•  KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türk devletinin, öncekilerde görüldüğü gibi sadece işgal etmekle kalmayıp demografik yapıyı değiştirdiğini hatırlatarak, Kuzey-Doğu Suriye'nin tamamını Kürtsüzleştiren bir projeyi hayata geçirmek istediğini söyledi. 
  •  Yeni AKP-MHP hükümetinin, Kürt soykırımını gerçekleştirmek amacıyla oluşturulmuş tam bir özel savaş hükümeti olduğunu belirten Eşbaşkanlık, "Rojava'ya saldırılar soykırımın parçasıdır. Kürt halkı ve dostları, devrime daha fazla sahip çıkmalı. Rojava'daki halkımız da toprağını bırakmamalı” dedi.

Dünyanın hiçbir yerinde bir yerin demografyası değiştirilerek mültecilere yer bulma yönteminin esas alınmadığının altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, ilgili devletleri ve uluslarrası kurumları, Türk devletinin Kürt soykırım siyasetini perdelemek amaçlı söylemlerine itibar edilmemesini ve işgal saldırılarına sessiz kalınmamasını istedi. 

Türk devleti, 7 Haziran'dan beri Kuzey-Doğu Suriye'ye saldırılarını arttırdı. Son olarak Til Rifet Hastanesi de hedef alındı. Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), Özerk Yönetim’in Suriye krizinin çözümü için 9 maddelik deklarasyonu ilan etmesi ve DAIŞ çetesi elemanlarının yargılamaya karar vermesiyle bölge genelinde saldırıların arttığına dikkat çekti. TEV-DEM, Rusya ile ABD’nin öncülük ettiği Uluslararası Koalisyon’un saldırılara müdahale etmek istemediğini belirtti. Türk devletinin bölgenin istikrarını yok etmek ve DAIŞ'lilerin yargılanmasını engellemek için saldırılarını yoğunlaştırdığına işaret eden TEV-DEM, Birleşmiş Milletler (BM), insan hakları örgütleri ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (ICRC) bu saldırıların asıl sorumlusu olduğunu, saldırılara karşı sessizliklerinin gerçek bir felakete yol açacağın söyledi. 

Kürt düşmanlığının parçası

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da artan saldırılarla ilgili dün yazılı bir açıklama yaptı. Türk devleti, Kürt düşmanı bir zihniyete sahip olduğunu, Kürtleri soykırımdan geçirmek ve Kürtler adına ne varsa ortadan kaldırıp yok etmek istediğini hatırlatan Eşbaşkanlık, "Türk devletinin Rojava ve Suriye'ye yönelik siyaseti de bu kapsamdadır. Uluslararası güçler, devletler de Türk devletinin bu gerçeğini bilmektedir fakat Türk devletiyle olan çıkar ilişkilerinden dolayı buna sessiz kalmaktadır" dedi. 

İşgal etmekle yetinmiyor

Türk devletinin, Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye'de ortaya çıkan demokratik sistemi ortadan kaldırmaya çalıştığını kaydeden Eşbaşkanlık, şunları ifade etti: "Efrîn, Girê Sipî ve Serêkaniyê'deki işgallerde görüldüğü gibi Türk devleti sadece buraları işgal etmekle kalmıyor, demografik yapıyı değiştiriyor. Kürtleri yaşadıkları yerlerden sürerek, Rojava'yı Kürtsüzleştiren bir projeyi hayata geçirmek istiyor. Şimdi de diğer bölgelerini işgal ederek, bu politikayı daha geniş alanlarda hayata geçirmeyi hedefliyor. Nihai hedefi ise Kuzey-Doğu Suriye'nin tamanını işgal ederek buradaki demokratik sistemi ortadan kaldırmak ve Kürtleri yerlerinden ederek Rojava'yı Kürtlerden boşaltmaktır. Dünyanın hiçbir yerinde bir yerin demografyası değiştirilerek mültecilere yer bulma yöntemi esas alınmamıştır, alınamaz. Dolayısıyla Türk devletinin bu söylemleri soykırım siyasetini perdelemek amacıyladır ve buna kesinlikle itibar edilemez."

Şam yönetimi tavır almalı

Türk devletinin şimdiye kadar işgal ettiği her yere kendi sistemini götürüp kendine ait yerler gibi yönettiğine işaret eden Eşbaşkanlık, "İlhak ediyor. Bu açıdan Suriye devletinin ve Suriye devletinin yanında olduğunu yansıtan tüm güçlerin Türk devletinin bu işgal ve ilhakına karşı tutum alması gerekmektedir" dedi.

