KDP şehitlere 'ölüm' biçiyor

5 Ağustos 2022 Cuma - 21:30

Kameran Osman

Kameran Osman

  •  KDP yönetimi, Türk devletinin 2017'den beri katlettiği sivilleri, 'şehit' olarak kabul edip bunun gereğini yapmadığı gibi hileli ölüm kayıtları düzenliyor. CPT'ye göre; Türk saldırılarında katledilenler, kayıtlara "kalp krizinden öldü" veya "trafik kazasında öldü" şeklinde de geçirildi.

 

MIHEME PORGEBOL/AMED

Türk devletinin saldırılarında katledilen Güney Kürdistanlı yurttaşlar, Federe Kürdistan Hükümeti tarafından şehit ilan edilmediği gibi Adli Tıp Kurumu tutanaklarına gerçek ölüm sebebi resmi olarak geçirilmiyor. CPT'den Kameran Osman, Bradost'daki hava saldırısında şehit düşen bir sivilin “trafik kazasında öldü”; Zergelê’de evine isabet eden bombalar sonucu şehit düşen yurttaşın da "kalp krizinden öldü" şeklinde kayıtlara geçirildiğini söyledi. Osman, kayıtlara yanlış geçen bilgilerin düzeltilmesi için CPT olarak girişimlerde bulunduklarını; raporlarını ulusal ve uluslararası mercilere ilettiklerini belirterek, "Irak hükümeti ile görüşmeler yaptık, iki hafta sonra da görüşeceğiz” dedi. 

Federe Kürdistan'da 2017'den beri şiddetten arındırılmış bir diyalog zemini için sivil toplum mücadelesi veren Community Peacemaker Team (CPT – Topluluklar Arası Barış Grubu) Temsilciliği raporlarına göre; Türk devletinin son 5 yıllık saldırılarında en az 138 sivil yurttaş katledildi, 204 yurttaş da yaralandı. CPT Temsilcisi Kameran Osman, Türk devletinin bu süre içinde Güney Kürdistan topraklarında 64 adet tam donanımlı yeni askeri üs inşa ettiğini; bu üslerden de sivillerin ve yerleşim alanlarının hedef alındığını söyledi. 

İnsansızlaştırma çabası ve Perex köyü örneği

Türk devletinin, insansızlaştırma politikasının gereği köylerin boşaltılmasını sağlamaya çalıştığını kaydeden Osman, son katliamın yapıldığı Perex köyünü örnek vererek izah etti. Bunan göre; Türk ordusu, 2020'de Perex köyüne yakın bölgede iki adet askeri üs inşa etti. Eşzamanlı olarak köylülere baskı kurarak yaşadıkları yerleri terk etmelerini istedi. Bölgedeki 11 köyden 10'u baskı ve saldırılara daha fazla direnemeyip boşaltıldı. Perex sakinleri ise köylerini terk etmedi. Bunun üzerine Türk askerleri, köylülere terk etmeleri için baskıyı süreklileştirdi. "Köyü terketmediğiniz takdirde sizi PKK’lı sayacağız" denildi ama halk yine de terk etmedi. Bunun üzerine 15 Haziran 2022’de Perex’e bombardıman düzenledi ve köylülerden Nazir Omer ile Mohammed Nazir Omer yaralandı. Son olarak da Perex'deki piknik alanı bombalayıp katliam yaptı. 

Güney'i işgal etmek istiyor

Dolayısıyla Türkiye’nin buradaki niyetinin çok açık olduğunu belirten Osman, köylülerin yaşadıkları yerleri terk etmesini, böylece işgal saldırısı ve alanlarını genişletmek istediğini söyledi. Bunun için insan haklarını ayaklar altına aldığını; dünyanın gözleri önünde sivil insanları şehit ettiğini ifade eden Osman, şöyle devam etti: “Türkiye savaşı genişletebileceği alanlar yaratmak istiyor. Savaşı köylere taşımak istiyor. Güney Kürdistan köylerini insandan arındırmak istiyor. Tampon bölge dediği bu. Bunun siyasi olarak anlamı şudur: Türkiye, Güney Kürdistan’ı işgal etmek istiyor. 149 köy boşaltıldı. Türkiye boşaltılan bu köylere savaşı taşıyıp buraları işgal etmek istiyor.” 

