Kürtleri kriminalize etme çabası...

Elif SONZAMANCI yazdı —

28 Mayıs 2022 Cumartesi - 09:05

  • MİT’in en iyi örgütlendiği ülkelerden biri Almanya. MİT’in Almanya’da 6 bin ajandan oluşan bir ağı olduğu da resmi olarak yansıdı, fakat rakamların bunun çok üzerinde olduğu biliniyor. Bu ağ başta Kürtler olmak üzere muhaliflerin her adımını takip ediyor.

Düşünce ve ifade özgürlüğünü, hak taleplerini kriminalize etme bir devlet geleneği. Bu geleneğin mağduru toplumlardan biri de Kürtler. 

Türkiye devleti Kürtleri kriminalize etmek istiyor ve bu tutumunu uluslararası düzeye de taşımak istiyor. Kürtleri tanımıyor, haklı ve meşru taleplerini görmezden gelerek savaş politikalarını dayatıyor.

Devletin söz konusu politikalarına zemin bulduğu ülkelerden biri de Almanya.
Almanya Kürt halkının mücadelesini kriminalize ediyor! Bunun örneklerden birini geçtiğimiz haftalarda Berlin’de düzenlenen ve Türkiye’nin savaş politikalarına yönelik gerçekleştirilen eylemde tanık olduk. Polislerin bilinçli provokasyonu ile barış çağrılarının yükseldiği yürüyüşte gerginlik çıkarılmak istenmişti. Nitekim buna benzer eylemlerin ve müdahalelerin geçmişte çokça örneklerini biliyoruz.

26 Kasım 1993’te getirilen PKK yasağı kapsamında, bir çok faaliyet yasaklanırken Kürt siyasetçiler “Anti-terör“ yasasının 129b maddesi uyarınca “Yurt dışında bir terör örgütüne üye” olmak gerekçesiyle yargılanıyor. Kültürel çalışmalar, sosyal medya paylaşımları bile bu temelde suç olarak görülüyor.  

Türkiye’nin resmi ziyaretleri öncesi bu yönelmeleri daha çok görüyoruz. İki ülke arasında pazarlıkların Kürt toplumuna yansıması da dikkat çekici.

Kürt kurumlarına, devrimci, demokratik göçmen kurumlarına yönelik geliştirilen engelleme ve yasaklar hala devam ediyor.

Taz gazetesinin haberine göre  Almanya’da bulunan Kürtlere ait derneklere ait bilgilerin 1994 yılından bu yana istihbarat ve emniyet müdürlüğüyle paylaşıldığı ortaya çıktı. Üstelik bunun hiçbir yasal çerçevesi bulunmuyor. Son 3 yılda 209 Kürt derneğinin verilerinin İstihbarat ve Federal Kriminal Dairesi’ne gönderildiği belirtiliyor. Bu bilgilerin Türk istihbaratıyla paylaşılması da olası.

Türkiye’de Kürt derneklerinin yönetiminde yer almış isimler hakkında  soruşturma açıldığı biliniyor. Hatta sosyal medya paylaşımlarından dolayı bile bir çok muhalif Türkiye’ye girişlerinde gözaltına alınıyor. Bu istihbari paylaşımlardan dolayı yine tutuklamaların yaşandığını biliyoruz.

Bunun yanında MİT’in en iyi örgütlendiği ülkelerden biri Almanya. MİT’in Almanya’da 6 bin ajandan oluşan bir ağı olduğu da resmi olarak yansıdı, fakat rakamların bunun çok üzerinde olduğu biliniyor. Bu ağ başta Kürtler olmak üzere muhaliflerin her adımını takip ediyor.

Sol Parti Milletvekili Gökay Akbulut Kürtlere ait derneklerin izlenmesi ve bu bilgilerin güvenlik birimlerine aktarılmasını fişlenme olarak değerlendiriyor. Evet bunun adı düpedüz fişlemedir. Bu bilgilerin Türkiye İstihbarat birimleri ile paylaşılmadığı belirtilse de, izlenimlerimiz tam tersi yönde. 

Türkiye Rojava’ya yeni saldırıların sinyalini verdi. NATO üyesi olması itibarı ile pazarlıklarını da Kürtler üzerinden yürütmeye devam ediyor. Müttefik olduğu ülkelere de bu politikalarını dayatıyor. Almanya Türkiye’nin savaş politikalarına destek vermeye devam ettiği müddetçe bu suçun ortağıdır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.