Politikaya özel barış talepleri!

Elif SONZAMANCI yazdı —

22 Nisan 2022 Cuma - 23:30

  • Almanya’dan silah alan ülkelerin başında Türkiye de bulunuyor. Yaşam alanlarının da hedef alındığı saldırılarda insanların ölmesi, yersiz yurtsuz bırakılmaları, tabiri caizse kimsenin umurunda değil.

Barış sürece göre, muhataba göre şekillenen bir durum değil, bir yaşam felsefesidir, kendine duyduğun saygı kadar, diğerine, diğerinin yaşam hakkına duyduğun saygıdır. Sosyal adaletin, toplumsal barışın inşası bir disiplin işidir. Ülkelerin siyasetine göre eğip bükeceğimiz bir olgu değildir barış. 

Barış sözcüğünü Ukrayna-Rusya savaşı ile birlikte daha çok duyar olduk. Avrupa ülkeleri bir koldan, Türkiye diğer koldan barış mesajları verdi. Kendisini savaş politikaları ile var etmeye çalışan AKP iktidarı açısından düşündüğümüzde kulağa oldukça ilginç geliyor. Zira her iki tarafla da bir denge oluşturmaya çalışıp, kendi değimleri ile arabulucu ve kolaylaştırıcı olma çabası içerisindeler. Bunun adı düpedüz sahtekarlık.

Coğrafyaya göre barış arayışları, Almanya başta olmak üzere Avrupa açısından da Türkiye’nin düştüğü bu durumdan uzak bir noktada değil.

Son süreçte Almanya’nın Ukrayna için harcadığı çabaları hatırlayalım…

Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken Almanya da savaşın etkileri ile baş etmeye çalışıyor.

Savaşın yarattığı sıkıntıların başında söylem ve pratik arasındaki çelişkiler ve bunun yarattığı tartışmalar geliyor. Zira Rusya’ya karşı hararetli yaptırım söylemleri karşısında, pratikteki adımlarının o kadar kolay olmadığı aşikar. Bunun en somut örneğini yaşanan doğalgaz sıkıntısını aşma arayışlarında görüyoruz.

Almanya yeni hükümetle birlikte, güvenlik politikalarını da değiştirdi.

Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock Baltık ülkelerini ziyarette bu değişimi destekleyen söylemlerini sürdürdü, nitekim savaşla birlikte Almanya’nın güvenlik politikasında yeni bir bakış açısı oluşturduğunu söyledi. Ukrayna’nın gelecek yıllar için savunmasını da düşünmek gerektiğini belirterek, ilk elden bir milyar Euro üzerinde mali destekten bahsetti.

Bunun yanında Ukrayna’ya ağır silahların gönderilmesi de gündemde. 

Savaşın etkilerinin Avrupa’yı bir karabulut gibi kapladığı bir süreçte, Almanya  Ukrayna’nın savunması için canını dişine takarak (!) çözüm arayışlarını sürdürüyor.

Böylesi bir süreçte, Ukrayna-Rusya arasında barış elçisi rolü oynamak isteyen Türkiye Medya Savunma alanlarına yeni bir saldırı başlattı.

Bu saldırı Türkiye’nin Kürtlerin kazanımlarına karşı geliştirdiği imha ve tasfiye politikalarının devamı niteliğindedir. 

Yıllardır Kürtlere karşı yürütülen sistematik zulüm politikalarına sessiz kalan Avrupa, yine Türkiye’ye silah satışına devam eden Almanya sessizliğe bürünmüş durumda. Yaşam alanlarının da hedef alındığı saldırılarda insanların ölmesi, yersiz yurtsuz bırakılmaları, tabiri caizse kimsenin umurunda değil. 

Üstelik Almanya bu savaşlara müdahilliğini sürdürüyor.  

Buradan hareketle hatırlatmak gerekirse; Almanya’nın savaş politikalarına yönelik en çok öne çıkan meselelerden biri bildiğiniz üzere silah ticareti. Her ne kadar durum bir ülkenin ekonomi politikaları ile bağdaştırılsa da, silah ticareti savaşa müdahil olmanın bir parçası. 

Sol Parti’nin Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı'na verdiği soru önergesine verilen yanıta göre, silah ihracatının hacmi 2021 yılında artarak 2017'den beri kaydedilen en yüksek değere ulaştı. 2021 yılında yaklaşık 1 milyar 510 milyon euro değerinde silah ihracatı yapılırken, bu silahların yüzde 60'tan fazlasının NATO ve AB ülkeleri dışındaki devletlere satıldığı belirtildi. Bu bir tarafa, Almanya’dan silah alan ülkelerin başında Türkiye de bulunuyor. Türkiye’ye yönelik silah ambargosu yıllardır tartışılsa da, pratik anlamda yaşama geçirilmedi, üstelik geçen yıl meclise getirilen teklif reddedildi. Türkiye’ye silah satışına yönelik bir kısıtlamadan söz edilse de, durum tartışmalı. 

Özet olarak; Uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan AKP-MHP iktidarı Ukrayna için barış elçisi rolünü oynamaya çalışırken, üstelik Rusya-Ukrayna savaşında kamuoyundan hep bir ağızdan barış çağrıları yapılırken, mesele Kürtler olduğunda sessizliğe bürünmeleri ve yanlı haberlerin yapılması şaşırtıcı bir durum değil.

Medya savunma alanları, Kuzey ve Doğu Suriye, Şengal Türkiye’nin aktif saldırısı altındadır. Cezaevleri dolmuş taşmış durumdadır, aktif siyasetin önü ise Kürtler için tıkanmaya devam ediyor. Barış herkes için barıştır, anlamı da yolu da birdir. Böylesi bir süreçte sessizlik bu savaşa ortak olmaktır. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.