Kürt'ün yitirdiği, devlet için anlamsız

Amed ve Mardin yangın

Amed ve Mardin yangın

  • Polen Ekoloji Hareketi’nden Cemil Aksu, devletin ihmalinin, müdahalesizliğinin ve DEDAŞ'ın yangına sebep olmasının açık olduğunu belirterek, "en iyi Kürt, ölü Kürt'tür" diyen zihniyetin, Kurdistan'ın çoraklaşmasını bir kayıp olarak görmediğini söyledi.

Amed’in Xana Axpar (Çınar) ile Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağ) ilçeleri arasında 20 Haziran gecesi DEDAŞ'ın ihmalinden çıkan yangın, devletin müdahalesizliğiyle faciaya dönüştü. Türk devleti gibi, egemen Türk kamuoyu da üzüntü belirtisi bile göstermedi. Polen Ekoloji Hareketi’nden Cemil Aksu, çifti sıtandardın kaynağını, Kürt düşmanlığından aldığını söyledi.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Amed Şubesi, Xana Axpar (Çınar) ile Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağı) ilçeleri arasında çıkan yangına dair yaptığı incelemenin sonuçlarını açıkladı. İncelemede dikkat çekici tespitlere yer verildi. 

İncelemede yer alan tespitler şöyle: 

* Yangının çıktığı yerin ekili olduğu, anızın olmadığı görülmüştür.

* İletim hatlarında birçok noktada eklerin ve liflenmelerin olduğu tespit edilmiştir.

* Direkteki OG (yüksek gerilim hatlarının, transformatörlerin kondansatörlerin ve anahtarlama cihazlarının aşırı akımlardan korunması için kullanılırlar) sigortalarının yerinde olmadığı, bunun yerine iletkenlerle bypass edildiği ve bu bağlantıların gevşeklikten dolayı arka sebebiyet verebileceği tespiti yapılmıştır.

* Birçok direkte kırık izolatörlerin olduğu bu durumun atlamalara sebebiyet verebileceği teknik açıdan bir veridir.

* OG (Orta Gerilim) hatlarda ekili tarım alanlarında ağaç direkleri mevcudiyeti görüldü. Bu ağaç direklerin kullanılması uygun görülmemektedir.

* Hatların geçtiği güzergahlarda direklerin etrafında yangına karşı bir önlem alınmadığı gözlemlenmiştir. (Direk diplerindeki otların mevcudiyeti vs.) Direk diplerinde süs betonu olmadığı, otların direk dibinde biçilmediği tespiti yapılmıştır.

* OG hatlarının dibindeki ağaçların atlamaya sebebiyet verebileceği gözlemlenmiştir.

* İzolatörlerdeki gevşek ve sıkı bağların tekniğine uygun yapılmadığı gözlemlenmiştir.

* Şebekelerin bakım onarımı yapılmadığı teknik işletme sorumluluğu hizmetlerden yararlanılmadığı gözlemlenmiştir.

* Parafudr olmayışı aşırı gerilimlerin oluşmasına dolayısıyla ark oluşumuna sebebiyet vermektedir. (Hat başlarında hat sonlarında ve Trafo girişlerinde mutlaka parafudr kullanılmalıdır)

Yangın sonrası da yetersiz

Mêrdîn Tabip Odası da yangınla ilgili hazırladığı ön inceleme raporunu paylaştı. Tabip Odası olarak olayın yaşandığı gecenin ilk saatlerinden itibaren bölgeye gidildiği belirtilen raporda, tespit, bulgu ve öneriler 9 maddede sıralandı. Yangına havadan müdahale edilmemesinin yaşanan kayıpların artmasına sebep olduğu kaydedilen raporda, “İlimizde yanık tedavi ünitesi bulunmaması sebebiyle çok sayıda hastanın civar illere sevk edildiği ve bu durumun yanık gibi acil müdahale gerektiren bir durum için yaşanan kayıpların artmasına sebebiyet verebileceği düşünülmüştür” ifadeleri kullanıldı.

Yangın sonrası soğutma çalışmalarının yetersiz olduğu belirtilen raporda, şunlar yer aldı: "Yangının elektrik tellerinden çıktığı ve rüzgarın etkisiyle hızla yayıldığı yönündedir. Böylesine ruhsal açıdan zorlayıcı travmatik olaylarda varsa sorumluların tespiti, gerekli hukuksal sürecin başlatılması, sürecin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, adalet duygunun tesisi ve ruhsal iyileşme süreçlerine olumlu etkileri olan önemli bir durumdur.

Afet bölgesi ilan edilmeli

Ayrıca temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanması ve günlük rutinlere hızlıca dönülebilmesi travmanın iyileşmesi ile ilgili önem arz etmektedir. Yaşanan mağduriyetlerin hızlıca giderilebilmesi amacıyla kriz masası kurularak bölgenin afet bölgesi ilan edilmesinin önemli olduğu kanaati oluşmuştur.

Böylesi felaketlerin uygun önlemler ve müdahaleler ile büyük boyutlara ulaşmayabileceğini biliyoruz.”

 

Cemil Aksu

 

Kurdistan'da farklı uygulama

Polen Ekoloji Hareketi’nden Cemil Aksu, devletin ihmalinin, müdahalesizliğinin ve DEDAŞ'ın yangına sebep olmasının açık olduğunu belirterek, "Bu ölümlerden sorumlu olanlar, iktidar, yerel bürokrasi ve DEDAŞ'tır. Dolayısıyla bu felaketin hesabı onlardan sorulmalıdır” dedi. DEDAŞ'ın iktidardan aldığı güçle pervasızca hareket ettiğinin altını çizen Aksu, “Yangının ve can kaybının asıl nedeni şirketin altyapı yatırımlarını yapmaması ve gerekli önlemleri almamasıdır. İktidarın güvenlikçi ve savaş politikalarından güç alarak ve devletin desteğiyle sorumluluklarını yerine getirmiyor” diye konuştu.

Halk düşmanı bir devlet

Depremde, yangında, pandemide halkın yanında olan bir devletten söz edemediklerini belirten Aksu, şöyle devam etti: "Tam aksine halkın karşısında, halkına düşman bir devletle karşı karşıyayız. Kürtlerin yangın, deprem vb. nedenlerden dolayı yaşamını yitirmesi ise devlet için bir anlam ifade etmiyor, çünkü devlet, ‘en iyi Kürt, ölü Kürt'tür’ yaklaşımıyla hareket ediyor. Dolayısıyla Kürtlerin hastalıktan, yangından ölmesi veya Kurdistan coğrafyasının çoraklaşması, ormanlarının yok edilmesi, devlet için bir kayıp anlamına gelmiyor.

Örgütlü mücadele şart

Devlet, Kürt halkının her türlü demokratik, ekonomik veya siyasal taleplerine ‘terörist’ yaftasıyla yaklaşıyor. Kürt halkının taleplerini ‘terör eylemi’ olarak nitelendirerek baskı altına almaya çalışıyor. Bugün karşılaştığımız kayyum meselesi de buna benzer bir durumdur. Halkın iradesini, kendi kanunlarını ve anayasasını bile hiçe sayarak gasp ediyor. Devlete ve iktidara geri adım attıracak, halkın kazanımlarını artıracak olan tek şey örgütlü mücadeledir.” AMED

 

* * *