Rêber Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü

Öcalan eylem/foto:AFP
- Uluslararası Komplo'nun 27. yıl dönümünde "Rêber Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü" sloganıyla ayağa kalkmaya çağıran KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Rojava'ya son saldırıların 2. Uluslararası Komplo olduğunu vurguladı.
- Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "Kürtlerin varlığına, özgürlüğüne saldıran ve soykırımını hedefleyen bu komplo, 1999'da olduğu gibi Ortadoğu’da kurulmak istenen demokratik sisteme de saldırıdır" dedi.
Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi'nin tasfiyesini hedef alan komploya karşı ayağa kalkan Kürdistan’ın her parçasındaki halkı ve demokrasi güçlerini kutlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, komplonun sürdürüldüğü bilinciyle bu sahiplenmenin sürdürülmesini istedi.
Rêber Apo şahsında Kürt halkına yönelik Uluslararası Komplo'nun 27. yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bu komplo içinde yer alan tüm devletleri ve siyasi güçleri kınadı, Uluslararası Komplo'ya karşı mücadelenin öncüsü olan 'Güneşimizi Karartamazsınız' şehitlerini de minnet ve saygıyla andı. Eşbaşkanlık açıklamasında şunlar ifade edildi: "Uluslararası Komplo, Rêber Apo’nun o dönemde Kürt halkının özgürlüğü ve halkların kardeşliği temelinde yaratmak istediği Demokratik Ortadoğu projesine yönelik gerçekleştirildi, çünkü uluslararası ve bölgesel güçler, Kürtlerin egemenlik altına alınması ve soykırıma uğratılmasına dayalı bir Ortadoğu yaratmışlardı. Çıkarlarını böyle bir Ortadoğu’nun sürdürülmesinde görüyorlardı.
Engel olarak görüldü
Uluslararası güçler, iş birlikçileri yoluyla Ortadoğu’yu kontrol ediyordu. Rêber Apo, halkların kardeşliği ve Kürt sorununun çözümüne dayanan paradigmasıyla Ortadoğu’da iş birlikçiliğe dayanan düzeni sonlandırmayı amaçlıyordu. Kürt sorununun çözümü, Ortadoğu’da demokratikleşmenin önünü açacaktı. İş birlikçiliğin zayıflatılması ve demokratikleşmenin önünün açılması, hegemon güçlerin bölgedeki ayaklarının kırılması anlamına geliyordu. Bu nedenle uluslararası güçler, Ortadoğu hegemonyası konusunda engel gördükleri Rêber Apo’yu ve PKK’yi tasfiye ederek hegemonyalarına yönelik bu tehlikeyi ortadan kaldırmak istedi. Onlar için iş birlikçiliğe dayalı Ortadoğu düzeninin varlığı önemliydi. Bu Uluslararası Komplo, demokrasi ve özgürlüğün gelişmesinde maya ve katalizör olan kadın özgürlük çizgisine de yapıldı. Erkek egemenlikli hegemonik güçler, kadın kurtuluş ideolojisini kendi erkek egemenlikli sistemleri için büyük tehlike olarak görüyordu. Kuşkusuz Kürtler içinde etkili olan PKK’nin etkisini kırmak da temel amaçlarındandı.
Korkularını ortaya koydu
Hegemon güçler, bu amaçlarına Rêber Apo’yu saf dışı edip, Özgürlük Hareketi'ni tasfiye ederek ulaşmayı planlamıştı. Bunun için tarihte görülmedik bir biçimde birçok ülkeyi bu komploya kattılar, Rêber Apo’ya bu dünya üzerinde yer bulamayacağı bir saldırı yürüttüler. Komplonun böyle yürütülmesi, Rêber Apo’nun düşüncesinden, ideolojik ve politik çizgisinden ne kadar korktuklarını da ortaya koydu. Rêber Apo, böyle bir komployla 15 Şubat 1999’da esaret altına alındı ve tek kişilik İmralı zindanına konuldu.
Komploya karşı barikat
9 Ekim 1998’de başlatılan ve 15 Şubat 1999’da Rêber Apo’nun esaret altına alınmasına kadar sürdürülen komplo sürecinde 'Güneşimizi Karartamazsınız' eylemleri öncülüğünde halkımız her yerde ayağa kalktı. Bakur, Başûr, Rojava ve Rojhilatê Kurdistan’da halkımız, tüm baskılara karşı direndi, Uluslararası Komplo'ya karşı kendilerini barikat yaptı. Avrupa’daki halkımız hiç oturmadı, komplo süreci ve 15 Şubat sonrası da sürekli ayakta oldu, komploya karşı direniş ruhunun yaratılmasında önemli rol oynadı.
Uluslararası Komplo'yu yürütenler, Rêber Apo’yu esaret altına alarak etkisizleştirmeyi, PKK’yi tasfiye etmeyi, halkımızı Rêber Apo ve PKK’den koparmayı amaçladı. Ancak Güneşimizi Karartamazsınız direnişinin ruhuyla PKK, Rêber Apo’yla daha fazla bütünleşti; halkımız da Rêber Apo ve PKK etrafında kenetlenerek komploculara karşı tarihi bir duruş ortaya koydu. Kürt halkının Kürdistan’ın dört parçasında Önderliğimizi bu düzeyde sahiplenmesi, tarihte görülmedik bir örnekti. Dönemin ABD Dış İşleri Bakanı Madeleine Albright, 'bu kadar tepki beklemiyorduk' diyerek, halkımızın Önderliğe sahiplenme gerçeğini çarpıcı biçimde ifade etti.
