Plastik plasentaya sızıyor

28 Ekim 2021 Perşembe - 20:00

.

.

  • Plastiğin insan sağlığına olumsuz etkileri üzerine yapılan araştırmalar sonucunda plastiğin rahime kadar sızarak plasentaya girdiği tespit edildi.  Plastiğin gelecekte kısırlığa yol açacağı belirtilen araştırmalarda “fazla zamanımız” yok denildi.

Avrupa’da yapılan bir araştırmaya göre bebeklerin plastik ve benzeri maddelerin olumsuz etkileriyle henüz doğmadan tanıştığı ve 10 mikrometre (1 milimetrenin 100’de 1’i) büyüklüğündeki plastik parçaların ana rahmine belirtildi. 

Platik cenin sağlığını olumsuz etkiliyor

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da düzenlenen Plastik Sağlığı Zirvesi’nde araştırma sonuçlarını kamuyla paylaşan bilim insanı Hanna Dusza, mikro boyutlardaki plastiklerin ana rahmindeki bebekleri etkilediğini, bir sis damlası boyutundaki polistirenlerin dahi (plastik köpük) plasentanın (anne ile bebek arasındaki besin alışverişi sağlayan geçici organ) içerisine girebildiğini söyledi.

Dusza ayrıca diş macunu, şampuan ve tablet ilaçların dahi içerisinde 5 milimetreden küçük plastik parçalara rastlandığını ve bunların cenin sağlığını olumsuz etkilediğini kaydetti.

Euronews’te geçen habere göre, araştırmanın en dikkat çeken yanlarından biriyse plastik parçalarının bebek için zararlı olabilecek diğer kimyasal maddeleri de ana rahmine taşıyabildiği gerçeği.

Caption

 

PCB gen değişimine ve zehirlemeye yol açıyor

Araştırmaya göre anne rahmindeki bebeklerin çevreyi tehlikeli bir şekilde kirleten PCB bazlı (bir tür yumuşak plastik) kimyasal maddelerden de etkilendiği belirtiliyor. Uzun yıllar boyunca birçok alanda kullanılan PCB bazlı plastik ürünlerin canlılarda gen değişimine ve zehirlenmelere sebep olduğu biliniyor.
Hayvanlarda ve insanlarda kanser oluşumuna neden olan PCB bazlı plastiklerin kullanımı 80’li yıllarda Avrupa’da yasaklanmıştı.

Araştırmalar sürüyor

Bilim insanı Hanna Dusza, yakın zamanda yaptıkları araştırmalarda mikro plastiklerin plasenta hücrelerine girdiğini ve bu durumun da annenin hormonlarını olumsuz etkileyerek bebeğe de zarar verdiğini söyledi. Dusza ayrıca kimyasal maddelerin anne karnında bebeğin içinde bulunduğu sıvı olan amniyon içerisindeki endokrin (hormon) dengesine nasıl etki ettiğine dair araştırmalarının sürdüğünü ifade etti.

Fazla zamanımız yok

Washington Elayet Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Patricia Hunt da yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “Plastik kimyasallar sadece kısırlığa yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecek nesilleri de tehdit ediyor. Bu kimyasallar kalıcı etkilere sahip değiller ancak fazla zamanımız yok. Bu araştırmaların sonuçlarına inanmalı ve ona göre tedbirimizi almalıyız.” diye konuştu.

Plastik kullanımına veda etme zamanı

Dünyadaki plastik kirliliği öyle riskli boyutlara vardı ki okyanuslarda avlanan kabuklu deniz canlılarından, kutuplarda yağan kara, içtiğimiz meyve sularından yediğimiz ekmeklere kadar birçok yerde plastik kalıntılarına rastlamak mümkün.

Bu sebeple yapmamız gereken ilk şey evlerimizde plastikten yapılan yeme içme kaplarını ve polyester malzeme içeren giyim eşyalarından kurtulmak. Zira çamaşır makinenizin filtresini kontrol ettiğinizde, plastik parçalarına rastlamanız mümkün.

Bunun yanında tek kullanımlık plastik bardak, tabak, şişe, plastikten yapılan çay poşetleri, plastikle kaplanmış hazır gıdalardan da bir an önce kurtulmanız gerekiyor. Bu ürünler ayrıca çevreye en çok zarar veren ve plastik kirliğine yol açan maddelerin başında geliyor.

Kurtulunması gereken diğer plastikten yapılma malzeme  elektrikli su ısıtıcıları (kettle). Bunun yerine metal ve ısıya dayanıklı camdan yapılan su ısıcıları tercih edilmeli ve plastik kettle’larda ısıtılan sular bebeklerin mama kaplarını temizlerken asla kullanılmamalı.

AMSTERDAM

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.