Seçim hazırlığı...

Elif SONZAMANCI yazdı —

11 Haziran 2022 Cumartesi - 09:30

  • Die Welt’in haberinde AKP’nin Avrupa örgütlenmesi Uluslararası Demokratlar Birliği’nin (UID) Ankara ile mükemmel bağlarına dikkat çekilerek, seçim kampanyası için küçük bir sosyal medya ordusunun da hazır olduğu ifade edilmişti.

Özellikle aşırı sağ yapılanmalarıyla olan ilişkileri ile gündeme gelen ve dönem dönem tartışmaların odağında yer alan Almanya'nın iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı 2021 yılı raporunu açıkladı.

Bu rapor diğer raporlarda olduğu gibi Almanya’nın izleme politikalarını gözler önüne seriyor. Zira Almanya’nın güvenlik politikaları çerçevesinde kimlerin öncelikli olarak izlendiği ayyuka çıkıyor. Diğer raporlarda da deneyimlediğimiz üzere AKP iktidarının yapılanlamarı yerine derinlikli olarak iktidara muhalif güçler mercek altına alınarak detaylı bir inceleme ile anlatılıyor. 

Raporda birçok detay var, fakat burada aslında yıllardır tartışma konusu olan MİT faaliyetleri ve seçim gündemine odaklanalım.

Raporda Türkiye’nin Almanya’daki casusluk faaliyetlerine dikkat çekiliyor, bu çerçevede AKP’nin lobi örgütlerinin AKP siyasetine hizmet için yoğun faaliyetlerine vurgu yapılıyor. Rapor sunumunda ayrıca cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Thomas Haldenwang, Türkiye’nin Almanya’daki faaliyetlerini daha da artırabileceğini ve gerilimin tırmanabileceği senaryolarını da dikkate aldıklarını ifade ediyor ,bu konuda Türk partnerleri ile diyalog içerisinde olduklarını belirtiyor.

Aslında bu başlık daha önceki seçim dönemlerinde de sık sık dile getirilmesine rağmen, iktidarın lehine yaşanan gelişmelere tanık olduk. 

Türkiye’de seçim gündemi olduğunda bu birebir yaklaşık bir buçuk milyon seçmen potansiyeli bulunduran Almanya’yı da ilgilendiriyor. 

AKP iktidarının yaklaşan seçim tarihi ile birlikte bu sürece varlık mücadelesi ekseninde yaklaştığını ve bütün imkanlarını bu sürece seferber ettiğini biliyoruz. Yine savaş politikalarını artırdıkça, muhalifleri sindirme politikalarına da bu süreçte son hız devam ediyor.

Nitekim Türkiye’de siyaset gündemi ağırlıklı olarak seçim gündemini tartışırken, Erdoğan Kılıçdaroğlu’nun aday olduğu kentte adaylığını resmi olarak açıkladı. Seçimlerin ise gelecek yıl haziran ayında yapılacağını belirtti. Uzun bir süredir hazırlıkları yapılan bir süreç var.

Bunun Almanya’daki yansıması ise çok daha hareketli olacağa benziyor.Nitekim bildiğiniz gibi Almanya AKP’nin en ağırlıklı örgütlendiği ülke.

Geçtiğimiz aylarda Die Welt gazetesinde Lennart Pfahler imzalı, “Erdoğan’ın trolleri Almanya’da yürütecekleri seçim kampanyası için hazır” başlıklı bir haber yayınlanmıştı.

Haberde AKP’nin Avrupa örgütlenmesi Uluslararası Demokratlar Birliği’nin (UID) Ankara ile mükemmel bağlarına dikkat çekilerek, seçim kampanyası için küçük bir sosyal medya ordusunun da hazır olduğu ifade edilmişti.

Eski adı Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) olan ve 2017 yılından bu yana Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın raporlarına giren UID’ye yüksek miktarlarda para aktarıldığı da sık sık dillendirilen iddialar arasında. Finansal olarak desteklenen bu kurum aynı zamanda AKP’nin örgütlenmesi için de çalışmalar yürütüyor. 

Nitekim Anayasayı Koruma Teşkilatı 2021 raporunda hükümet yanlısı örgütlerin Avrupa’da siyaset propagandası yaptığı ifade edilirken, casusluk faaliyetlerinde ise ekonomi, siyaset, askeri ve teknoloji konuları ve bunların AB ve NATO’daki etkileri konularına ağırlık verildiği kaydediliyor.

İki NATO üyesi arasında bu tür gizli istihbarat faaliyetlerinin yapılamayacağı ve kabul edilemeyeceği dillendirilmesine rağmen, MİT Almanya’da faaliyetlerini daha da ilerletiyor, Alman kurumlarına sızmaya çalışıyor, lobi çalışmaları yürütüyor, seçimlere yönelik yoğun faaliyetlerini sürdürüyor.

Eski başbakan Merkel seçim döneminde Türkiye ile ilişkilerini daha da sağlamlaştıran adımlar atmış ve eleştirilerin odağında yer almıştı. Öyleki DW Türkçe’ye konuşan Alman uzman Ronald Meinardus iki ülke arasındaki gerilim ilişkilerinde Merkel’in konumuna yönelik şöyle bir belirleme yapıyor: Merkel Erdoğan'ın kulak verdiği, ciddiye aldığı çok az sayıdaki yabancı liderlerden biri, iki liderin arasında çok özel bir ilişki bulunuyor. Sayın Merkel, bu konuma Türk hükümeti gibi zorlu bir partner ile çok, çok uzun yıllara dayanan, sabırlı diplomasi girişimleri ile geldi. Bu belirleme aslında geçmişte Erdoğan’ın elini güçlendiren Almanya’nın izlediği politikayı özetliyor.

Yeni hükümetin seçim döneminde yaklaşımının nasıl olacağını söylemek için henüz erken. Fakat görünen o ki, Almanya AKP örgütlenmesi yerine oklarını daha çok demokrasi, daha çok barış, daha çok insan hakları diyen muhaliflere, devrimcilere çeviriyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.