- ÖHD Eşbaşkanı Ekin Yeter Moray, Kürt sorununun demokratik çözümü için Kürt Halk Önderi'nin Meclis komisyonunca dinlenmesi gerektiğini söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Grubu'nun silah imha törenine de katılan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Eşbaşkanı Ekin Yeter Moray, Meclis'te kurulan komisyonun yasal bir zemine oturtulmadığını hatırlatarak, sürecin önemli bir ayağının eksik kalmasına neden olduğunu söyledi. Moray, “Sivil toplum kuruluşlarının sürece katkı sunma istekleri ve talepleri var. Hala süreçte kendilerini nereye konumlandıracaklarını bilemiyor. Taleplerimizi raporlarla, barış konferanslarıyla, çalıştaylarla, çatışma-çözüm etkinlikleriyle, geçiş adaleti çerçevesinde ortaya koymaya çalışıyoruz. Basın açıklamalarıyla ve mevcut hak ihlallerini raporlaştırarak sürece katkı sunmaya devam ediyoruz” dedi.
Yaşananların anlatılması önemli
Komisyonun bu çalışmaları yürütmesinin kıymetli olduğunu vurgulayan Ekin Yeter Moray, şöyle devam etti: “Özellikle son 10 yıldır Kürdistan’daki bütün toplumsal yapıya çöktürme programı uygulayan bir süreç yaşadık. Bu sürecin; kadın özgünlük boyutuyla, çocuk boyutuyla, ekoloji ve sivil toplum boyutuyla çok ağır sonuçlarıyla karşılaştık. Halkın seçme ve seçilme iradesinin tanınmadığı, ekolojik kırımın hat safhaya ulaştığı ve gücünü ataerkil sistemden alan onlarca kadın cinayetinin işlendiği; bu zihniyetin topluma bütünüyle yerleştirilmeye çalışıldığı çok ağır bir süreç yaşadık. Bu nedenle bu sürecin dillendirilmesi ve anlatılması; bu noktaya nasıl gelindiğinin ve bu sorunun nasıl çözüleceğinin, yani bu halkların hep birlikte ortak bir hafızayı nasıl ortak bir geleceğe dönüştüreceği meselesinin konuşulması için çok büyük bir fırsat.”
Sayın Öcalan ile konuşulmalı
Rebêr Apo'nun komisyon tarafından dinlenmesi gerektiğini de vurgulayan Ekin Yeter Moray, şunları söyledi: “Gerçekten barış tesis edilecekse ve demokratik bir toplum inşa etme fırsatımız ve ihtimalimiz varsa Sayın Öcalan’ın bu komisyon tarafından öncelikle dinlenmesi gerekir. Bu noktada gerçekten samimi bir çözüm arayışı söz konusuysa, şu sorulara yanıt aramak gerekir: Bu itiraz kültürü neden gelişti? Nasıl bu koşullara gelindi? Ve çözüm nasıl olacak? Yani bu halklar hep birlikte nasıl demokratik bir şekilde yaşayacak? Üçüncü Dünya Savaşı gerçekliğinden Kürtler ve Türkler, Anadolu ve Mezopotamya halkları bir ittifak halinde nasıl büyük bir soykırımdan geçmeden çıkacak? Eğer bu soruların çözüm yolları konuşulacaksa, elbette ki bu konunun en baştaki muhatabı Sayın Öcalan ile bu meselelerin konuşulması gerekir.”