Newroz’un söyledikleri

Forum Haberleri —

26 Mart 2021 Cuma - 22:30

  • 21 Mart 2021 tarihi itibarıyla, Kürt halkı sözünü söylemiş ve tutumunu hiçbir çarpıtmaya yer vermeyecek açıklıkta ortaya koymuş durumda. Özgür Kürt, günümüz Dehakları tarafından kendisine biçilmek istenen kefeni bir kez daha yırtıp atarak giymeyeceğini beyan etmiştir.

DOĞAN AMED

Varlığın hayata gözlerini açması öncelikle tabi ki biyolojiktir, ancak “var” edebilmesi salt biyolojik olmaktan ötedir. Hayata tutunması ve kendini gerçek anlamda “var etmesi” içerisine doğduğu ortamın etkilerine karşı direnişle mümkün olur. Söz konusu varlık insan ise eğer, direniş fiziksel olmaktan çok düşünsel-ruhsal-manevi ve ideolojiktir; bu anlamda anlamsal ve amaçsaldır. Bundan hareketle, insan “insanlaşma” serüveninde anlamsal ve amaçsal yaşamı rehber edindiği oranda insanlaşabilmiştir, demek doğruya yakın olacaktır.

Tarih boyunca birçok din, felsefe ve düşünce akımları insanı bu yönlü teşvik etmiş, bu uğurda büyük mücadeleler yürütmüştür. Hayatın anlam arayışı olduğu gerçeğini unutmadan, anlama sahiplenmesini salık vermiş, anlama ulaşabildiği, hakeza anlamı yaşayabildiği oranda “insan” olabileceğini belirtmiştir. Coğrafyamız ve tarihimiz bunun sayısız örnekleri ile dolu. Tersi de çok; insanı anlam arayışından koparmak, salt güdüleri ile yaşayan “ruhsuz varlıklar” haline getirerek, insanlığın doğuş mekanını insanlığın mezarı haline getirmek isteyen güçlere de çokça tanıklık etmiştir, yaşadığımız coğrafya ve tarih.

Newroz söylencesi

Kölelik insanın kuruması, çölleşerek, anlamsızlaşması iken, özgürlük insanın kendini var etme ve kendi hakikatine ererek anlama kavuşmasıdır.

Ustalara göre, bunun ilkidir, Newroz söylencesi. Ancak salt söylence olmaktan fazlasıdır, Newroz.

Varlık ile bu varlığı yok etmek isteyenlerin, bu anlamda karanlık ile aydınlığın, iyilik ile kötülüğün özcesi anlam ile anlamsızlığın amansız mücadelesini temsil ediyor Newroz.

2633 yıl öncesinden başlayarak, günümüze dek bu coğrafyada yaşayan halkların var olma ve varlığına kast edenlere karşı direnişini sembolize ediyor oluşu taşımış olduğu bu anlamından ötürüdür. Bu coğrafyada yaşayan halkların şahsında tüm insanlık için bir ruh, bir tutum, bir düşünce ve yaşam biçimi olup günümüze dek gelmesi Newroz’un bu özünden kaynaklı.

Özgürlük ve aydınlık sembolü Ahura-Mazda ve karanlık ile kötülük temsilcisi Ehriman arasındaki savaşın Dehak ve Demirci Kawa şahsında efsane olmaktan çıkıp, gerçeğe dönüşmesi bununla ilgilidir.

Günümüzün Ehriman’ları kim?

İnsanı doğal toplumundan koparıp, iktidar ilişkilerine ve düzenine, sömürü çarkına hapsetmek isteyenlerdir; kadın üzerinde en ağır baskıyı kuranlar, halklara kimliksizlik dayatarak kölelik cenderesine sokanlar, çocuğa masumiyetini kaybettirenler, doğa üzerinde talan gerçekleştirenlerdir.

En genel anlamda kapitalist modernite ve ulus devletlerdir ve en somut haliyle de Türk sömürgeciliğidir, bugün Ehriman rolüne soyunan.

İnsana, toplumsallığa aykırı, coğrafyamızın hakikatine ait olmayan, gayri meşru olarak Kürdistan ve Mezopotamya coğrafyasına giren Türk egemenlik rejimi, habis bir ur misali, her geçen gün büyüyerek kadim Kürt toplumu şahsında, insanlığın doğuş mekânı olan Kürdistan coğrafyasını dört başı mamur bir karanlık içerisinde tutarak tarihten silmek istemektedir.

