Konya'da ırkçı katliam

31 Temmuz 2021 Cumartesi - 20:42

  • Konya'nın Meram ilçesinde “Biz ülkücüyüz, sizi burada yaşatmayacağız” denilerek 12 Mayıs'ta ırkçı saldırıya uğrayan Kürt aileye, ikinci saldırı gerçekleşti. Dedeoğulları ailesinden 3'ü kadın 7 kişi katledildi.

Konya’da daha önce ırkçı saldırıya uğrayan Kürt aileye, ikinci saldırı gerçekleşti. Kürt yurttaşların evini basan saldırganlar, aileden 7 kişinin katletti. Katliama tepki gösteren binlerce sanal medya kullanıcısı, 'Suç ortağı' olarak gösterdikleri iktidarı istifaya çağırdı. Gazetemize konuşan Konya HDP İl Eşbaşkanı Gıyasettin Almaz, ailenin tüm fertlerinin katledildiğini söyledi. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Konya’daki ırkçı saldırının vahşi bir katliam olduğunu belirterek, 'İktidar bu katliamın başlıca sorumlusudur' dedi

Konya’nın Meram ilçesinde yaşayan Kürt aileye bir kez daha ırkçı saldırı gerçekleşti. 12 Mayıs’ta 60 kişilik ırkçı bir grup tarafından saldırıya uğrayıp ağır yaralanan Dedeoğulları ailesine yönelik yeni bir ırkçı saldırı gerçekleşti. Kürt yurttaşların evini basan saldırganlar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu aynı aileden 7 kişiyi katletti. Saldırganlar aynı zamanda Dedeoğlulları'nın evinin ataşe verdi.

 

Katledilen Kürtlerin isimleri şöyle:

Yaşar Dedeoğlu, Barış Dedeoğlu, Serpil Dedeoğlu, Serap Dedeoğlu, İpek Dedeoğlu, Metin Dedeoğlu ve Sibel Dedeoğlu.

 

Tüm aile katledildi

Gazetemize konuşan Konya HDP İl Eşbaşkanı Gıyasettin Almaz, ailenin tüm fertlerinin katledildiğini söyledi. Almaz, “Şu anda sağlıklı bilgi alabileceğimiz kimse yok. Biz olay yerine gitmeye çalıştık ancak bizi bırakmadılar. Etrafta polis kordonu ve içerde savcılığın olay yeri incelemesi var. Bizi evin 150 kilometre yakınına bile bırakmadılar. Bu nedenle görme imkanımız olmadı” dedi.

 

 

Ev basılıp katliam yapıldı

Aynı ailenin daha önce de ırkçı saldırıda ağır yaralandığını hatırlatan Almaz, “Bu olaydan dolayı bir ya da iki kişi tutuklu kaldı. Geri kalanlar serbest bırakıldı. Ne olduysa bu akşam bu saldırganlardan biri midir yoksa bir taşeron mudur bilmiyoruz ama Kürt ailenin evine girerek bu katliamı gerçekleştiriyor. Bu sorunu Türkiye halkları sadece HDP’ye bırakırsa bunun önü alınmaz. Bu HDP’nin durduracağı bir şey değil kitlesel bir katliam var ve herkes, başka bir gezegeni olmayan herkes, başka bir ülkesi olamayan, bu ülkede nefes alan herkesin bir an önce elini taşın altına sokmalı. Bu artık partiler üstü bir şey, hiçbirimizin can güvenliği yok şu anda. Tabi ki biz de öncülüğümüzü yapacağız" diye konuştu.

 

'Sorumlu ayrımcı dil kullananalardır'

“Bu olay HDP’yi aşan bir olaydır” diyen Almaz şöyle devam etti: “Elbette HDP’nin bu konuda bir sözü ve duruşu olacak ama buna karşı toplumsal bir karşı koyuş olmalı. Tamam bir iki kişi arasında bir kavga olur veya sorun olur ama 7 kişilik bir aileyi kadınlar dahi katlediyorsan bunu bir aile arası sorun olarak göremeyiz. Bu konuyu böyle yorumlamak doğru değil. Biz hiç mi iki aile arsında kavga görmedik. Hani bir çatışma olur veya can kaybı olur 'intikam' için bir kişiyi öldürenler olur bunlar bu ülkede yaşandı. Ama bu olay öyle değil burada öyle bir durum yok karşı tarafın burnu bile kanamamış ki gidip böyle bir şey yapsın. Bu olayı öyle yorumlamak çözümsüz bırakmak ve tekrarına kapıyı açık bırakmaktır. Kayıp olan bu aile değil, kayıp olan geleceğimizdir, ülkemizdir, güvenliğimizdir. Evet burada 7 kişi öldü ama ölen sadece bu 7 kişi değildir. Ölen insanlıktır. Eğer bir eve girip bir kadını katlediyorlarsa burada hiçbirimiz güvende değilizdir. Yaşam güvencemizin olmadığının işaretidir. Bunun önünü almayanlar sorumludur bundan sonra, kullandıkları ayrımcı dille buna yol açanlar sorumludur. Bundan sonrası için de bunu çözmeyenler, önünü almayanlar sorumlu olacaktır.”

