KDP dışında çatışma isteyen yok

30 Kasım 2020 Pazartesi - 21:01

  • KNK Eşbaşkanı Ehmed Karamus başkanlığındaki heyetin, iç çatışmaya karşı Güney Kürdistan’daki temasları dün de devam etti. Goran Hareketi Temsilcisi Meran Saleh, KDP dışında kimsenin çatışma istemediğini söyledi.

 

ERKAN GÜLBAHÇE / SAARBRÜCKEN

Kürt siyasi parti ve örgüt temsilcileri, "Her şeyden önce diyalog olmalı. Sorunun çözümü Kürtlerin bir masa etrafından toplanmasından geçer" dedi.

Gazetemize konuşan Goran Hareketi Temsilcisi Meran Saleh, Kürtlerin aralarındaki sorunları kendi aralarında ve diyalog yoluyla çözmesinin önemine vurgu yaparak, "Sıcak bir çatışmayı asla kabul etmeyiz. Olası sıcak çatışmayı önlemek için sonuna kadar da tüm imkanlarımızla mücadele ederiz" dedi. "Bizim en büyük silahımız demokrasi ve diyalogdur" diyen Saleh, Kürtler arasında kardeş kavgasına karşı Federe Kürdistan Parlamentosu’nun karar alması için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. "Güney Kürdistan halkı kardeş kavgasını istemiyor. KDP’nin dışında hiçbir Kürt partisi kardeş kavgasını istemiyor" diyen Saleh, şöyle devam etti: "Parlamento adına çıkıp savaş kararı aldıklarını söyleyebilirler. Başkan, başbakan, içişleri, dış işleri, maliye, pêşmerge vb. tüm kilit noktaları Barzani Ailesi ele geçirmiş. Aile gibi yönetiyor ve ailece aldıkları savaş kararını Güney Kürdistan’a mal edebilirler. Eğer bir karar alınacaksa Güney Kürdistan’daki tüm oluşumların başkanları toplanıp karar almalı."

KDP vekalet savaşında

KDP’nin Türk devletinin stratejisini hayata geçirdiğini savunan Saleh, "Maalesef KDP vekalet savaşı yürütecek. Türkiye’yi temsilen bir savaşa girerek Kürtleri katledecek. Erdoğan Suriye, Libya ve diğer bölgelerde sıkışmış durumda. Ekonomi olarak bir çıkmazda. KDP üzerinden PKK’ye karşı vereceği savaş ile halkının birliğini sağlamaya çalışıyor. KDP Kürt kardeşlerine karşı vekalet savaşına girişmemeli" dedi.

"Sorunun çözümü PKK, KDP, YNK, Goran ve diğer Kürt partilerinin yetkililerin bir masa etrafında toplanmasından geçer" diyen Saleh, "İşgalci güçler ile birlikte yapılan planlar Kürtlere gözyaşı olarak geri dönecektir. Her şeyden önce diyalog olmalı" vurgusunda bulundu.

Halkımız taraf olmalı

Güney halkının da savaşa karşı duracağını belirten Saleh, şunları ekledi: "Daha önce gerçekleştiği gibi halkımız el ele tutuşarak kuracağı zincir ile iki gücün arasına girebilir. Halkımız bedenleri ile kardeş kavgasının önüne geçmelidir. Halkımız yurt dışında kampanyalar düzenlemeli. İmzalar toplamalı ve iki tarafa sunup kardeş kavgasını istemediğini haykırmalı. Yani kardeş kavgasının olmaması için bir taraf oluşturmalı."

Türkiye’nin piyonu olmayın

Tevgera Nûjen a Kurdistan (TNK-S) Suriye Başkanı Dr. Rizgar Qasim da Kürtler arası kardeş kavgasının yakın tarihteki acı faturasına dikkat çekerek, "Sadece kınamak, taraflara çağrı yapmak yetmez, harekete geçmek ve kardeş kavgasının nedenlerinin ortadan kaldırılması gerekiyor" dedi. "Kardeş kavgasında en tecrübeli Kürt tarafı KDP’dir. Tüm kardeş kavgalarında KDP var" diyen Qasim, şunları ifade etti: "Bugün yaşananlarda Türk devletinin kirli rolünü net olarak görebiliyoruz. Türk devleti KDP’yi kendi sitemleri noktasında istediği gibi kullanıyor. PKK tarafının açıklamaları ulusal bir ruhla yapılmıştır. Umut ediyorum KDP buna uygun bir tutum alır, hiçbir Kürt gücü düşman tarafından ucuz bir piyona dönüşmez."

