Medeniyetler beşiği: Gêl

Kültür/Sanat Haberleri —

12 Eylül 2022 Pazartesi - 19:45

Amed'in Gêl (Eğil) ilçesi

Amed'in Gêl (Eğil) ilçesi

  • Birçok medeniyet ve dine beşiklik etmiş Amed'in Gêl (Eğil) ilçesi, Asur ve Ermeni kralları ile Kur'an'da ismi geçen 2 peygamber ve nebilerin mezarlarına ev sahipliği yapıyor. Gêl, uzun zaman Episkoposluk merkezi görevini de yürüttü. 

YILMAZ KAYA / AMED

 

Amed'in 52 kilometre kuzey batısında bulunan Gêl ilçesi, Dicle Nehri'ne hâkim bir tepede kurulu tarihi ve dini geçmişe sahip bir yerleşim yeri. Asur kayıtlarında "Aşişpalis", Grek ve Roma kayıtlarında "Angl" ve "Inglene" diye geçen ilçenin Kürtçe ismi Gêl'dir. 17. yüzyılda yaşamış olan ve ilçeyi ziyaret eden ünlü seyyah Evliya Çalebi de, "Seyahatname" adlı eserinde, ilçenin ismini "Gêl" olarak belirtir. 

Mittanilerden, Medlere

M.Ö. 3500-1260 yılları arasında Subarrular, Hurriler, Mittaniler egemenliğinde kalan ilçede, M.Ö. 1260 - 606 yılları arasında ise Asurlular ve Urartular egemenlik kurdu. Gêl kalesi, bu tarihlerde Asurlular tarafından yapıldı. Kalenin batısında, Asur krallarından IV.Tiglatpileser'e ya da III.Salmanassar'a ait olduğu tahmin edilen stel ve kitabe bulunuyor. Med'lerin Asur imparatorluğunu yıkması ardından, Gêl önce Med'lerin, ardından da Perslerin egemenliğine geçti. 

1946'de bölgede yabancı arkeologlarca yapılan kazılarda, insanların mağaralarda kaldıkları ve  birçok alet kullandıkları tespit edildi. İlçe ve çevresinde sayıları bini bulan doğal ve yapay mağara bulunmakta. Birçoğu Orta Taş Çağı'ndan kalma bu mağaraların bir kısmı barınak, bir kısmı da anıt mezar olarak kullanıldı. Ancak buradaki anıt mezarlara ilişkin yeterince bir araştırma yapılmadığı için hangi dönemlerden kaldığı bilinmiyor.

Gêl'de M.S.297 yılında Romalılar, 661-750 yılları arasında Ermeniler, 750 - 869 yılları arasında Abbasiler, 908'de Bizanslılar, 1085 -1093 yılları arasında Büyük Selçuklular, 1157-1169 arasında Nisanoğulları, 1394-1401 arasında Timur, 1401-1507 arasında Akkoyunlular, 1507-1515 arasında Safeviler ve 1515'te de Osmanlılar hakimiyet kurdular.

Gêl'de Zerdüştler

Dini inançlar bakımından Gêl, Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık bakımından kutsal sayılır. İlçede bu üç dini inancın yanında, bölgede Mitra ve Zerdüştlüğün kalıntıları da bulunuyor. Nitekim 1982 yılında Gêl ilçe merkezinde devlet lojmanlarının yapımı için temel açma faaliyeti sırasında Cirit tepelerinde Zerdüştilere ait mezarlar ve kalıntılar bulundu. Bugün bile Zürdüştilere ait mezarları Nebi Harun tepesi olarak bilinen tepe ve mezarlıkları çevresinde görmek mümkün. 

Hıristiyanlık inancı açısından da Gêl kutsal bir bölge. İlk Hıristiyan azizlerine ev sahipliği yapan ilçe aynı zamanda bir Episkopluk merkeziydi.

Tarihi kaynaklarda, Gêl'in Hristiyanlık açısından inanç merkezi olması, Hz. İsa'nın öğrencilerinden olan Adey'in Miladi 1. yüzyıl ortalarında buraya gelmesiyle başlamıştır. Bölgede yetişen Hıristiyan bilim ve sanat adamlarından, Gêl'li Rahip Musa (M.S. 5. Yüzyıl), Gêl'li (Efesoslo) Yuhanna (M.S. 507-586) ve Theodoto (Ölümü: 698) Mar Yeşua en çok bilinenler arasında yer almaktadırlar. Amed'in 3. Ekiskoposu Mar Aday'ın mezarı da Gêl’dedir.

Gêl Beyliği

Yazılı ilk Kürt tarih kitabı diye bilinen "Şerefhaneme"de, Mirdasi beyliğinin kurucusu Pir Mansur'un 950 yılında Hakkari'den Gêl'e geldiği ve o dönem ilçeye bağlı Dêrey  köyüne yerleşerek aşiretini buraya yerleştirdiği yazılır. 1030 yılında Kürtlerin kaleye saldırarak ele geçirmesi sonrasında aşiret üyeleri kaleye taşınmış ve burada Mirdasi Beyliği kurulur. 

İdris-i Bidlisi vasıtasıyla 16. yüzyılda Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim ile Kürt beyleri arasında yapılan egemenlik paylaşımı anlaşması sonucu Gêl beyliği; yönetimi babadan oğula geçen bir beylik haline getirildi. Bu anlaşmaya göre Osmanlı merkezi yönetimi Gêl beylerinin ilçeyi yönetme işlerine karışmayacaktı. Gêl Beyliğinin bu yarı bağımsız statüsü ve asker vermeme ayrıcalığı Osmanlı'nın savaşlarda toprak kaybetmesi sonrasında yapılan yeni düzenlemeyle 1864 yılında çıkarılan "Vilayet Nizamnamesi" kanunu ile kaldırıldı.