 

 

Sancar: Katliamın başlıca sorumlusu iktidardır
 

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Konya’da Kürt ailenin ırkçı saldırıyla katledilmesi ardından “acil koduyla” Genel Merkez binalarında toplandı. MYK toplantısının devam ettiği sırada HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, basın toplantısı düzenledi.

Sancar, şunları söyledi: “Bugün akşam saatlerinde Konya’nın Meram ilçesinde vahşi bir katliam yaşandı. 7 Kürt yurttaş hunharca katledildi. Bir süredir devam eden ırkçı saldırıların en korkunç örneklerinden birine, Meram’da tanık olduk. İktidarın nefret ve tahrik dili, bu katliamın başlıca sorumlusudur. Bu iktidar uzun süredir HDP’yi, HDP üzerinden Kürtleri hedef gösteren nefret dilini yoğun bir şekilde kullanmakta. Katliam politikalarına zemin hazırlayacak açıklamalar yapmaktadır. Bundan bir kaç ay önce iktidarın küçük ortağının yaptığı açıklamayı hepimiz hatırlıyoruz. O zaman da uyarıda bulunmuştuk. Bu dil, bu zihniyet, bu politika Türkiye’de ortak yaşamı zehirleyen, ortak yaşama dinamit koyan bir zihniyetin ürünüdür.

 

Kaos planı işletiliyor

Ortada bir kaos planı olduğunu, Deniz Poyraz yoldaşımız katledildiği gün de söyledik. Deniz Poyraz yoldaşımızın katledilmesine yol açan zemin, aynı zihniyet aynı politikalar ve aynı dilden beslenmekteydi. İktidarın kendi içinde veya devletin çeşitli güçleri arasında devam eden çekişmelerin Kürt halkı üzerinden bir kaos planına dönüştürülmek istediği konusunda uyarılarda bulunduk. Başta muhalefet partileri olmak üzere bütün demokrasi güçlerine çağrılarda bulunduk.

 

Sistemli katliam

Durumun ciddiyetini her zemin de anlatmaya çalıştık, HDP olarak bu ülkede yaşayan bütün halkların eşit yaşam şartlarına ve haklara sahip olması gerektiği için mücadelemizi her zeminde yürütüyoruz demokratik siyasetin bütün imkanlarını kullanarak eşit ve ortak yaşamı savunmaya devam ediyoruz. Ama bu meselenin sadece HDP’ye yönelik saldırılardan ibaret olmadığını, kampanyanın çok daha derinlere inen kökleri bulunduğunu da vurguluyoruz. Hedefe HDP’yi koyuyorlar ama HDP üzerinden Kürt halkına yönelik sistematik bir katliam politikası izleniyor. Daha geçtiğimiz günlerde Afyon’da, Ankara’da, Konya’da benzer ırkçı saldırılar yaşanmıştı. Bütün bunların Deniz Poyraz yoldaşımıza yönelik vahşi saldırıların devamı olduğunu da sürekli belirttik. Ancak iktidar bu konuda zaten kendisinden bekleneni yaptı, yani bu saldırıların önüne geçecek tedbirleri almak yerine saldırıların zeminini güçlendirecek politikalar izlemeye devam etti. Buna şaşırmıyoruz elbette. Çünkü bildiğimiz gibi bu saldırıların esas sorumlusu iktidardır. 
 

