Savaşın Başûr'a faturası ağır

İşgal saldırıları
- İran ile Irak'taki vekilleri, son 6 haftada Başûr'a yoğun hava saldırıları düzenledi. Düzenli dron ve füze saldırıları, can kaybına yol açtı, ciddi ekonomik ve sosyal tahribata neden oldu. Hewlêr ile Irak’taki diğer siyasi güçler arasındaki siyasi gerilimi de artırdı.
Savaş izleme örgütü CPT'ye göre; savaşın ilk ayında İran ve milisleri en az 474 saldırı düzenledi. Bu saldırılarda 17 kişi şehit oldu, 93 kişi yaralandı. Saldırıların büyük çoğunluğu (yüzde 76) Hewlêr bölgesindeki hedeflere; yüzde 19’u Silêmanî'ye yöneldi. Duhok’ta sadece 11, Helepce’de ise 3 saldırı gerçekleşti. Saldırıların dörtte üçü, tek yönlü intihar dronlarıyla, yüzde 19’u füzeyle yapıldı; kalanlar ise çoğunlukla sınır ötesi topçu atışlarından oluşuyordu. Dron ve füze saldırılarının yüzde 51’i engellendi. Örneğin Hewlêr Valiliği, 1-2 Nisan gecesi en az 25 dron saldırısı düzenlendiğini açıkladı.
CPT verilerinin de işaret ettiği üzere, saldırıların başlıca failleri İran Devrim Muhafızları Ordusu ve Irak milisleridir. İkinci grup, Haşdi Şabi şemsiyesi altında yer almakla birlikte, tüm bağlı grupları kapsamıyor. Kataib Hizbullah, Kataib Seyyid eş-Şüheda, Hareket Hizbullah en-Nuceba ve Seraya Evliya ed-Dem ile Şebek ve Türkmen milis grupları, Kürtleri tehdit etme ve saldırma konusunda en aktif olanlardır.
Haşdi Şabi teknik olarak Irak hükümetinin bir parçası olsa da kendi ayrı komuta ve kontrol yapılarına sahiptir. Hükümetin bu grupları kontrol altına alamaması, Bağdat, Hewlêr, Washington ve giderek artan şekilde Körfez ülkeleri arasında önemli bir anlaşmazlık konusudur.
CPT’ye göre “Hewlêr ve Duhok valiliklerindeki saldırıların çoğu Irak’taki İran bağlantılı milis grupları tarafından, Silêmanî’deki saldırıların çoğu ise doğrudan İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir.”
Savaşın ilk ayında saldırıların yüzde 36’sı Kürt sivil ve Pêşmerge tesislerine yöneldi. Güvenlik güçlerine ait ve şu anda savaşta aktif rol almayan birçok Pêşmerge üssü vuruldu. 24 Mart’ta İran Devrim Muhafızları Ordusu füzelerinin Spilk’teki bir Pêşmerge üssünü vurması sonucu 6 Pêşmerge şehit düştü. Silêmanî kenti yakınlarındaki bir Pêşmerge üssü de defalarca dron ve füze saldırısına uğradı.
Sivil hedefler de vuruldu. Bunlar arasında petrol sahaları ve rafineriler gibi önemli ekonomik tesisler bulunmakla birlikte, en sıradan yerler de hedef alındı. Hewlêr hareketli İşkhan semtindeki bir kafenin çatısına bile 2 Nisan sabahı erken saatlerde bir dron düştü. Semt, canlı gece hayatıyla bilinir.
Saldırılar, ayrıca Rojhilat Kürt partilerini de hedef aldı. Bu saldırılar toplamın yüzde 26’sını oluşturmasına rağmen önemli sayıda can kaybına yol açtı.
Psikolojiden ekonomiye kadar
Siyaset, insan hakları ve siyasal ekonomi konularına odaklanan Silêmanî merkezli gazeteci ve analist Winthrop Rodgers'in Teh New Arab'daki makalesine göre; hava saldırılarının etkileri psikolojik endişeden ekonomik zorluklara kadar birçok biçimde ortaya çıktı. Bu etkiler, Salı günü başlayan kırılgan iki haftalık ateşkes duraksamasından sonra savaş devam ederse daha da büyüyecektir. Bölge 1960’lardan beri birden fazla çatışma yaşadığı için birçok sivil, İran-ABD savaşı kaynaklı belirsizlik ve tehlikeye nispeten alışkındı. Kara mizah bir yana, dron önleme sesleri ve savaş uçaklarının gürültüsüyle dolu uykusuz geceler ağır bir bedel ödetti. Kürt sakinler, mümkün olduğunca daha az hedef olma ihtimali bulunan küçük şehirlere ve kasabalara gitmeye çalıştı.
