Kızının taziyesinde oğlunun şehit haberini aldı

Dosya Haberleri —

24 Ocak 2022 Pazartesi - 20:30

Esmer Çıkmaz

Esmer Çıkmaz

  • İki çocuğunu özyönetim direnişi sırasında şehit veren Esmer Çıkmaz: "Bizi susturmak istiyorlar. Cizre’de yaşananları anlatmayalım istiyorlar. Cizre’de yapılanları söyleyeceğim asla çocuklarımın yolundan geri dönmeyeceğim."

ERDAL BAZ/HAKKARİ

Türk devleti Temmuz 2015 tarihinden itibaren Kürdistan kentlerini büyük bir askeri abluka altına alarak, 7 şehrin 22 ilçesinde onlarca mahalleyi kapsayacak şekilde toplamda 817 güne varan sokağa çıkma yasakları ilan etti. Bu yasakların ilan edildiği Kürdistan kentlerinin başında Cizre geliyordu. Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 79 gün boyunca devam etti ve 2 Mart 2016 tarihinde kaldırıldı.

117 kişi katledildi

İnsan hakları örgütlerinin yayınladıkları raporlara göre Cizre kent genelinde yasaklar sırasında 288 kişi yaşamını yitirdi. Bunlardan 177’sinin tarihe Cizre bodrumlarında öldürüldüğü raporlandı. Hazırlanan raporda bu bodrumda can verenlerin ateşli silahlarla öldürülüp daha sonra yakıldıklarına dair belgeler mevcut. Bodrumda katledilen 14 kişinin cenazelerinin akıbeti hala bilinmiyor. 

Biz diz çökmedik

Cizre Bodrumları'nda katledilen 177 kişiden biri de Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’tu. Mehmet Tunç ve yanındakiler teslim olmayı kabul etmediler Tunç’un “Biz diz çökmedik. Kalan insanların bizimle gurur duyması lazım” sözleriyle kentte yaşananlar hafızalara kazındı. Cizre direnişi bu sözlerle tarihe geçti. 

İki çocuğunu kaybetti

Sadece Tunç ailesi değil. Aynı zamanda Cizre’de elinizi nereye atarsanız, hangi kapıyı çalarsanız o güne dair bir hikaye ve bir acı bulursunuz. Esmer Çıkmaz da o hikayelerden birinin sahibi. Bir kızı Yasemin Çıkmaz’ı Cizre bodrumlarında kaybeden Esmer Çıkmaz, çocuğunun taziyesinde diğer çocuğu Vahap Çıkmaz’ın da Şırnak’ın İdil ilçesindeki özyönetim direnişlerinde şehit olduğu haberini alır. Bir çocuğu da hala gerilla saflarında olan Esmer Çıkmaz, “O günlerden bahsettiğimde sanki o çocukların hepsi etrafıma toplanmış da beni dinliyor gibi üzerimde bir ağırlık hissediyorum” diyor. 

Devlet peşimizi bırakmadı

Şırnak’ın Alkemer köyünden olan Esmer Çıkmaz, 1990’lı yıllarda devletin zorla koruculaştırma politikalarını kabul etmedikleri için köylerinin yakıldığını ve Cizre’ye gelmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Devletin baskıları Cizre’de de devam ettiğini belirtiyor Çıkmaz ve ekliyor: “Ben 7 çocuk annesiyim. Çocuklarımı açlık, yoksulluk, sefalet ve devlet baskısının altında büyüttüm. Köyümüzü yaktılar. Cizre’ye geldik ama devlet burada da peşimizi bırakmadı.” 

Köyümüzü yakıp yıktılar

“Devlet 90’larda köyümüzü yakıp yıktı; biz kalktık Cizre’ye geldik. Devlet bu sefer de Cizre’yi yakıp yıktı” diyen Çıkmaz, devletin 2016 yılında çocuklarını yaktığını ve yaşamlarını bitirdiğini ifade ediyor. Cizre’nin Kürtlüğünden vazgeçmediğini belirten Çıkmaz, devletin bu nedenle kendilerine saldırdığını ifade ediyor.

12-13 yaşında çocuklar katledildi

Çocuklarının kendilerini korumak için o barikatları kurduğunu dile getiren Çıkmaz, Cizre’de yasaklara giden süreci şöyle özetliyor: “Biliyorsunuz bir çözüm süreci vardı. Artık kan ve savaş yoktu. Ancak bu çok uzun sürmedi, devlet Kürtlerin güçlendiğini gördükçe saldırmaya başladı. Bir yandan ‘çözüm süreci’ yürütülürken bir yandan da Cizre’de her gün evler basılıyordu, çocuklarımız tutuklanıyordu. Çocuklarımız kendilerini korumak için mahallelere barikat yapmaya başladı. Bundan başka çareleri de yoktu. Çünkü tutuklanıyorlardı. İşkence görüyorlardı. Barikatları kaldıracakları gün bile Nihat, adından 12 yaşındaki bir çocuk herkesin gözü önünde vuruldu. Ümit Kurt, daha 13 yaşındaydı öldürüldüğünde. Kimse bunları görmüyor. Bunları görmeyenler barikatları kuranları suçluyor.”