Çatışma politikası yürütülüyor

Bununla birlikte demokrasi güçlerinin ve muhalefet partilerinin de büyük bir sorumluluk altında olduğunu sürekli vurguladık. Bize yönelik görünen saldırılar Türkiye’de demokrasi güçlerinin tamamına yöneliktir. Ortada ciddi bir kaos planı vardır, ortada ciddi bir tahrik ve çatışma politikası vardır. HDP barış içinde, eşit yaşamı savunan bir parti olarak bütün bu saldırılara demokratik siyaset zemininde en etkili cevabı vermek için her zeminde mücadelesini yürüttü, yürütüyor. Ancak bu vahim politikalara karşı ortak geleceğimizi tehdit eden bu zehirli politikalara karşı demokrasi güçlerinden özellikle muhalefet partilerinden etkili ortak tutumun gelmediğini de söylemek zorundayız. Artık zaman kalmadı kaos planlarını bu ülkede özgürlük umudunu, demokrasi isteğini barış özlemini yok etmek isteyen güçler hiç durmadan faaliyetlerine devam ederken muhalefet partileri ve diğer demokrasi güçleri maalesef aynı hızda ve etkinlikte hareket etmiyorlar.

 

Ortak tavı çağrısı

Biz HDP olarak Kürt halkına yönelen bu ırkçı saldırıları göğüslemek için mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz, ama tekrar ediyoruz ortada ciddi bir kaos planı var, bu planın hedefi Kürtler üzerinden bu ülkede ortak yaşamın temellerini yok etmektir. Bugün şimdi tekrar çağrıda bulunuyoruz, bütün muhalefet partilerine, bütün demokrasi güçlerin çağrıda bulunuyoruz. Sadece kınama yetmez, sadece başsağlığı mesajları yetmez yan yana durarak bu politikaları boşa çıkarmak için daha etkili daha inandırıcı ve kararlı ortak tavra ihtiyaç vardır. Bizler Deniz Poyraz yoldaşımızın katledilmesinden sonra başlattığımız bütün etkinliklerde bu çağrıları dile getirdik. Tekrar söylüyoruz; gelin bu nefret politikalarına bu katliamcı planlara hep birlikte karşı çıkalım, gelin bunların birlikte durduralım.

 

Kürt halkı yalnız değildir

Kürt halkına da buradan açıkça söylemek gerekiyor. Kürt halkı asla yalnız değildir, Kürt halkı asla bu saldırılar karşısında korkacak, sinecek bir halk değildir. Bu halkın iradesini temsil eden parti olarak HDP, Kürt halkının yaşam hakkını ve eşit şartlarda bu ülkede yaşama imkanlarını koruyacak, büyütecek kararlılığı da ve güce de sahiptir. Bizler hep birlikte başta Kürt halkı olmak üzere bu katliamcı politikalara, ırkçı zihniyete, bütün bu kaos planlarına karşı demokratik tepkimizi en kararlı şekilde dile getirmeye devam edeceğiz. İli ve ilçe örgütlerimiz yarın açık olacak, dayanışma ve kararlılık için il ve ilçe örgütlerimizde buluşmalar gerçekleşecek. Yalnız değiliz asla güçsüz değiliz. Bütün bu planları boşa çıkaracak ortak eşit yaşamı savunacak, barışı getirecek en önemli gücü de halkımızın kararlı desteğinden alıyoruz. Halkımıza karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz, görevlerimizin farkındayız.

 

Konya için çağrı

Yarın benimle birlikte geniş bir heyet Konya’da olacaktır. Bütün muhalefet partisi liderlerine ve demokrasi güçlerine de aynı çağrıyı yapıyoruz onları da yarın Konya’ya bekliyoruz. Hep birlikte ortak eşit yaşamı savunma kararlılığını göstermeye davet ediyoruz. Biz kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Kürt halkının bütün haklarını yaşam hakkı başta olmak üzer savunmaya devam edeceğiz. Bu konuda hiç kimse en ufak bir korkuya ürkekliğe kaygıya tereddüde kapılmasın. Buradayız gücümüz faşizmi durdurmaya, ırkçılığı yenmeye yeter. Hep birlikte ama hep birlikte yeter dersek en kısa zamanda bu nefret ve katliam planlarını durdurabiliriz. O nedenle tekrar çağrımızı yineliyoruz. Yarın Konya’da buluşalım, ırkçılığa, nefrete, demokratik ortak yaşama karşı bu saldırıları birlikte mutlaka boşa çıkaracağız. Bizler orada olacağız bütün demokrasi güçlerini muhalefet liderlerini de oraya bekliyoruz.

 

Hep birlikte dur diyelim

Bu saldırıların ırkçı bir temele dayandığını, iktidarın ayrımcı ve ırkçı politikalarından cesaret aldığını, beslendiğini gizlemeye kalkarsa, iktidar politikalarına ortak olmuş demektir. Bunlar öyle kişisel husumet, kişisel çıkar, münferit öfke ile açıklanabilecek olaylar değildir. Tersine sistematik bir planın adım adım hayata geçirilen vahşi uygulamalarıdır. Hep birlikte yeter diyelim faşizme ve ırkçılığa hep birlikte dur diyelim eşit demokratik yaşamı hep birlikte savunalım.”

