Öcalan özgür olmalı

Dosya Haberleri —

22 Kasım 2022 Salı - 20:00

Öcalan ile görüşme başvurusunda bulunan avukatlardan Selma Benkhelifa, Sol Parti Milletvekili Av. Gregor Gysi ve Av. Aratz Estonba Yeni Özgür Politika'ya konuştu.

  • Türkiye’nin AİHM kararlarına uyması gerektiğini belirten avukat Selma Benkhelifa, "AİHM, 2014 tarihli kararında Abdullah Öcalan'ın tamamen tecrit edilmesinin işkence olduğunu söyledi. Türkiye'yi mahkeme kararlarına uymaya zorlamak önemli" dedi.
  • Yeterli bir kamuoyu oluşturulursa, Türk devletinin Öcalan’ı serbest bırakıp bırakmayacağını ya da ne zaman serbest bırakacağını tartışmak zorunda kalacağını belirten avukat Gregor Gysi, Öcalan’ın özgürlüğü için herkesin ayağa kalkması gerektiğini söyledi.
  • Öcalan’ın fikirlerinin Bask için önemli bir örnek olduğunu belirten avukat Aratz Estonba, “Öcalan’ın paradigmaları bize yeni bir yol göstermiştir, Öcalan bizim için bir ilham kaynağıdır ve sadece Kürt’ler için değil bölgedeki tüm halklar için özgür olması gerekiyor” dedi.

EREM KANSOY/REWŞAN DENİZ

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde ağır tecrit koşulları altında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tutuklular Hamili Yıldırım, Veysi Aktaş ve Ömer Hayri Konar'dan 19 aydır haber alınamıyor. Söz konusu tecridin kırılması için dünyanın dört bir yanından yüzlerce avukat, Abdullah Öcalan ve diğer tutuklularla görüşme talebiyle Adalet Bakanlığı’na başvurdu. 22 ülkede 350 avukat, 14 Eylül'de Adalet Bakanlığı, Avrupa Barolar Birliği, Türkiye Barolar Birliği ve uluslararası insan hakları örgütlerine mektup gönderdi. Avukatların İmralı’ya gitmek için yaptığı başvuruya ise Türk devletinden bir yanıt gelmiş değil. Yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Öcalan hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dair 2014 yılında verilen ihlal kararına dair de herhangi bir adım atılmıyor. Öcalan ile görüşme başvurusunda bulunan avukat Selma Benkhelifa, Sol Parti Milletvekili avukat Gregor Gysi ve avukat Aratz Estonba Yeni Özgür Politika'ya konuştu.

Aylardır temas yok

Avukat Selma Benkhelifa, Abdullah Öcalan’ın avukatlarının bilgilendirmesi ile bu inisiyatife katılmaya karar verdiğini belirterek, “Aylarca herhangi bir temasları olmamış. Ne avukatlar ne de ailesi onu ziyaret edebilmiş. Bu durum, Nelson Mandela'nın Robben Adası'nda alıkonulduğu sırada yaşadığı duruma çok benziyor. Bir insan hakları aktivisti olarak bu inisiyatife katılmak zorundaydım” dedi. 

Selma Benkhelifa

Türkiye AİHM’ye uymalı

AİHM’nin 2014’te Öcalan ile ilgili vermiş olduğu karara da değinen Benkhelifa, “AİHM, herkesin ‘umut etme hakkı’ olduğunu söyledi. Mahkemeye göre, umut, insan onurunun bir parçasıdır. Pratik açıdan bu, müebbet hapis cezası çeken bir mahkumun bir gün serbest bırakılma umuduna sahip olması gerektiği anlamına gelir. Mahkeme, Türk hukukunun AİHS’i ihlal ettiğine zaten karar vermişti. Avrupa Konseyi, Türkiye'nin yasa değişikliğine gitmesini ve Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması için başvuruda bulunmasına izin vermesini talep etmişti. İmralı ziyaretinin amacı tahliye başvurusunu hazırlamaktır. AİHM, 2014 tarihli aynı kararında Abdullah Öcalan'ın tamamen tecrit edilmesinin işkence olduğunu söyledi. Türkiye'yi mahkeme kararlarına uymaya zorlamak önemli” diye ifade etti. 