Geçmişin Dehaklarından kat be kat fazla soykırım ve katliam, Ehriman’a taş çıkartırcasına bir karanlık ve kötülük, her türlü sömürü ve talan, dünden bu güne Türk egemenlerinin ana karakteri olması, bu habis ur olma özelliğinden kaynaklıdır. Fakat tarih ve kültür oluşturucu halk olma özelliğinden ötürü, Kürt toplumu ve coğrafyası, bu habis ur’a karşı her zaman Kawa olmasını bilerek, bitmek bilmeyen bir direniş içerisinde olmuş ve kendisini yeniden yaratabilmiştir. Bu anlamıyla Newroz, Kürt toplumu ve coğrafyası için kendini var etmenin adı olmuştur.

Bunun en son ve somut örneği Amed zindanı ve Mazlum Doğan’dır. 12 Eylül karanlığında Amed zindanında çağdaş Kawa Mazlum Doğan tarafından yakılan direniş meşalesi, oradan dağlara, dağlardan kentlere ve tüm Avrupa’ya yayılmış, bugün milyonların her yıl kendisini yeniden var ettiği özgürlük ateşine dönüşmüş durumda.

Erdoğan=Dehak

Erdoğan’ın başında bulunduğu Türk egemenlik aygıtı, son 7 yıldır Kürt halkına karşı soykırım saldırısını zirveye çıkararak, Kürt toplumunu ayağa kalkamaz duruma getirmek istemiştir. Her türlü teknikten tutalım, özel savaşın tüm uygulamaları bu 7 yılda devreye sokulmuştur; ekonomi-diplomasi,-askeri-siyasi tüm araçlarını bu uğurda kullanmış kullanmaya da devam etmektedir. Hedef Kürt toplumunu tümden imha olarak belirlenmiş, yol haritaları buna göre oluşturulmuştur. Lakin bu toprakların ve kadim Kürt ulusunun hakikati hesaba katılmamıştır; tüm saldırılara rağmen hayat ve hakikat kendi yolunda ilerlemeye devam etmiş ve sırça köşklerin korunaklı köşelerinde, masa başlarında hazırlanan “planlar” hakikat duvarına çarpmaktan kurtulamamıştır.

Nedir bu hakikat?

Kürt’ün dinmeyen özgürlük sevdası, bu sevda uğrunda yaktığı direniş ateşidir; bu ateşin milyonlara mal olmasıdır, milyonların bu ateşi kendi varlık bilinci olarak görmesi, bu ateşin bırakın sönmesine izin vermeyi, her geçen gün daha da gürleştirmesi, özcesi direnişi büyütmesidir.

2021 Newroz kutlamaları bir kez daha açığa çıkardı ki, Kürt halkı kendisine dayatılan soykırıma karşı, bulunduğu her yerde direnmekte ve kendi toprakları üzerinde özgür yaşamda ısrarlıdır.

Özgür Kürt, günümüz Dehakları tarafından kendisine biçilmek istenen kefeni bir kez daha yırtıp atarak giymeyeceğini beyan etmiştir.

Özgürlüğünün, önderliği ve özgürlük güçleri ile olabileceğinin bilincindedir ve Newroz’a, Newroz değerlerine; kimliğine, diline, kültürüne, bunları yaratan önderliğine, geliştiren ve büyüten mücadelesine ve bu uğurda yaşamını feda eden şehitlerine sahiplenmesi bu temelde olmuştur.

Haysiyet cellatlarının, Öcalan “haberi” yaparak haysiyetine saldırmasına izin vermemiş, düşmanının haysiyetsizliğini yüzüne çarpmıştır.

Kürdistan ve Türkiye kentlerinde milyonların alanlara dolarak kutladığı 2021 Newroz’u, bunun en büyük ispatıdır.

21 Mart 2021 tarihi itibarıyla, Kürt halkı sözünü söylemiş ve tutumunu hiçbir çarpıtmaya yer vermeyecek açıklıkta ortaya koymuş durumda.

Şimdi düşünme sırası, Dehak rolündeki Erdoğan’dadır ve Erdoğan, Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik en ufak sözleri ve tutumunda, artık bin kez daha düşünmek durumundadır…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.