Memleket hasreti beni dengbêj yaptı

Kültür/Sanat Haberleri —

Hediye Alağaş

Hediye Alağaş

  • Dengbêj Hediye Alağaş,  memleket özlemini klamlarla dindirmeye çalıştığını belirterek, “Dengbêjlik kadının serhildanıdır. Çünkü kadınlar acıyı daha derinden anlamlandırıyor” dedi.

Toplumsal belleğin en güçlü aktarıcısı ve en etkili anımsama biçimi olan dengbêjlik, Kürt kültürünün önemli sembollerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Bu kültürü günümüze taşıyan dengbêjlerden biri de Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Erkent (Erkendi) köyünden Adana’ya göçertilen Hediye Alağaş. Yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalan Alağaş, uzaklaştırıldığı coğrafyaya olan özlemini seslendirdiği klamlarla dile getiriyor. Tıpkı, Kürt tarihinde ismini duyuran kadın dengbêjlerden Meryem Xan, Eyşe Şan, Aslîka Qadir ve Sûsika Simo gibi. 

Klamlarla biraz olsun rahatlıyorum

Mezopotamya Ajansı’ndan Selman Güzelyüz ile Hamdullah Yağız Kesen’in haberine göre Adana’ya ilk geldiği yıllarda çadırda kaldıklarını daha sonra ev alabildiklerini ifade eden Alağaş, “İnsanın kendi topraklarından ayrılması kadar zor bir durum yoktur. Kendi yurdumuzda çiftlik sahibi iken, buralarda başkalarının işçisi olduk. Beni en çok memleket hasreti zorladı. Memleket hasreti üzerine dengbêj oldum. Köyümden çıkıp geldiğimi Adana’da bestelediğim klamlarım oldu. Ülke hasreti, kardeş hasreti, toprak hasreti beni buna yönlendirdi. Toprağıma olan hasreti klamlarla seslendirerek, biraz da olsun rahatlıyorum” dedi. 

 Dengbêjlik kadın işidir

Dengbêjliğin asıl yaratıcılarının kadınlar olduğunu söyleyen Alağaş, toplumdaki yanlış algının önüne geçilmesini istedi. “Kadınlar hem toplumsal hem de kişisel duyguları daha fazla anlamlandırıyor” diyen Alağaş, “Kadınlar, tarihten bu yana öldürülen çocukları, kardeşleri, halkı, yurdu üzerine klamlar söyleyerek, yaşananları anlamlandırabilmişlerdir. Onun için dengbêjlik kadın işidir. Çünkü kadınlar acıyı daha derinden anlamlandırıyor” diye belirtti. 

Toplumsal cinsiyet rollerinin en keskin olduğu dönemlerde bile Kürt kadınların klamlarla kendini var ettiğini belirten Alağaş, özellikle son yıllarda kadın dengbêjlerin artmasının umut verdiğini dile getirdi. Alağaş, “Kadınların cemaat içinde dengbêjlik yapması zahmetliydi ama bunlar aşıldı. Bu konuda ailem, beni engellemedi hatta sürekli destek verdi. Tekrar ediyorum ilk klamları kadınlar söylemiş erkekler onlardan alıp söylemeye devam etmişlerdir” ifadelerini kullandı.  

Evlerimiz, çocukluğumuz, sokaklarımız 

Dengbêjliğin hafızayla ilişkisine dair ise Alağaş, şunları söyledi: “Her klamımda memleketimde yaşanan olayları, baskınları, sürgünleri, çocukluğumu, tekrar tekrar hatırlıyorum. Geçmişte yaşanan tüm olaylar gözümün önüne geliyor. Yine kültürümüzü, yaşayış şeklimiz, evlerimizin yapısı, çocukluğumun geçtiği tüm sokakları tekrar hatırlıyorum. Böylelikle doğup büyüdüğüm memleketimi gözlerimin önüne getiriyorum. Bu da unutmama engel oluyor.  Ölene kadar da aklımdan gitmeyecek.” 

Dengbêjlik kadının serhildanıdır 

Bir kadının sorunlarını en iyi ve en yoğun biçimde klamlarla anlattığını tekrarlayan Alağaş, şöyle devam etti: “Dengbêjlik kadının serhildanıdır. Kürtlerin tarihi dengbêjikle aktarılıyor. Kadınlar yaşadıkları acılara karşı klamlarla seslerini yükseltiyor. Sesi dengbêjliğe yatkın tüm kadınlar söylesin. Toplumun içinde, cemaatlerde söylesinler. Kültürlerini, tarihlerini unutmamaları için söylemeleri gerekiyor. Dengbêjlik kötü bir şey değildir. Den Kürtlerin dili ve kültürüdür.”

MA/ADANA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.