Sessizlik anlaşılır değil

Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi'nin (CPT) rolüne ilişkin “CPT, işkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezadan korunmalarını sağlamak için gözaltı ve mahpusluk yerlerini ziyaret eder ve özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere nasıl muamele edildiğini değerlendirir” değerlendirmesinde bulunan Benkhelifa, “Görevleri açıkça İmralı Adası'ndaki tutsakları ziyaret etmek ve Abdullah Öcalan'ın tecridine karşı çıkmak. Avukatların çok sayıda çağrısına rağmen CPT herhangi bir tepki göstermedi bu duruma. Bu sessizlik anlaşılabilir değil” diye belirtti. 

PKK listeden çıkarılmalı

Yaptıkları başvurunun ardından nelerin yapılabileceğine ilişkin de önerilerde bulunan Benkhelifa, “Birçok şey paralel olarak yapılabilir. Benim tarafımdan değil, bütün bir avukat ekibi tarafından. Belçika Yüksek Mahkemesi'nde silahlı mücadelenin terörizmle karıştırılamayacağını söyleyen bir prosedür karar vardı. PKK'yi terör örgütleri listesinden çıkarmaya dönük bir prosedür de var. PKK'nin terör örgütü olmadığını gösterecek her zaferin Abdullah Öcalan'ın serbest kalma ihtimalini güçlendireceği açık” dedi. 

Rojbin’den etkilendim

Son olarak Abdullah Öcalan ile yüz yüze tanışma fırsatı bulamadığını söyleyen Benkhelifa, “20 yıldan fazladır Kürt davasına yakınım çünkü Türk gizli servisi tarafından öldürülen Rojbin'in arkadaşıydım. Abdullah Öcalan'a hayrandı ve muhtemelen beni etkileyen bu oldu. Bu dostluğun dışında Kürt davasını ve Abdullah Öcalan'ın kadın kurtuluşu konusundaki fikirlerini destekliyorum. Demokratik konfederalizmin içerdiği toplum projesini de çok ilginç buluyorum” diye konuştu.

* * * 

Gregor Gysi: Öcalan için herkes ayağa kalkmalı

Öcalan’ın özgürlüğü için yeterli bir kamuoyunun oluşturulması gerektiğini belirten avukat Gregor Gysi ise herkesin ayağa kalkması gerektiğini söyledi. Abdullah Öcalan'ı ziyaret etmeyi defalarca ve farklı kurumlar aracılığıyla denediğini aktaran Gysi, “Türk makamları benim görüşme taleplerimin hiç birine karşılık vermedi. Abdullah Öcalan'la Suriye'de tanıştım, orada kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdim ve eğer bu ziyaret taleplerim kabul edilirse bu sohbeti sürdürmekten mutluluk duyarım. Ayrıca nasıl olduğunu, sağlık durumunun nasıl olduğunu bilmek istiyorum. Türk yetkililerin bir Alman avukatın Kürt Lideri Abdullah Öcalan'ı ziyaret etmesine izin vermesi en azından insani bir jest olurdu” dedi. 

Av. Gregor Gysi

Tecrit insanlık dışıdır

Yeterli bir kamuoyu oluşturulursa, Türk devletinin Abdullah Öcalan’ı serbest bırakıp bırakmayacağını ya da ne zaman serbest bırakacağını tartışmak zorunda kalacağının altını çizen Gysi, “Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit insanlık dışıdır. Her tutuklu, akrabaları, arkadaşları ve hepsinden önemlisi avukatları tarafından düzenli olarak ziyaret edilme hakkına sahip olmalıdır. Yetkililer bu yasadışı tecridi kaldırmayı reddediyorlar” diye belirtti. 

Tecride tepki gösterilmeli

Tecride karşı her şeyden önce Türkiye içinde bir hareket ortaya çıkması gerektiğini vurgulayan Gysi, “Türkiye’de eylemler hala çok zayıf. Öte yandan hükümetler Abdullah Öcalan için ayağa kalkmalı. Ama ne yazık ki yapmıyorlar” diyerek, herkesin tecride tepki göstermesini istedi.