Şehitler kayıtlara işlenmiyor

Güney Kürdistan'ı savunmanın, halkın can ve mal güvenliğini sağlamanın, Irak ve Federe Kürdistan hükümetlerinin asıl görevi olduğunu, ancak bunun yerine getirilmediğini vurgulayan Osman, Türk saldırılarında katledilen ve yaralanan sivillere ilişkin bilgilerini bile doğru bir şekilde kayıt altına alınmadığını, açıklanmadığını söyledi. Osman, şu çarpıcı bilgilerle devam etti: "Eğer saldırıları durduramıyorlarsa bile şehadetler hakkında doğru bilgi yayımlayabilirler. Bu bilgileri doğru bir şekilde açıklamıyorlar. Türk ordusunun Bradost bölgesinde gerçekleştirdiği hava saldırısında şehit düşen bir sivil, Federe Kürdistan Hükümeti tarafından kayıtlara 'trafik kazasında öldü' şeklinde yazıldı. Zergelê’de evine isabet eden bombalar sonucu şehit düşen yurttaş ise kayıtlara 'kalp krizinden öldü' şeklinde geçirildi. Yanlış bilgilerin düzeltilmesi için CPT olarak girişimlerde bulunduk. Bunlara ilişkin raporlarımızı ulusal ve uluslararası mercilere ilettik. Ellerindeki yanlış bilgileri düzeltsinler diye Irak hükümetine de ilettik bu raporları. Irak hükümeti ile bu yanlış bilgileri düzeltmeleri için görüşmeler yaptık. İki hafta sonra bu konuya ilişkin yeni görüşmelerimiz de olacak.” 

Ciddi bir tutum takınılmalı

Perex’teki son katliama ilişkin tepkilerin de yetersizliğine işaret eden Osman, “Yeterli bir tutum olabilmesi için açık bir şekilde Türkiye’nin Güney Kürdistan’daki işgal saldırılarının ilk olmadığını ve sivil yurttaşları hedef aldığını söyleyebilmeliler. Türkiye’nin defalardır sivil yurttaşları hedef aldığını açıklamalılar. Türkiye’yi resmin açık ve net sorumlu tutabilmeleri gerekiyor. Bunun ulasal ve uluslararası düzeyde gereğini yapabilmeliler. Bu yaşananlar ilk değil, bu yüzden artık Türkiye’ye karşı ciddi bir tutum takınılması gerekiyor. Türkiye’nin saldırıları açık bir şekilde kınanmalı. İşgal saldırılarını durdurmalılar” şeklinde konuştu. 

Sivil yaşamı bitiriyor

Türk devletinin işgal saldırılarının, bölgedeki sosyal yaşamı bitirdiğini ve yurttaşlarda travmalara sebep olduğunu belirten CPT Temsilcisi Kameran Osman, şunları ekledi: “Türk ordusunun bombardımanları, köylülerin, çiftçilerin bütün işlerinin durmasına sebep oluyor. Bütün üretim durdu. İnsanlar köylerini boşalttı ve köylerine dönemiyor. 149 köy boşaltıldı. Bu köylerde yaşayan insanlar evlerine dönemiyor. Hewlêr, Silêmanî ve Dihok’ta yaşayan insanlar bombardımanlardan korkuyor. Türkiye’nin saldırıları sadece sınır hattında gerçekleşmiyor. Güney Kürdistan’ın tamamındadır. Bugün bile Ranya’da katliam gerçekleştirdi. Bu yüzden Türkiye’nin saldırılarına karşı önlem alınması gerek. Türklerin dron saldırıları uluslararası destek olmadan gerçekleşemez. Türkiye, uluslararası güçlerin verdiği silahlarla Güney Kürdistan’daki sivilleri; kadın ve çocukları hedef alıyor. Uluslararası güçler, Türkiye’ye desteğini çekmeli.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.