Kurtuluş ideolojisini sundu
Rêber Apo, İmralı esaret koşullarında 'tarihi komplolar gelişmeleri durdurmaz, hızlandırır' diyerek, zindan direnişinin en büyük örneğini ortaya koydu. Rêber Apo, 27 yıllık zindan direnişiyle daha da güçlendi, büyüdü, tüm insanlığın özgürlük önderi haline geldi. Rêber Apo, bu 27 yılda Kürt aklını çarpıcı biçimde yarattı. Kapitalist modernite çözümlemesi ve reel sosyalizm eleştirisi üzerinden tüm insanlığın kurtuluşunu sağlayacak demokratik modernite paradigması ve demokratik sosyalizm çizgisini insanlığa armağan etti. Böylece kapitalist modernitenin insanlığa yaşattığı ağır krizler ortamında, insanlığa kurtuluş ideolojisini sundu. Bu kurtuluş ideolojisinin bayraktarlığını yaparak Önderliğini tüm dünyada yaygınlaştırdı. 21. yüzyıl, Önderliğin kurtuluş ideolojisiyle insanlığın demokrasiye ve özgürlüğe kavuşacağı yüz yıl olacaktır. Bu yüzyılın yaratılmasında kadın özgürlük mücadelesi de öncü bir rol oynayacaktır.
2. Uluslararası Komplo
Bugün komplo geriletildi, önemli oranda boşa çıkarıldı, ancak tümden yenilgiye uğratılıp sonlandırılmadı. Nitekim 5 Ocak 2026'da yapılan Paris Anlaşması sonrası, 6 Ocak’ta Halep’in Kürt mahalleleri olan Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye saldırı 2. Uluslararası Komplo oldu. Uluslararası Komplo'nun 1998'de başlatıldığı coğrafyada, güncellenip saldırıya geçildi. Nasıl ki 15 Şubat 1999 Komplosu, Önder Apo şahsında Kürt soykırımını gerçekleştirme saldırısıysa 6 Ocak’ta başlatılan saldırı da Rêber Apo’nun paradigmasına, öngördüğü demokratik sisteme ve yaratılan kazanımlara yönelik bir saldırı oldu. Öte yandan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni sabote etmeye dönük de bir saldırıydı.
Rêber Apo, etnik ve dinsel çatışmalarla geri tutulan, yorgun düşürülen Ortadoğu’da demokratik ulusa dayalı bir siyasi ve toplumsal çözümle Ortadoğu’daki bu bitmez tükenmez çatışmalara son vermeyi amaçladı. Rêber Apo’nun bu paradigması, Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’de eksik ve yetersizliğiyle de olsa pratikleşerek tüm Ortadoğu için örnek olacak bir demokratik sistem yarattı. Uluslararası güçler ve Türk devletinin desteğiyle Şam’daki geçici iktidar ve bunlara bağlı çeteler, Rojava, Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırarak demokratik ulus temelinde Ortadoğu’ya demokratik model olacak demokratik sistemi tasfiyeye yöneldiler. Böylece Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sisteme darbe vuruldu, demokratik ulusa dayalı demokratik sistem Rojavayê Kurdistan sınırlarına çekildi. Böylece Kürtlerin varlığına, özgürlüğüne saldıran ve soykırımını hedefleyen bu komplo, 1999'da olduğu gibi Ortadoğu’da kurulmak istenen demokratik sisteme de saldırıdır. Demokratikleşmeye saldırı, özünde Kürtlerin varlığına ve özgür yaşamına saldırı olduğundan bu Uluslararası Komplo, Kürtlerin varlığına ve bölgedeki tüm kazanımlarına, halkların ortak değerlerine yönelik de bir saldırıdır.
Sahiplenme sürdürülmeli
Kürt halkı, 9 Ekim 1998’de başlayan Uluslararası Komplo'ya karşı nasıl ki Kürdistan’ın dört parçası ve yurt dışında ayağa kalkmışsa bu komplonun da Kürt varlığına, özgür ve demokratik yaşamına bir saldırı olduğu bilinciyle her yerde ayağa kalktı. 1999'daki komploya karşı gösterdiği tepkinin bir benzerini, Rojavayê Kurdistan’a sahiplenme serhildanlarında da gösterdi. Bu sahiplenme, aynı zamanda Rêber Apo’nun paradigmasına, Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamına sahiplenmedir. Onlarca yıldır mücadeleyle yaratılan Kürdistan’ın dört parçasında elde edilen kazanımlara sahiplenmedir, çünkü Rojava şahsında tüm Kürt halkına ve kazanımlarına saldırı olduğu görüldü. Rojava’yı sahiplenme, 1999'da gerçekleştirilen Rêber Apo’ya ve PKK’ye yönelik sahiplenmeden daha kapsamlıydı. Şêxmeqsûd, Eşrefiyê, Rojava, Kuzey ve Doğu Suriye’ye karşı yürütülen saldırı, Ortadoğu’nun demokratikleşmesine ve Kürt halkının özgürlüğüne yönelik bir komplodur. Bu komploya karşı ayağa kalkan Kürdistan’ın her parçasındaki halkımızı ve demokrasi güçlerini kutluyoruz. Komplonun sürdürüldüğü bilinciyle bu sahiplenme sürdürülmeli, amacı tamamen boşa çıkarılmalıdır.
Uluslararası Komplo'nun 27. yıldönümünde tüm halkımızı ve halklarımızı 'Rêber Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü' sloganıyla ayağa kalkmaya çağırıyor; komploya karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimiz, Rêber Apo’ya ve Kürdistan’a özgürlük amacımızı gerçekleştireceğimiz sözümüzü yineliyoruz.” BEHDÎNAN