 

Saldırganlar cezasızlıktan cesaret aldı

Katledilen Kürt ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, saldırının ırkçı bir saldırı olduğuna işaret ederek, “Cezasızlıktan cesaret aldılar. 3 saat önce aile yanımdaydı, soruşturmayla ilgili bilgi vermiştim. Kimliği belirsiz kişiler deniliyor ama bu önceki saldırıdan bağımsız değil” dedi.

 

Emniye Müdürü Dink davasından yargılanmış!

Konya Emiyet Müdürü'nü eleştiren İHD Eşbaşkanı Avukat Eren Keskin, "Konya emniyet müdürü Engin Dinç daha önce Hrant Dink davasında yargılanmış bir istihbarat görevlisi. İstifa etmeli ya da görevden alınmalı. Bir aileyi koruyamadı" paylaşımı yaptı.

 

Irkçı katliama tepki yağdı

Aralarında sivil toplum örgütü temsilcileri, dernekler, siyasetçiler, gazeteciler ve akademisyenlerin de olduğu binlerce sanal medya kullanıcısı katliamdan iktidar ve yerel yetkilileri sorumlu tuttu.

 

Irkçı saldırıyla ilgili yapılan kimi paylaşımlar şöyle: 

HDP: Konya’da sömürgeciliğin kara yüzü tekrardan belirdi. Devletten gücünü alan faşistler bir kez daha Kürt bir aileye saldırdı ve 7 kişiyi katletti. Bunu kabul etmiyoruz. Saldırılara karşı halkımıza ortak mücadele çağrısı yapıyoruz.

 

Türk Tabipleri Birliği: Konya’da gerçekleştirilen ırkçı saldırıyı kınıyoruz. Irkçılığı körükleyen söylemler, hukuksuzluk ve bu iklimi yaratanlar katliamın asıl sorumlusudur.

 

Av. Mehmet Emin Aktar:  Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar durdurulsun diyenleri hedef gösterip saldırıları masumane sunanlar, etkin soruşturma yürütmeyerek güvenlik sağlamayanlar, orman yangınlarından ve her olumsuz olaydan Kürtleri sorumlu tutarak hedef gösterenler azmettirensiniz. 

 

CHP Milletvekili Murat Bakan: Konya Meram’da 12 Mayıs’ta saldırıya uğrayan aile 24 yıldır o mahallede oturuyormuş. Saldıranlar tahliye edilmiş ve o aileyi katlettiler. 7 insan, 7 can! Komşusunu katletmek hangi kitapta yazar? hangi öğreti sizi bu hale getirdi?

 

CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu: Orman yangınlarını bahane edip günlerdir nefret söylemini üretenler bu katliamın sorumlusudur… Bıktık cehaletinizden… Bıktık faşizminizden… Bıktık ayrımcılığınızdan… Ahir ömrümüzün en güzel yarısı sizin saldırganlığınızla heba oldu… Düşün yakamızdan…

 

Sanatçı İlyas Salman: Sakın yılgınlığa kapılmayın, faşizmin hiç şansı yok. Sadece katliam yaparken güçlü ve haklı hisseden, sadece öldürürken yaşadığını hissedebilen eciş bücüş bir şey. Gördüğünüz yerde başını ezin, leşinin kulağına eğilip "Adın ne abicim?" deyin. Küçümseyin onu.  

 

Eğitim Sen: 12 Mayıs günü 60 kişilik ırkçı bir grup tarafından uğradığı saldırı sonucu ağır yaralanan Dedeoğulları ailesine yönelik ikinci bir ırkçı saldırıda 7 kişi katledildi. İktidarın cezasızlık politikası ve Irkçılığı körükleyen, söylem basın bu katliamın sorumlusudur.

 

Halkevleri: Konya'da faşist saldırı sonucu 7 kişi katledildi. Faşizme geçit vermeyeceğiz, bu saldırılara, faşizme karşı omuz omuza mücadele edeceğiz! Kahrolsun faşizm yaşasın halkların kardeşliği.

Sanatçı Orhan Aydın: Kahrolsun Faşizm! #KonyadaKatliam

 

 Avukat Eren Keskin: Konya Meram’da bir eve silahlı saldırı olmuş. Kadınlar, çocuklar 6 kişi öldürülmüş. Ev yakılmış. Bilgi almaya çalışıyoruz.