Türk devletinin bazı hain ve iş birlikçi 'Kürtleri' yanında tutarak soykırım gerçeğini örtmeye, bununla dışarıya böyle bir izlenim vermemeye çalıştığına dikkat çeken Eşbaşkanlık, "Fakat Türk devleti artık bu yöntemle bu gerçeğini saklayamaz, bazı hain iş birlikçi Kürtleri bir maske olarak kullanamaz, çünkü Kurdistan halkı bu gerçeği fark edecek ve ne ifade ettiğini anlayacak kadar bilinç ve irade sahibidir" diye vurguladı. 

Uluslarası sessizlik kabul edilemez 

Kürt soykırım planı tüm dünyanın gözü önünde uygulanırken uluslararası sessizliğin de devam ettiğini belirten Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: "Erdoğan, Kürt soykırımı planını BM toplantısında tüm devletlerin gözü önünde açıkladı ve hiç kimseden buna bir itiraz gelmedi. Bu durum devletlerin ve BM'nin hakkaniyetten ve adaletten ne kadar uzak olduğunu ve bu değerlerle ters düştüğünü göstermektedir. Devletlerin ve uluslararası kurumların bu tutumları kabul edilemez. Devletler, hakkaniyeti açıkça ortadan kaldıran bu ikiyüzlü tutumdan vazgeçmelidir. Artık halklar, devletlerin bu tutumunu kabul etmemeli. Halkların ve demokrasi güçlerinin böyle bir sorumluluğu ve bunu yapacak güçleri vardır. Buraya olan saldırı, insanlığın evrensel değerlerine bir saldırı olarak addedilerek tutum geliştirilmeli ve tepki gösterilmelidir. Ortaya konulacak tutum sonuç alıcı düzeyde ve herkese geri adım attıracak güçte ve etkide olmalıdır."

Tam bir özel savaş hükümeti

AKP-MHP iktidarının bu son saldırılarla yeni bir işgalin ve katliamın zeminini oluşturmaya çalıştığını, Kürt halkının da ülkede ve yurt dışında bulunduğu her yerde Rojava'ya sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Eşbaşkanlık, şunların altını çizdi: "Yeni hükümet, Kürt soykırımını gerçekleştirmek amacıyla oluşturulmuş tam bir özel savaş hükümetidir. Bu hükümet ve onun başındaki faşist şef Erdoğan, kesinlikle Kürtleri temsil etmemekte ve Kürtleri yönetme hakkına sahip değildir. Kürtler bu faşist rejime ve sisteme karşı net bir tutum ortaya koymuş ve reddetmiştir. Zaten bu rejimin Kürtlere dayattığı tek şey soykırımdır, Rojava'ya yönelik başlatılan saldırılar da bunun bir parçasıdır. Kürt halkı ve dostları bu gerçeği daha iyi görerek, Rojava Devrimi'ne daha fazla sahip çıkmalı. Rojava'daki halkımız da tüm Kurdistan halkıyla direniş tutumunu daha güçlü bir şekilde sürdürmeli. Halkımızdan hiç kimse yerini, toprağını bırakmamalı, saldırılara karşı topyekun bir direniş içerisinde olmalıdır.”  QAMIŞLO

HRE şehitleri uğurlandı

Efrîn ve Şehba Kantonu’ndan binlerce yurttaş, Şehba Kantonu’nun Fafîn ilçesindeki Avrîn Hastanesi önünde bir araya gelerek, 14 Haziran’da şehit düşen Yusif Hiso (Rizgar Welat) ve Kawa Hesen’in (Rojhat Bêkes) cenazesi aldı. Cenazeler, Şehba Kantonu’nun Ehras ilçesindeki Çağın Direnişi Şehitleri Şehitliği’ne doğru yola çıkarıldı. Şehitlikte düzenlenen törende konuşan Efrîn ve Şehba Kantonu Şehit Aileleri Meclisi Yöneticisi Ebdulhenan Mamo, şehit ailelerine ve bölge halkına başsağlığı diledi. Mamo, şehitlerin hedeflerini gerçekleştirene ve işgal altındaki bölgeleri kurtarana kadar mücadele edeceklerini söyledi. ANHA/ŞEHBA