PKK’nin varlığı sorgulanamaz

Kardeş kavgasının, tüm parçaları olumsuz etkileyeceğini kaydeden Qasim, "Rojava Kürdistan’ında 14 bine yakın Kürt gencinin bedeli ile kazanılan kazanımlar da tehlike altına girecektir. Kürtler sorunlarını diplomasi ve diyalog ile halletmeli. Kardeş kavgası kırmızı çizgi yapılmalı ve hiç kimse bu kırmızı çizgiyi aşmamalı. Kürtlerin ve Kürdistan’ın çıkarları her şeyin üstündedir" diye konuştu. PKK’nin DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyi hatırlatarak, hiç kimsenin PKK’nin Güney Kürdistan’daki varlığını sorgulama ve çıkmasını isteme hakkı olmadığını belirten Qasim, tüm Kürt siyasi partilerine KNK öncülüğünde geliştirilmeye çalışılan ulusal kongre çatısı altında toplanma çağrısında bulundu.

Tüm Kürt kazanımları hedef

Şengal Diaspora Meclis Başkanı Fikret İgrek ise Türk devletinin Kürtlere karşı topyekun bir savaş ilan ettiğini belirterek, "Türk devletinin Rojava işgal girişimleri, Şengal’e saldırıları, Başûr’da gerçekleştirdiği saldırılar Kürtlere karşı topyekun bir imhayı gütmektedir" dedi. Kürt halkının kazanımlarını tasfiye etmenin hedeflendiğini kaydeden İgrek, "KDP ve Türk devletinin işbirliği ile Güney Kürdistan’da PKK’ye karşı gerçekleştirilen saldırıları sırf PKK’ye yapılmış olarak görürsek yanılgıya düşeriz. Bu saldırılar Türkiye’nin dayatması ile Kürt halkının dört parçadaki kazanımlarını yok etmeye yönelik belirli bir plan kapsamında yapılmış saldırılardır" dedi.

DAİŞ’in başaramadığını deniyorlar

Şengal’de Êzîdî halkının kendi öz savunma birliklerini oluşturduğunu kaydeden İgrek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk devleti KDP’yi yanına alarak Şengal’de DAİŞ’in başarmadığını tekrardan deneyerek Êzîdîleri orada teslim almak ve savunmasız bırakarak ortada bırakmak istiyor. Siyasetçi, akademisyen, aydın herkesin bu ihanete karşı söyleyecek bir şeylerinin olması gerekiyor."

Vebali altında kalırız

Kürdistan İslam Partisi (PİK) Başkanı Hikmet Serbilind da Kürtler arası kardeş kavgasının Kürt halkına büyük yıkımlar getireceği uyarısında bulunarak, "İşgalci Türk devleti, PKK’yi bahane ederek Güney Kürdistan’ı işgal etmek istiyor. Rojava’da da tüm imkanlarıyla kirli bir savaş yürütüyor. Bu saldırıları Türkiye ve İran ortak bir strateji ile gerçekleştiriyor" dedi. "Kürtler çok uyanık olmalı" diye uyaran Serbilind, şöyle konuştu: "Güney Kürdistan’da iki Kürt gücünün arasındaki gerginliğin savaşa dönüşmemesi için, kardeş kanının dökülmemesi için harekete geçmeli ve kardeş kavgasına engel olmalıdır. Yaşanan çatışma tüm Kürtler için felaket olur. Dört parça Kürdistan’daki siyasi hareketlere büyük görevler düşmektedir. Kendi aralarında diyalog kurmaları ve sorunun çözümü için harekete geçmeleri gerekiyor. Bunu başarmazsak bütün Kürt siyasi çevreleri bu vebalin altında kalırız ve bunun bedelini tüm Kürtler öder. Kürtler arası kavga bizim kırmızı çizgimizdir. Kürt halkı birliğini sağlayıp düşmanlarına karşı ortak ve ulusal bir strateji ile hareket etmelidir."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.