 "Konya Meram’da 12 Temmuz’da saldırıya uğrayan aile. Tutuklular tahliye edilmiş ve kendileri hakkında ‘koruma kararı’ verilmişti. İşte, onlar daha önce saldırdıkları aileyi katletmişler. İHD olarak olayın takibindeydik. Çok üzgünüz…”

Gazeteci Gökhan Kaya: Evet şimdi gelen ilk bilgiler, Meram'daki cinayetlerin 12 Temmuz'da Hakim Dal'ın öldürüldüğü ırkçı saldırının devamı olduğu şeklinde. Bu kadar açık bir tehdit varken bu nasıl gerçekleşti? Polisin açık bir ihmali olduğu kesin.

Araştımarcı Kemal Özkiraz: Bir aile aynı kişiler tarafindan 3-5 kere saldırıya uğruyorsa, O aile bunu "etnik kimliğimizden dolayı" diye şikayet ediyorsa, Devlet bu aileyi korumuyorsa, Aile birkaç ay sonra aynı kişilerce katlediliyorsa, Kimse sebebi ırkçılık değildir diyemez

Batman Baro Başkanı Erkan Şenses: Maalesef 11 Temmuz’daki bu haberde yaralı halde fotoğrafları bulunan ve katledilmekten korktuklarını belirten tüm aile bireyleri bu akşam katledildi. Katliam göz göre gelmiş. Katliamı engelleyemeyen Konya Valisi ve Konya Emniyet Müdürü istifa etmelidir.

CHP'li Fikri Sağlar: Önce HDP İzmir'de Deniz Poyraz'ı katlettiler. Şimdi Konya, Meram, Hasanköy'de yaşayan tek Kürt aile katledildi (4 erkek 3 kadın) ve evleri yakıldı. AKP'nin HDP'ye yönelik nefret söylemi, Kürt yurttaşlarımıza ırkçılık ve katliam olarak dönüyor. Sorumlu AKP'dir!

HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir: Günlerdir kendi beceriksizliklerini örtbas etmek için ırkçıları kışkırtanlar Kürtleri hedef gösterenler el birliği ile bu vahşete yol açtı.

İstanbul Tabip Odası: Konya'da Kürt bir aileden 7 kişinin öldürüldüğü, evlerinin yakıldığı katliam, kışkırtıcı, ayrıştırıcı nefret dilinin ve cezasızlık politikasının sonucudur. 

HDP Milletvekili Murat Sarısaç: Kürtlere yönelik örgütlü ırkçılık, açık ki  cesaretini iktidarın tutumundan alıyor.  Çünkü orman yangınında bile Kürt’ü hedef göstermekten çekinmeyen bir medyaları var. #KonyadaKatliam’ın yolunu açan da süregelen cezasızlık politikalarıdır, bu zehirli dildir.

Diyarbakır Tabip Odası: Konya’da Kürt bir aileye yönelik gerçekleştirilen katliamı kınıyoruz. Irkçılığı körükleyen söylem ve politikalar, bu iklimi yaratanlar, defalarca saldırıya uğrayan aileyi koruyamayanlar bu katliamın asıl sorumlusudur.

Boğaziçi Dayanışması: Kürt halkı ve HDP üzerinde yoğunlaşan faşist saldırıların sorumlusu siyasal iktidardır. Siyasal iktidarın önünü açtığı saldırılara ancak birleşik mücadeleyle karşı konulabilir. Tüm ırkçı saldırılar ve katliamlara karşı Kürt halkının yanındayız. Bijî Azadîya Gelan! 

HDP Milletvekili Kemal Bülbül: Konya'da 7 Kişilik Aile planlı ve sistematik olarak KATLEDİLDİ! İçişleri Bakanı Konya Valisi Konya Emniyet Müdürü ve Müdürlüğün yetkilileri; Suç ortağıdır!

 

İlk saldırıda serbest bırakıldılar

Konya’nın Meram ilçesinde bulunan Bahçeşehir Mahallesi'nde yaşayan aile, 12 Mayıs’ta aynı mahallede yaşayan 60 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğramıştı. 4’ü kadın 7 kişilik Karslı Dedeoğulları ailesine “Biz ülkücüyüz, sizi burada yaşatmayacağız” ifadeleriyle bıçak, taş ve sopalarla saldırıya uğramıştı. Saldırıya ilişkin tutuklanan 5 kişi ise “delil yetersizliği” gerekçesiyle serbest bırakılmıştı.

KONYA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.