Kürtler içi savaş istemiyoruz

26 Ekim 2020 Pazartesi - 23:52

  • PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, KDP’nin yaptığı güç yığınağının savaş hazırlığı olduğunu belirterek, şunların altını çizdi: ”Ben gerillaya, Kürtleri hedeflemeleri talimatını vermek istemiyorum. Karşımızdakilerin de bunu anlamasını istiyoruz. Lütfen! Biz düşmana karşı her gün savaşıyoruz ve savaştan korkmuyoruz fakat Kürtler içi bir savaş istemiyoruz.”

 

KDP’nin Heftanîn, Metina, Garê ve Behdinan’a bağlı bazı alanlarda hareketliliğini savaşa hazırlık olarak değerlendiren Karayılan, “Ciddi gözlem ve bilgilerimiz olmazsa böyle demezdik. Gerçekten bir hazırlık vardır. Nerede bir noktamız varsa hemen oraya bir güç yerleştirmek istiyorlar. İki gücümüz arasında bir yol varsa oraya karakol kurmak istiyorlar. Bundaki niyetleri nedir?” diye sordu.

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan’ın bu akşam Stêrk TV’de yayınlanacak söyleşisinin bazı bölümleri dün ANF tarafından paylaşıldı.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Uluslararası Komplo’yla esir alınmasından sonraki 5 yıl boyunca savaşı durdurduklarında Türk devletinin de Güney Kürdistan’la ilişkisini durdurduğunu; hatta Güney Kürdistan’la ilişkilenmei kırmızı çizgileri haline getirdiğini hatırlatan Karayılan, ”Peki ne zaman bu çizgiyi kaldırdılar?” diye sorarak, şöyle devam etti: ”2008’de Zap direnişinde kırıldıkları zaman. Türkler kırmızı çizgilerini kaldırdılar, ancak referandumda yine gerçek tutumları açığa çıktı. Gittiler İran ve Irak’la görüşüp birleştiler ve Kürtlerin bir adım bile atmasına izin vermediler. Biz (PKK) olmazsak Türkler Hewlêr’e yönelirler, Kürtlerin hiçbir kazanımının olmasına izin vermezler. Şimdi PKK her yeri savunduğu için ilk hedef PKK oluyor. Sorun sadece PKK değildir. Kürtlerin kökünü kazımak ve yok etmek istiyorlar. Şu an Türkiye’de iktidar olan zihniyet böyledir.”

KDP’nin Türkiye ile ilişkileri

Kürt halkına hizmet etmiyor

KDP’nin Türkiye ile ilişkileri ve istihbari, vb. ortaklıklarının Kürt halkına hizmet etmediğini, aslında KDP’ye de hizmet etmeyeceğini kaydeden Karayılan, ”Biz bu zorba anlayışa karşı direniyoruz ve bu direnişi Kürt halkının adına yürütüyoruz. En azından, önümüzü arkamızı tutmayın, bize destek olun” dedi.

Şimdiye kadar hiçbir Kürt’ün iç savaştan başarı elde edemediğini; Kürdistan halkı şimdi bir iç savaş yaparsa stratejik olarak yenileceğini vurgulayan Karayılan, şunları söyledi: ”Şimdi duyuyoruz; güçleri harekete geçmiş, kendilerini savaşa hazırlayan bir pozisyondadırlar. Yani bazı ciddi gözlemlerimiz ve bilgilerimiz olmazsa böyle demezdik. Şimdi bakıyoruz; gerçekten bir hazırlık vardır. Bu hazırlıklarla neyi amaçlıyorlar, ben bilemiyorum. Mesela nerede bir noktamız varsa hemen oraya bir güç yerleştirmek istiyorlar. İki gücümüz arasında bir yol varsa oraya karakol kurmak istiyorlar. Bundaki niyetleri nedir? Mesela birkaç gün önce Zebarî bölgesinde böyle bir şey oldu; az kaldı olay yaşanacaktı, ancak biz duyduk ve bir şey yaşanmaması için müdahale ettik. Yani gelmişler bir yer yapıyorlar. Yol üstüdür; oradan geliş-gidiş oluyor. Git başka bir yerde yap; arazi mi yok! Herkes bilmeli ki bu tür şeyler tahrik etmektedir. Düşmanlarımız vardır; ayrıca güçler içerisinde genç ve heyecanlı olanlar da vardır; hepsi kontrol edilemeyebilir. Bu yüzden bu şekilde bu kadar gücü iç içe geçirmek veya gelip de iki gücün arasına yerleştirmek tehlikelidir. Duyduğumuz kadarıyla bu biçimde tutmak istedikleri birkaç yer daha varmış. Böyle olursa bunun savaşa dönüşmesi de çok uzak bir ihtimal olmaz. Ben şahsen fedailere, Kürtleri hedeflemeleri talimatını vermek istemiyorum. Ne ben bunu istiyorum ne de Hareketimiz bunu istiyor. Biz karşımızdakilerin de bunu anlamasını istiyoruz. Lütfen! Biz düşmana karşı her gün savaşıyoruz ve savaştan korkmuyoruz. Fakat Kürtler içi bir savaşı geliştirmek istemiyoruz.

Mesud Barzani ne düşünüyor?

Yaşanan bu şeylerin hepsinden gerçekten KDP yönetiminin haberi var mı, yok mu ben bilmiyorum. Özellikle de buradan Kek Mesud’a çağrıda bulunmak istiyorum: Bu uygulamaların hepsinden haberdar mıdır, değil midir? Bu konudaki görüşleri nedir bilemiyorum, çünkü şu ana kadar konuşmuş değildir. Biz Kek Mesud’un da görüşlerini öğrenmek istiyoruz. Yani bu şeylerin hepsi neden yapılıyor? Arkadaşların etrafı, yollarının üzerini neden büyük güçlerle tutmak istiyorlar? Bu ne anlama geliyor? Biz bu konuya el koymasını istiyoruz. Bizler, ne olursa olsun iç sorunlarımızı diyalogla çözmeye hazırız fakat askeri bir gücün etrafını, sağını solunu tutup da alanını daraltmaya çalışırsan istemeden de olsa çatışma çıkar. İşte şimdi endişemiz bu yönlüdür. Bunun için de açıkça çağrı yapıyorum; bunun önünün alınmasını istiyorum. Böyle olmaz. Bu şekilde her an kaza çıkabilir.

Biz ulusal çerçevede ısrarcıyız. Bakın; Önder Apo, 22 yıldır sadece bir kez telefonla görüşme yaptı; kardeşi Mehmet’le 20 dakika konuştu; bunun 15 dakikasında ulusal birlik konusunda mesaj verdi. Önderliğimiz de böyle düşünüyor, biz de öyle düşünüyoruz. Hem halkımız hem Kürdistan siyasi örgütleri ve şahsiyetleri, hem de PKK ve KDP olarak bizler duyarlı olmalıyız.

PKK ile KDP’nin arasındaki mesele, sadece iki parti arasındaki bir mesele değildir. Bu mesele bütün Kürtleri alakadar eden, ulusal bir meseledir. Bunun için herkesin bu sorunla uğraşması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda biz hazırız; ne sorun varsa gözlemcilerin de refakatinde tartışabiliriz. Biz her şeye hazırız. Kısacası bu konuda biz, yaşanabilecek olumsuzlukların önünün alınmasını bekliyoruz. Çünkü bu konu tehlikelere açık bir konudur. Biz Kürdistan’ın istikrar ve huzur içerisinde olmasını istiyoruz. Bunun için bu gidişata bir çözüm bulunmasını istiyoruz.”   HABER MERKEZİ 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.