KDP'den ters kelepçeli sorgu

7 Nisan 2022 Perşembe - 19:45

Musa Çiftçi

Musa Çiftçi

  •  Türk devletinin zindanlarında 5 yıl tutulan, ardından 20 yıl daha ceza verildiği için 7 yıldır Güney’de yaşayan HDP’li Musa Çiftçi, KDP tarafından gözaltına alınıp 28 gün sonra bırakıldı. Çiftçi, gözleri bağlı ve ters kelepçeli sorgunun ardından yatacak yeri olmayan bir odada 140 kişiyle tutulduğunu söyledi. 
  •  KDP’nin muhalif olan herkesi topladığını ve bunun yeni savaş konseptiyle ilgisini olduğunu belirten Çiftçi, şunları söyledi: “Türkiye’de de gözaltında işkenceyi gören biriyim ama böyle bir uygulamayı ilk defa burada gördüm ve yaşadım. Bunun ciddi anlamda ele alınıp teşhir edilmesi gerekiyor. 
  •  Büyük bir trajediydi. DAİŞ ile mücadelede gazi olmuş ve ayağında platin olan bir pêşmerge, DAİŞ’liler ile aynı yerde tutuluyor. Babası DAİŞ ile mücadelede şehit düşmüş biri de DAİŞ elemanlarıyla aynı kapta yemek zorunda kalıyor. Bu şekilde bütün muhalif sesleri bastırmaya çalışıyor.” 

 

Hewlêr’de KDP’ye bağlı asayişi güçleri tarafından 28 gün alıkonulan HDP’li Musa Çiftçi, “Gözlerimi bezle bağlayıp ters kelepçeli bir halde ifadem alındı” dedi. 

Türkiye’de hakkında açılan davalardan dolayı 2015’te Federe Kürdistan’a gitmek zorunda kalan Kürt siyasetçi Musa Çiftçi, 7 yıldır Süleymaniye kentinde yaşıyor. Hakkari’de 2014-2015’te Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Başkanlığı’nı yapan Çiftçi, tutuklanarak bir süre cezaevinde kaldı. Birçok kez gözaltına alınıp tutuklanan Çiftçi, toplam 5 yıl cezaevinde kaldı. ‘KCK Şırnak Davası’nda 22 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Çiftçi, 2015’te cezaevinden çıktıktan sonra yaşadığı baskılardan dolayı Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldı. 

Süleymaniye’de siyasi çalışmalarını sürdüren Çiftçi, Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP) yıllarca görev aldı. HDP üyesi Çiftçi, 8 Mart’ta Hewlêr’de ailesini almaya gittiğinde Hewlêr’in Şeqlewa ilçesinde Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) bağlı asayiş güçleri tarafından alıkonuldu. Hewlêr Asayişi’ne götürülen Çiftçi hakkında, 28 gün boyunca kimseye hiçbir bilgi verilmedi. 28 gün sonra 4 Nisan’da serbest bırakılan Çiftçi, maruz kaldığı uygulamaları, MA’dan Zeynep Durgut’a anlattı. 

 Yatacak yer yoktu

Hewlêr’de kendisiyle beraber yüzlerce kişinin farklı nedenlerle nezarethanede tutulduğunu aktaran Çiftçi, “Asayiş üyeleri ifademi alırken, gözlerimi bezle bağlayıp, ellerimi de ters kelepçeledi. Hiçbir yerde böyle bir uygulamanın olduğuna inanmıyorum. 140 kişilik odalarda tutuluyorduk. Yatacak yer bulamıyorduk. Asayişte, Türkiye’de gözaltına alınıp, ‘örgüt üyesi’ gibi suçlamalar da bize yönetildi. PKK adına Süleymaniye’de çalışma yürüttüğüme dair iddialar ortaya attılar ve bu nedenle alıkonulduğumu söylediler” dedi. 

HDP’lileri düşman görüyor

KDP’nin bölgede korku politikasını uyguladığını belirten Çiftçi, bu uygulamaların sadece HDP üyelerine değil, tüm kesimlere yönelik olduğunu ifade etti. Çiftçi, şöyle devam etti: “KDP kendisine muhalif olan kim varsa veya kendisini eleştiren üyelerine bile büyük bir gözaltı furyası, baskı ve şiddet uyguluyor. Bu şekilde var olan bütün muhalif sesleri bastırmaya çalışıyor. Korkuyu kendi halkına da yansıtmak için bunu yapıyor. HDP üyelerine yönelik özel uygulamaları var. Türkiye’yi memnun etmeye yönelik mi, yoksa kendi korkularından mı bilmiyorum. Gerçek şu ki; ciddi bir baskı var. HDP üyelerini kendine düşman gören bir anlayış var.”  

Ciddi olarak teşhir edilmeli

Artan baskıların Federe Kürdistan’da devreye konulmak istenilen yeni bir savaş konseptinin parçası olduğunu vurgulayan Çiftçi, tutulduğu yerde 800’e yakın kişinin bulunduğu; bunlar arasında pêşmerge, asayiş üyeleri, çatışmalarda şehit düşen pêşmergelerin çocukları ve pêşmerge gazilerinin de olduğuna işaret etti. Çiftçi, “KDP’nin kendi halkına reva gördüğü uygulamalar dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz. Gözaltında işkenceyi gören biriyim ama böyle bir uygulamayı ilk defa burada gördüm ve yaşadım. Bunun ciddi anlamda ele alınıp teşhir edilmesi gerekiyor. İnsan kendi halkına, akrabalarına ve çevresine böyle bir muameleyi nasıl reva görebilir? Büyük bir trajediydi. DAİŞ ile mücadelede gazi olmuş ve ayağında platin olan bir pêşmerge DAİŞ’liler ile aynı yerde tutuluyor. Yine babası DAİŞ ile mücadelede şehit düşmüş biri de DAİŞ üyeleriyle aynı kapta yemek zorunda kalıyor” şekinde konuştu.  ŞIRNAK

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.