Okullar kapalı, enerji engelli
Savaşın sosyal ve ekonomik etkileri de belirgin. Okullar ve üniversiteler tedbir amaçlı bir aydır kapalı; eğitim online devam ediyor. Bu yıl Newroz ile Ramazan bayramları çakıştı, ancak savaş nedeniyle Federe kürdistan'a çok az turist geldi. Yağmurlu bir hafta sonuyla birleşince yerel kutlamalar da büyük ölçüde iptal oldu.
Şii milisler, Sarseng petrol sahası ve Lanaz rafinerisi gibi birçok enerji tesisine saldırdı. Bu durum yönetimi gelirden mahrum bıraktı ve bölgede faaliyet gösteren uluslararası petrol şirketlerine sorun yarattı.
Sivil halk açısından ise en önemli etki, Hor Mor doğal gaz sahasındaki üretimin tedbiren durdurulması oldu. Saha, Federe Kürdistan'daki elektrik santrallerinin ana yakıt kaynağını sağlıyordu. Üretim durunca yaygın elektrik kesintileri yaşandı ve tüpgaz tedarikinde ciddi aksamalar meydana geldi.
Yetkililer, Çarşamba günü gaz üretiminin yeniden başlayacağını ve tam kapasiteye kademeli olarak dönüleceğini açıkladı; kırılgan ateşkes sürerse büyük çaplı aksaklığın ardından normale dönüşün başlayacağını işaret etti.
Gelecekteki yansımalar
Savaş sırasında iki önemli dış ortağı (İran ve ABD) arasında sıkışan ve Irak milisleri ile de karşı karşıya kalan Federe Kürdistan'ın pozisyonuna dikkat çeken Winthrop Rodgers'e göre; şimdiye kadar kamuoyundaki öfkenin çoğu, zararın büyük kısmını veren Şii gruplara yöneldi; onları eleştirmek Tahran’ı kınamaktan çok daha az siyasi risk taşıyor. Kürt yetkililer ile bu gruplar arasındaki gerilim, 28 Mart’ta Federe Kürdistan Başkanı Nêçîrvan Barzanî’nin özel konutuna düzenlenen saldırı sonrası zirveye çıktı. Barzanî, o sırada orada değildi ve olayda kimse yaralanmadı, ancak saldırının siyasi ağırlığı büyüktü. Ayrıca bu kadar üst düzey bir ismin hedef alınması, ABD ve İsrail’in siyasi lider suikastı konusundaki kırmızı çizgileri aştığı yeni bir bağlamda Irak siyasi elitleri arasında büyük tedirginlik yarattı. Saldırı Irak siyasi spektrumunun genelinde kınandı.
Şii gruplar ile Federe Kürdistan arasındaki gerilim, ateşkes sonrası dönemde de önemli bir faktör olmaya devam edecek. Irak, Kasım 2025’teki parlamento seçimlerinin ardından hâlâ hükümet kuramadı. Bağdat ve Hewlêr arasında bütçe, maaşlar ve enerji konusunda ciddi anlaşmazlıklar sürüyor. Savaşa dönüş, Irak milislerinin saldırılarının da devam etmesi anlamına gelebilir.
* * *
Rejim değişikliği konuşulmadı
Federe Kürdistan Başkanı Nêçîrvan Barzanî, "Amerikalılar bizimle hiçbir zaman Tahran’daki rejimi değiştirme konusunu konuşmadı” dedi.
Nêçîrvan Barzanî, İtalyan Corriere della Sera gazetesine verdiği mülakatta, şunları söyledi: "Biz bu savaşın bir parçası olmak istemiyoruz. Amerikalılar bizimle hiçbir zaman Tahran’daki rejimi değiştirme konusunu konuşmadı. Onlar daha çok İran’ın nükleer programı ile füze programlarının durdurulması gerekliliğine odaklanmıştı. Hiç kimse biz Kürtlerden İran’a askeri müdahalede bulunmamızı istemedi. Bununla birlikte, topraklarımızın komşularımıza karşı bir üs olarak kullanılmasına karşıyız; bu savaşın bir parçası olmak istemiyoruz."
Tahran rejiminin hava bombardımanlarıyla değiştirilmesinin zorluğuna dikkat çeken Barzanî, "İran sistemi, din ve milliyetçiliğin benzersiz bir karışımıdır. Savaş onları birleştirdi ve rejim ayakta kalmayı başardı" değerlendirmesinde bulundu.
Irak hükümetine yönelik eleştirilerini dile getiren Nêçîrvan Barzanî, "Bağdat’ın çabalarından memnun değiliz. Milis saldırılarını engellemek adına yeterli bir çaba göstermiyorlar. Milisler kontrol altına alınmadığı sürece Irak istikrara kavuşamaz" uyarısını yaptı.












