- KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 6 Şubat’taki deprem felaketinden sonra ilan edilen ve seçim sürecinde uzatılan eylemsizliği, Türk devletinin saldırıları durmayınca bitirdi.
İnsani ve ahlaki sorumluluk gereği olarak ve seçim sürecinde provokasyonların önüne geçmek, siyasi zeminin gelişmesine katkı sağlamak için aldıkları eylemsizlik kararına rağmen dört aydır saldırıların durmadığını hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Süleymaniye’de Hüseyin Arasan'ın katledilmesinde de ortaya çıktığı gibi AKP-MHP faşizminin yeni bir saldırı dalgası başlattığına dikkat çekti. kararını bugünden itibaren sonlandırdığımızı belirtiyoruz. Eşbaşkanlık, dünden itibarın eylemsizliğe son verildiğini bildirdi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 6 Şubat'ta Elbistan ve Pazarcık merkezli depremlerin yol açtığı sonuçların çok ağır olmasından dolayı insani ve ahlaki sorumluluk gereği, bu ağır insani durum ortadan kalkana kadar eylem yapmama kararı almıştı. Eşbaşkanlık, tüm güçlerine, devrimci demokratik güçlere, başta şehirlerde olmak üzere eylem yapmamaları çağrısında bulunmuştu. HPG de bu çağrı üzerine kamuoyuna yaptığı açıklamayla eylemlerini durdurduğunu ve bu süreçte saldırılar karşısında kendini savunma dışında eylem yapmayacağını duyurmuştu. HPG ve ona bağlı tüm askeri birimler, bu karara uydu. Depremin ağır etkisi sürüyorken seçim sürecine girildi. AKP-MHP iktidarının provokasyon yapma zeminini ortadan kaldırmak için eylemsizlik kararı seçimlerin bitimine kadar uzatıldı. Böylece Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünü ve Türkiye’nin demokratikleşmesini savunan KCK'nin bu kararı, aynı zamanda siyasete ve siyasi sürece verilen bir destekti. Kürt halkı, yurtsever, demokratik dost Kürt örgütleri, birçok şahsiyet, Türkiye demokrasi güçleri, bölge ve uluslararası alandan birçok güç ve kurum ile demokratik kamuoyu da bu kararı olumlu görüp destekledi.
Saldırıları artırarak boşa çıkardı
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, dün yaptığı yazılı açıklamada, bunları hatırlatarak, şöyle devam etti: "Fakat Türk devleti ve AKP-MHP iktidarı işgal, tasfiye ve soykırım saldırılarını arttırarak bu kararımızı boşa çıkardı. Faşist AKP-MHP iktidarı bu süreç boyunca saldırılarını hiç durdurmadı, gerilla alanlarına olan yönelimini sürdürdü, yasaklı silahları kullanmaya devam etti. Gerilla alanları dışında Kürtlere yönelik Başûr, Şengal, Mexmûr ve Rojava’da saldırı ve katliamlarını arttırdı. Türkiye ve Bakurê Kurdistan’da da halka ve demokratik siyasete yönelik saldırılarını durdurmadı. Önder Apo üzerindeki tecridi ise daha da ağırlaştırdı. Gerilla bu süreç boyunca Türk ordusunun artan saldırılarına rağmen aldığımız karara uygun bir pozisyon içerisinde olmuşsa da AKP-MHP iktidarının artarak süren saldırıları bu kararımızı anlamsızlaştırdı. Türkiye’deki muhalefet de insani, vicdani ve siyasi sürece katkı anlamına gelen bu tutumumuza cevap olacak bir yaklaşım içerisine girmedi, milliyetçi ve dar yaklaşımını sürdürerek iktidardan farkını ortaya koyamadı."
Saldırı dalgası başlattı
İnsani ve ahlaki sorumluluk gereği olarak ve seçim sürecinde provokasyonların önüne geçmek, siyasi zeminin gelişmesine katkı sağlamak için aldıkları bu karara rağmen Süleymaniye’de Hüseyin Arasan'ın katledilmesinde de ortaya çıktığı gibi AKP-MHP faşizminin yeni bir saldırı dalgası başlattığına dikkat çeken Eşbaşkanlık, şunları vurguladı: "Bu faşist saldırı dalgasına karşı her yerde aktif mücadele ve düşmana darbe vurma ihtiyacı kaçınılmaz oldu. Tüm bu sebeplerden dolayı aldığımız eylemsizlik kararını bugünden itibaren sonlandırdığımızı belirtiyoruz. AKP-MHP faşizminin yıkımı gerçekleşmeden hiçbir gelişmenin olamayacağı artık herkes tarafından daha iyi görüldü. Bu gerçeklik temelinde halkımız ve devrimci demokratik güçler başta olmak üzere herkesin faşist AKP-MHP iktidarına karşı mücadeleyi daha da büyütmesi gerekmektedir.” BEHDÎNAN