Newroz şarkıları 

Kültür/Sanat Haberleri —

22 Mart 2022 Salı - 20:00

Hekim Sefkan

Hekim Sefkan

  • PKK öncesi ve sonrası Newroz şarkılarına baktığınızda çok belirgin farklar var. Evet Cegerxwîn, Seydayê Tîrêj, Seydayê Keleş gibi isimler Newroz'un anlamına dair şeyler yazdılar ama Newroz şarkılarda da asıl anlamına PKK'yle kavuştu.
  • Neredeyse hiçbir şarkı Newroz'u gerçek anlamıyla ele alamıyordu PKK'den önce. Hep konunun etrafından dolaşılıyordu. PKK'nin çıkışı ve özellikle de Mazlum Doğan'ın direnişiyle Newroz gerçek anlamına kavuştu. Şöyle bir sonuç ortaya çıktı: Dehak'lar hâlâ varsa Kawa'lar da var. 

MIHEME PORGEBOL

Newroz şarkıları üzerine bir içerik üretmeye niyetlendiğimde aklıma ilk gelen bu şarkılardan bir playlist oluşturup, her biri hakkında kısa bilgiler vermek oldu. Ancak konuyla ilgili yaptığım ilk taramalarda zaten böyle bir listenin 2019 yılında Ferid Demirel tarafından yapıldığını fark ettim. Demirel'in hazırladığı 71 şarkılık liste* her ne kadar şarkılar hakkında spesifik bilgilere yer vermese de listenin kendisi Newroz şarkılarının genel karakteri hakkında fikir veriyordu. Çalışmasının girişinde Ciwan Haco'nun "Bida" şarkısını ayrı tutarak "Sanatçıların hemen hepsi bu stranlarda ulusal, kültürel ve politik söylemleri ön plana çıkarmışlar" diyen Demirel'in bu ifadesi aslında Newroz şarkılarının karakterine ilişkin bir çalışmanın gerekliliğine de işaret ediyordu. 

Newroz şarkıları ne anlatır? Eskiden nasıllardı? Bu sorular doğrultusunda hem 71 şarkılık listeyi hem de bu listeye bir sebepten girememiş diğer Newroz şarkılarını dinlemeye başladım. Şarkıları dinledikçe Newroz'un PKK'yle beraber dönüşen ulusal ve politik anlamının aslında şarkılarda da ne kadar belirgin olduğunu gördüm. Haliyle sorularım ve bu sorular doğrultusunda benim ne yapacağım da belirmişti. 

Sorularımı on yıllardır Kürt müzik ve sanatının içerisinde aktif yer alan, sayısız esere imza atıp sayısız organizasyonda görev alan Hekîm Sefkan'a sordum. 

Newroz üzerine yüzlerce şarkı yapıldı. Belki de hakkında en çok şarkı yapılan bayram Newroz'dur. Newroz'da sanatçılara bu kadar şarkı yaptıracak ne var?

Newroz'da ne yok ki! Newroz'u Newroz yapan ve hakkında bu kadar şarkı yapılmasını sağlayan şey anlamının gerçeklikle örtüşmesidir. Bir süre önceye kadar Newroz Kürtler için yasak bir aşk gibiydi. Kürtler Newroz üzerinden asıl dertlerini anlatmaya çalışırken anlatmak istedikleri asıl derdin etrafında dolanıp duruyorlardı. Newroz başkaldırı ve özgürlüğün günüdür ama Newroz şarkılarına baktığınızda sevgiliden bir öpücük istenen, seyran teklif edilen bir günmüş gibi anlatılıyordu. Newroz'un "yeni gün" olarak ifade ettiğimiz asıl anlamına değinilmiyordu. Esasında Newroz özgürlüğün ta kendisi olduğu için hayata dair her şeyi içinde barındırır. Bu yüzden esaret altındaki Kürtler için dilden düşmeyen, her şeyle bütünleşmiş bir semboldür. Bir şarkı, bir şiir Newroz üzerine değilse bile hiç olmazsa anlatılan hikayenin bir Newroz gününde geçtiğini görürüz. Mesela Ehmedê Xanî, Mem û Zîn'inki gibi büyük bir aşkı Newroz'la birleştirmişti. Birkaç yıl öncesine kadar bile Newroz gerçekliği türlü sebeplerden dolayı örtülü bir şekilde aktarılıyordu. Newroz'un direniş ve başkaldırıyla özdeşleşen gerçek anlamı ifade edilemediği için herkes yaşamı ve duygularına dair derdini Newroz'la özdeş bir şekilde aktarıyor.

