. Nihayetinde hiçbir şey yaşanmamış gibi mahkeme sanığın beraatına karar verdi. İstinaf Mahkemesi, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi safhaları var. Mücadelemizi sürdüreceğiz.”  AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.