Suriye’de tanıştım

Öcalan ile Suriye’de tanıştığını söyleyen Gysi, son olarak şöyle konuştu: “Onu hiçbir zaman bir avukat olarak temsil etmedim ve temsil edemedim. Kürtlerin durumu beni her zaman yakından etkilemiştir. Kendilerini savunacak bir ulus devletleri yok. Yahudiler binlerce yıl zulüm gördü. Kendi ulus devletlerinin varlığından, yani İsrail'in varlığından dolayı bugün çok daha iyi korunuyorlar. 1988'de Türkiye'yi ilk kez ziyaret ettiğimde, bir adam beni bodrum katının koridorlarından, bana Kürt olduklarını söyleyen ama bunu alenen açıklamalarına asla izin verilmeyen insanlara götürdü. O zaman durum daha da zordu. Daha sonra SED Merkez Komitesi'ni de bu konuda bilgilendirdim. Ben de birçok Kürt ile bu konuyu konuştum ve onlar için mitinglere katıldım. Güney Kürdistan’ı ve o Barzani'yi ziyaret ettim. Orada başbakanla da görüştüm. Erdoğan ile çok iyi ilişkileri vardı ve kendisine Abdullah Öcalan'ı ziyaret edip edemeyeceğimi sordum. Bu da yardımcı olmadı.”

* * * 

Aratz Estonba:  Paradigmaları bize yol gösterdi

Bu başvuruculardan biri olan avukat Aratz Estonba da, Abdullah Öcalan’ın paradigmalarından nasıl etkilendiğini şu sözler ile açıkladı: “Bildiğiniz gibi ben Bask ülkesindenim. Bask da baskı altında olan bir ülkedir ve Fransa ile İspanya arasına sıkışmış durumdadır. Bizler de özgürlük için orada çok yollar denedik. Abdullah Öcalan bizim için bir ilham kaynağıdır, yeni bir yol açmak ve toplumumuzu demokratik bir şekilde özgürleştirmek için Öcalan’ın paradigmaları bize yeni bir yol göstermiştir. Bu bizim için çok önemlidir.  Abdullah Öcalan devrimci bir lider olarak ortaya koyduğu paradigma ve fikirleri daha da geliştirebilmesi ve uygulamaya koyabilmesi için özgür olmalıdır. Sadece Kürt’ler için değil bölgedeki tüm halklar için özgür olması gerekiyor.”

Av. Aratz Estonba

Rojava sistemi

Bask yerel yönetimi içerisinde de yer alan Estonba, yerel yönetimlerinin Rojava ile karşılaştırmasına ilişkin, “Tamamıyla farklıdır. Rojava kendi kendini yöneten bir sistem geliştirmiştir, yerel yönetimler de kendi kendini yöneten bir yöntem kullanılıyor. Bask ülkesinde ise lokal yönetimler kurulmaya daha yeni başlandı ve buna benzer bir sistem kurulmaya çalışılıyor. Rojava’da bu yerel yönetimler sistemi çok daha ilerlemiştir. Bask’ta bu durum çok daha yeni ve çok küçük çapta deneme aşamasındadır” ifadelerini kullandı. 

Rojava Devrimi gün geçtikçe daha da güçlendiğini de sözlerine ekleyen Estonba, “Dünyadaki baskı ve zulüm altındaki ülkelere örnek oluyor. Birçok baskı altındaki halklara ışık olan bir devrimdir. Rojava Devrimi'ni insanlık adına bir ilerleme olarak nitelendirmek istiyorum” dedi. 

Amaç inancı kırmak

Öcalan üzerindeki tecrit ile Türk devletinin insanların devrime olan inancını kırmaya çalıştığını aktaran Estonba, “Abdullah Öcalan’ı bu yüzden susturmaya çalışıyorlar. İzolasyon altında tutarak aslında devrime karşı bir mücadele yürüttüklerini sanıyorlar fakat insanlar bunu artık görüyorlar, insanlar artık kendi çizdikleri yolda yürüyerek mücadelelerini devam ettiriyor ve hem Öcalan’a hem de devrimlerine sahip çıkıyorlar. Yani Türkiye’nin yaptıkları işe yaramıyor. Öcalan ile direkt kontak halinde olunmasa bile fikirleri ortadadır ve biliniyor. Önemli olan Öcalan’ın fikirlerini anlayabilmektir. Bütün mesele budur” diye belirtti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.