Nurhak’ta talan

Toplum/Yaşam Haberleri —

15 Eylül 2020 Salı - 09:01

  • HES projesine karşı mücadelenin devam ettiği Nurhak şimdi maden ocakları ile yağmalanmak isteniyor. Sadece Maraş’ta 56 maden ocağı ihalesi var. Üstelik Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci de işletilmiyor.

AKP iktidarı boyunca Kürdistan’ın birçok bölgesinde doğal alanlar talan edilerek sermayenin hizmetine sunuldu. Munzur’dan Nurhak’lara kadar birçok alanda doğaya yönelik saldırılar devam ederken, iktidar dünden bugüne talan politikalarını derinleştiriyor.

Türk Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MEPAG) tarafından, 140. grup ihale listesine göre 65 ilde 746 alanda maden ocağı işletmesi için ihale başlatıldı. 24 Ağustos’ta başlayan ihale 28 Eylül’e kadar devam edecek. Alfabetik sıralamaya göre yapılan ihale kapsamında birçok il alanında maden ocağı ihalesi sonuçlanmış durumda.  En çok maden işletme ihalesi olan Sivas’ta 71 maden ocağı için 18-23 Eylül’de; Maraş’ta 56 alanda yapılacak maden işletme ihalesi için 14-16 Eylül tarihleri arasında yapılacak. MEPAG, hiçbir bilgilendirme yapmadan ihaleyi internet sayfasından duyurdu.

Maraş’ta ihalesi yapılacak 56 maden ocağı için ise halk tepkili. Nurhak ve Çevre Köyleri Doğal Hayatı Koruma ve Kültür Derneği, Nurhak’ta Barış mahallesine 1.5 km yakınlıktaki alan için hukuki süreç başlatı.

Nurhak’tan Gölbaşı’na kadar 8 HES

Nurhak’ta ilk HES yapıldığında çevre aktivistlerinin uyarılarını dikkate almayan halk, devletin 'Ekonomik gelir elde edeceksiniz. Balıkçılık yapacaksınız' sözlerine kanarak HES projesi için topraklarını sattı. Birinci HES yapıldığında deredeki mercan balıkları ölmeye başladığında, yöre halkı, devlet ve HES proje sahipleri tarafından kandırıldıklarını geç de olsa anladı. İkinci HES projesi yapılmak istendiğinde ise halk güçlü bir karşı duruşla hukuki mücadele verdi ve 2017 yılında proje hakkında yürütmeyi durdurma kararı alınmasını sağladı. Küçük derelerin suyunu 1. HES havuzuna aktarmak istenen ikinci projeye karşı bölge halkı güçlü bir karşı duruş sergiledi. Nurhak’tan  Adıyaman-Gölbaşı’na kadar 8 HES planlayan devlet, Göksu suyunu özel şirketlere satmakta kararlı. Ama yöre halkı daha kararlı.

Hileyle ÇED saf dışı bırakılıyor

Nurhak halkı HES projesine karşı mücadele devam ederken şimdilerde ise maden ocakları ile Nurhak bölgesi yağmalanmak isteniyor. Maraş’ın Nurhak ilçesine bağlı Nurhak’ın Pınarbaşı ve Barış Mahalleleri arasında kalan Bağlıca, Kuşluk, Bağırsağın Deresi, Körteşin, Yazı köylerinde yapılmak istenen demir alüminyum madenciliği için 'ÇED gerekli değildir' kararı verildiği belirtildi. ÇED raporunu devredışı bırakmak için maden ocaklarının ihale edildiği yer 24.99 hektar olarak gösterilmiş.

Kalker ocakları da bekliyor

Oysa 25 hektar ve üstü olduğunda ÇED raporu sürecinin işlemesi gerekiyor. ÇED sürecinin işlemesi durumunda; bölgenin uygun olup olmadığı, halkın rızasının olup olmadığı göz önünde bulundurulmalı, bölgede yaşayanların bilgilendirilmesi gerekiyordu. Tüm bunlardan kaçınarak, hukuku da baypas ederek, maden ocakları ÇED süreci işletilmeden ihale ediliyor. Nurhak maden sahasında açık ve kapalı işletme metodu ile yılda toplam 100 bin ton üretim yapılması planlanırken, sahanın bu kapasiteye ulaşması halinde 47 yıl işletilmesi düşünülüyor.

KİPAŞ çimento fabrikası Maraş’a bağlı Pazarcık ilçesinin Çöçelli köyünde iki kalker ocağı için, Sanko Çimento fabrikası ise 1 kalker ocağı için başvuruda bulunmuş durumda.

Ne HES ne maden ocakları

Nurhak ve Çevre Köyleri Doğal Hayatı Koruma ve Kültür Derneği adına gazetemize bilgi veren Mehmet Güzel, "Maden ocakları için hukuki süreci başlattık. İkinci HES’e karşı başlattığımız süreç de devam ediyor. Maden Ocakları ihalesi 24.99 hektarlık alan gösterilmiş. Bu alan 25 hektar ya da üstü gösterilmiş olsaydı ÇED raporu gerekecekti. Durum böyle olunca ÇED süreci işletilmemiş oldu. Biz yerel halk olarak ne HES ne de maden ocağı yapılmasını istiyoruz. Bu projeleri bölgemizde yaptırmayacağız" dedi.

Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) Eşbaşkanı Aziz Tunç ise MARDEF olarak “Ovama Dokunma Çevre Hareketi” aracılığıyla her türlü meşru demokratik mücadele yöntemlerini kullanacaklarını söyledi. HABER MERKEZİ

 

Munzur için çağrı

73 Alevi, çevre, sendika ve yöre kurumlarının yanı sıra onlarca sanatçının katılımıyla ortak bir deklarasyon yayınlanarak, Munzur Gözelerinde yapımına devam eden peyzaj projesinin durdurulması istendi. 

Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH), Mersin Nükleer Karşıtı Platform, Kaz Dağları Kardeşliği, Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Mersin Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mersin şubesi, Mikail Aslan, Kazım Öz, Jülide Kural, Pınar Aydınlar’ın da aralarında bulunduğu onlarca kurum, sanatçı ve yazar Munzur Gözeleri’nde yapımına devam edilen peyzaj projesinin durdurulması için deklarasyon yayınladı.

Yayınlanan deklarasyonda, kaynağını binlerce yıllık doğal ve jeolojik yapısı ile Alevi-Kızılbaş inancının merkezi olan Munzur Gözeleri sermayenin yeni hedefi haline geldiğine ve peyzaj projesi ile inanca, kültüre ve hafızaya müdahale edildiğine dikkat çekilerek, “Çalışmanın durdurularak demokratik bir yol – yöntem izlenerek bilim insanlarının, halkın, demokratik kitle örgütlerinin, inanç-kanaat önderlerinin fikirleri alınarak bir tartışma süreci üzerinden sit alanına dokunulmama ve sit alanının doğal dokusunun korunması şartıyla bilimsel bir çalışmanın ortaya çıkartılması gerekmektedir” denildi.

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.