Kürtler üzerinden dalaşıyorlar

Erdoğan ve Netanyahu

Erdoğan ve Netanyahu

  • Türkiye ve İsrail yetkilileri, her zaman olduğu gibi bir kez daha dalaşmalarını Kürtler üzerinden sürdürüyor.

İsrail liderleri, Türk tarafını 'Kürtleri katletmekle' suçladı; Türk tarafı ise İsrail'i Kürtleri kullanmaya çalışmakla itham etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Cuma günü İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun yanı sıra 35 İsrailli yetkiliyi de Ekim 2025'te Gazze'ye düzenlenen "Sumud" filosunun deniz yoluyla engellenmesi nedeniyle suçladı ve 4 bin 596 yıla kadar hapis cezası talep etti. Uluslararası sularda sivillere karşı askeri bir operasyona karışmakla suçlananlar için en az bin 102 yıl hapis cezası talep edildi. Suçlananlar listesinde İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de yer alıyor. Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek, iddianameyi ülkenin uluslararası hukuka bağlılığının bir yansıması olarak savundu. Türkiye daha önce Kasım 2025'te Netanyahu'nun yanı sıra diğer üst düzey İsrailli yetkililer hakkında da tutuklama emri çıkarmıştı. Küresel Sumud Filosu, Ağustos ayı sonlarında, çok sayıda ülkeden düzinelerce gemi ve yüzlerce aktivistle birlikte yola çıkmıştı. İsrail, filonun 400'den fazla katılımcısını gözaltına aldıktan kısa süre sonra sınır dışı etmişti.

İsrail tepki gösterdi

İsrail liderleri Cumartesi günü, Türkiye'deki savcıların Başbakan Benjamin Netanyahu da dahil olmak üzere 35 üst düzey yetkili hakkında iddianameler hazırladığı haberlerinin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan'ı sert bir şekilde eleştirdi. Netanyahu, X platformunda yazdığı mesajda, "Benim liderliğimdeki İsrail, Erdoğan'ın aksine, İran'ın terör rejimine ve onun vekillerine karşı savaşmaya devam edecek; Erdoğan ise onlara müsamaha gösterdi ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti" dedi.

Savunma Bakanı Katz, X kanalında Erdoğan'ı "kağıttan kaplan" olarak nitelendirerek, "İran'ın Türk topraklarına yönelik füze saldırılarına karşılık vermeyen ve kağıttan kaplan olduğunu kanıtlayan Erdoğan, şimdi Yahudi karşıtlığı alanına kaçıyor ve Türkiye'de İsrail'in siyasi ve askeri liderliğine karşı göstermelik yargılamalar yapılmasını istiyor" dedi ve şunları ekledi: "Ne saçmalık! Kürtleri katleden Müslüman Kardeşler üyesi bir adam, Hamas müttefiklerine karşı kendini savunurken İsrail'i soykırım yapmakla suçluyor. İsrail kendini güçlü ve kararlı bir şekilde savunmaya devam edecek ve o adamın sessiz kalması iyi olur."

Aşırı milliyetçi ve ateşli üslubuyla tanınan Ben Gvir ise daha özlü ve daha az diplomatikti; "Erdoğan, İngilizce anlıyor musun?" diye İbranice tweet attıktan sonra İngilizce olarak "Siktir git" diye ekledi.

Türk tarafı sıraya girdi

Bu açıklamalar üzerine Türk tarafı da sıraya girdi. Türkiye Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı: “İşlediği suçlar nedeniyle yaşadığımız çağın Hitler’i olarak nitelenen Netanyahu’nun kim olduğu ve sicili bellidir. Adı geçen hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suçlardan ötürü tutuklama kararı çıkarılmıştır. Netanyahu yönetimi altındaki İsrail, soykırım iddialarıyla Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanmaktadır. Netanyahu’nun şu anki hedefi, devam eden barış görüşmelerini baltalamak ve bölgedeki yayılmacı politikalarını sürdürmektir. Aksi takdirde ülkesinde yargılanacak ve muhtemelen hapis cezasına çarptırılacaktır...”

AKP Sözcüsü hızını alamadı

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail yönetimini "Soykırım şebekesi" olarak niteleyerek, Netanyahu’nun ve Katz’ın, buna dahil olduğunu belirtti. Türkiye'nin ne kadar demokrasi ve özgürlükle bezendiğini savunan Çelik, konuyu Kürtlere getirdi. Üstelik Kürtler her an başkaları tarafından kullanılabilirmiş gibi bir edeyla şunları öne sürdü: "Cumhurbaşkanımıza dönük bu hadsiz ve saldırgan mesajların arkasında beş temel katman bulunmaktadır. Üçüncü katman, bölgedeki Kürt kardeşlerimizi kendi kirli ve siyonist planlarına 'lejyoner' yapma çabasıdır. Ancak Irak ve İran’daki Kürt kardeşlerimiz bu şeytani denkleme girmemiş, sağduyulu davranarak tarihin doğru tarafında durmuşlardır. Netanyahu’nun Türkiye’deki Kürt kardeşlerimize yönelik o iğrenç ifadeleri, aslında bu planının boşa çıkmasından kaynaklanan bir hezeyandır. Dördüncü katman ise 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefimizin, İsrail’in kaos planlarına indirilmiş büyük bir darbe olduğunun bizzat Netanyahu tarafından itiraf edilmesidir. Beşinci katman ise Türkiye’yi İran’la karşı karşıya getirme çabasıdır. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın dirayetli siyaseti ile bu savaşın asla parçası olmayacağını ve yegane iradesinin barış olduğunu fiilen tatbik ederek, bu siyonist planı bozmuştur....Dışarıdan gelen bu tip hadsiz saldırılar karşısında tek vücut olmak milli bir sorumluluktur."

Numan Kurtulmuş da

Türkiye Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş da açıklama yapmaktan geri durmadı ve yunları Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "21. yüzyılın katliam ve terör şebekesi elebaşı terörist Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz sözleri, suçluluk psikolojisinin açık bir tezahürüdür. Elleri çocuk kanıyla dolu, uluslararası hukukun peşinde olduğu bir ismin Türkiye’ye ahlak dersi verme cüreti, yalnızca kendi insanlık suçlarını örtme çabasının göstergesidir ve yok hükmündedir. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı liderliğinde insanlığın, Filistin’in ve mazlumların yanında olmaya, tarihin doğru tarafında durmaya ve her yerde mücadele etmeye devam edecektir." ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.