Sizin de dediğiniz gibi geçmişteki Newroz şarkılarına baktığımızda asıl anlatılmak istenen meselenin etrafında dolanılırdı. Ancak PKK'nin ortaya çıkışı ve özellikle Mazlum Doğan'ın Çağdaş Kawa diye adlandırılmasıyla beraber bu dolambaçlı aktarım da dönüştü. Bu dönüşümün PKK'yle ilişkisinden bahseder misiniz biraz?

Aşka, yurtseverliğe, devrimciliğe, kadına ve toplumsal tüm meselelere bakarken PKK'nin ortaya çıkışını bir dönüm noktası olarak ele almak gerek. PKK, Kürtlerin tarihinde bir dönüşüm yarattı. En büyük dönüşümü yarattığı konulardan biri de Newroz oldu. Mazlum Doğan, Newroz'a olabilecek en gerçek ve hakiki anlamını verdi. Mesela çoğunlukla Güneyli Kürtler bugün bile Newroz'u bir seyran gibi kutlar. Hesen Zîrek de söylüyor: "Em rojî salî tazeye Newroz e hatewe/Cejnekî konî Kurd e, be xoşî û be hatewe." 

Eğer biz bağımsız ve özgür bir toplum olsaydık belki tüm parçalarda Newroz'u karnaval gibi kutlayacaktık. Ancak Demirci Kawa'nın Dehak'a karşı verdiği mücadelede amaçladığı özgürlük henüz tam olarak gerçekleşemediği için, yani Kürtler kendi vatanlarında özgürleşemediği için Kawa'nın mücadelesinin bugün de sürdürülmesi gerekiyor. Dediğim gibi; PKK’den önce her şeyde olduğu gibi Newroz şarkılarında da doyurucu bir içerik göremiyorduk. PKK’den önceki Newroz şarkıları Kürtleri bahar imgesiyle uyanışa çağırırken, PKK'den sonra şarkıların içeriğinde "Kürtler uyandı" ifadeleri vardı. Bahar gelmişti artık. Aşk şarkılarında, kadın şarkılarında, doğa şarkılarında da aynı şeyi görürüz. Said Yusuf gibi birkaç sanatçının ulusal değerlere işaret eden az sayıda şarkıları dışında neredeyse hiçbir şarkı Newroz'u gerçek anlamıyla ele alamıyordu PKK'den önce. PKK'nin çıkışı ve özellikle Mazlum Doğan'ın direnişiyle Newroz gerçek anlamına kavuştu. Böylece Newroz sadece bir seyran olarak değil zulme karşı direniş anlamıyla da karşılanmaya başlandı. Yani şöyle bir sonuç ortaya çıktı: Dehak'lar hâlâ varsa Kawa'lar da var. 

Bu bağlamda şarkıların içeriği de bu algıyla beraber dönüşmeliydi. Bu yüzden PKK öncesi ve sonrası Newroz şarkılarına baktığınızda çok belirgin farklar var. Evet Cegerxwîn, Seydayê Tîrêj, Seydayê Keleş gibi isimler Newroz'un anlamına dair şeyler yazdılar ama Newroz asıl anlamıyla PKK'den sonra buluştu. 

Newroz şarkılarının teknik ve müziğe içkin belirgin özellikleri neler peki? 

Çok ilginç bir şey var burada. Son dönemlerde Newroz şehitleri üzerine yapılmış şarkılar dışında Newroz üzerine yapılmış hüzünlü bir şarkı bulamazsınız. Newroz şarkıları ritmi ve melodisiyle halaya ve devrime çağırır. Bu neredeyse bütün Newroz şarkıları için geçerlidir. Tüm şarkılar marş dinliyormuşsunuz gibi bir his verir. 

Coşkulular...

Evet. Yoğun bir coşku var tüm Newroz şarkılarında. Çünkü Newroz zaten sene içerisinde doğanın da en coşkun olduğu zamana tekabül ediyor. Mart ayı doğa için uyanışı ifade etmesinin yanında özellikle son yarım yüzyılda yaşananlar itibariyle Kürtler için de bir uyanışı ifade eder. Mart ayı Kürtler için mücadeleye dair birçok tarihi kırılma da barındırır. İşte yaşamın içerisindeki bu gerçeklikler Newroz'a coşkun karakterini veriyor. Bu yüzden isteseniz de coşkulu olmayan bir Newroz şarkısı yapamazsınız. Kürt halkının direnişi ve doğanın uyanışının buluştuğu bir yerde zaten söz de melodi de ister istemez coşkun oluyor. 

Bu özel bir soru: Sizin en sevdiğiniz Newroz şarkısı hangisi?

Sürekli dinlemek istediğim ve dinlemekten sıkılmadığım Newroz şarkısı Cegerxwîn'in yazdığı "Bihar Xweş e" şarkısı. Bu şarkıyı çok kişi okudu ama ben en çok Xelîl Xemgîn'in müziğini yapıp seslendirdiği versiyonunu seviyorum.

Bize anlatabileceğiniz bir nedeni var mı?

Cegerxwîn'in sözleri ile Xelîl Xemgin'in müziğinin birbirini tamamladığını düşünüyorum.

Newroz şarkılarının gittikçe müzikalitesini yitirdiği yönünde bir eleştiri var. Siz bu eleştiriye katılıyor musunuz?

Bana göre kalitesini en çok yitiren şarkılar aşk şarkılarıdır. Çünkü aşk şarkılarını yapanlar aşık kişiler değil. Ama genel bir değerlendirme çerçevesinde kalitenin düştüğü eleştirisine katılıyorum. Devrimci olmayanlar devrim şarkıları yaptığı için devrim şarkılarının da kalitesi düştüğü gibi Newroz'un gerçek anlamını bilmeyen, bu anlamı içselleştirememiş insanların yaptığı şarkıların da kalitesi düşük oluyor. Yani bu sadece Newroz'la ilgili değil, genel bir problem. Kürt müziğinin tamamında bir kalite yitimi olduğunu söyleyebilirim. Newroz şarkıları özelinde söylersek: İyi Newroz şarkılarını parmakla sayıyoruz. Oysa Newroz üzerine yüzlerce şarkı yapıldı. 

Bence bunun sosyolojik bir yönü de var. İyi şarkılar yapıldı dediğimiz zamanlarda zaten sadece o şarkılar vardı. O gün yapılan bir şarkıyı bugünkü koşullarda yapmış olsak belki onun için de "kalitesi düşmüş" derdik. Oysa o şarkı yapıldığı zamanki sosyolojik gerçeklik çok farklıydı. İnsanların ulaşabileceği Kürtçe müzik yok denecek kadar azdı. Kürtçe bir şarkıya erişebilmek aylarca sürebiliyordu. Bu yüzden erişilebilen her şey güzeldi. Esasında ben bu kalite yitimi meselesine temkinli yaklaşıyorum ancak sadece Newroz şarkıları özelinde değil genel olarak bir kalite yitimi olduğunu da söyleyebilirim.

Tecrübelerinize dayanarak Newroz'un sanatçı üzerindeki etkisi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Newroz'u bilmeyen, tanımayan, anlamına yeterince hakim olmayan bir sanatçıyı da alıp Newroz hazırlık ve çalışmalarının içine koyarsanız büyük ihtimalle çok güçlü ve büyük eserler yaratır. Ama her sene Newroz üzerine şarkılar yapan bir sanatçının şarkıları birbirini kopyasına dönüşür. Bu alışmayla ilgili bir şeydir muhtemelen. Şarkılardaki sözlere baktığınızda neredeyse hepsi aynılaşmış durumda. Hepsi bahardan, çiçeklerin açmasından, özgürlükten bahseder. Bu sözcüklerin ötesinde söz üretemez hale gelmişler. Bu yüzden bence Newroz'dan pek de haberi olmayan bir sanatçı Newroz'dan çok ciddi bir şekilde etkilenip güçlü eserler üretebilirken yıllardır bu işin içinde olan insanların üzerinde artık o büyük etkiyi yapmıyor. Onların üzerindeki etki geçmişte gerçekleşti zaten. Bu konu biraz da ruhla ilgilidir. İstisnasız bütün Kürt sanatçılar Newroz üzerine şarkılar söylemek istemiştir. Ancak o coşkuyu şarkıda hissedebilmek ve Newroz'un sanatçı üzerindeki etkisini okuyabilmek için sanatçının Newroz ruhuyla donanmış olması gerekir. 

Yani sanatçı Newroz ruhundan uzaklaştıkça yarattığı şarkılar da o kadar coşkusunu yitiriyor diyebilir miyiz?

Kimseyi zan altında bırakmak istemem ama eğer Newroz'un gerçek anlamını içselleştirmemişken bir Newroz şarkısı yapmaya kalkarsam bilinmeli ki bu şarkının müzikalitesi de zayıftır. O yapay bir şarkıdır, orijinal değildir. Bizim esas sorunumuz da burada zaten; orijinal şarkılar üretilemiyor. Orijinal bir şarkı yapmak için yormuyoruz kendimizi. Hep kopyalıyoruz. Sanatın diğer alanlarında da var. Kesinlikle öyle.