Şiirde özgünlüğümü arıyorum

Kültür/Sanat Haberleri —

19 Haziran 2022 Pazar - 19:45

Bahadîn Akhan

Bahadîn Akhan

  • Bu yıl Arjen Arî ödülüne layık görülen genç şair Bahadîn Akhan edebiyatın diğer alanlarında çalışmalar yapsa da şiirin kendisi için çok özel olduğunu belirtiyor. Akhan ile aldığı ödül, şiirleri ve edebiyat çalışmaları üzerine konuştuk. 

MAHİR FIRAT FİDAN/AMED

Sor Yayınları ve Arjen Arî ailesi tarafından bu yıl 9. düzenlenen Arjen Arî şiir yarışmasında ödül genç şair Bahadîn Akhan’a verildi. Akhan, "An Jî Gilî Gotinên Li Ser Hatinê (Ya Da Gelmeye Dair Söylemler)” adlı dosyasıyla ödüle layık görüldü. Kürtçe edebiyat alanında hem şairliği hem de akademik çalışmalarıyla yer alan Akhan, Mardin’de Kürt Dili ve Edebiyat Bölümü’nde master yapıyor. Zaman zaman yayınevleri için çevirmenlik ve editörlük de yapan Akhan ile aldığı ödül, şiirleri ve edebiyat çalışmaları üzerine konuştuk. 

Kısa bir hikaye uzun bir geçmiş 

“An Jî Gilî Gotinên Li Ser Hatinê”nin son yıllardaki şiir çalışmalarını kapsadığını belirten “Aslında çok kısa bir hikaye olmasına rağmen uzun bir geçmişi var” diyerek, ciddi anlamda şiir yazmaya üniversite döneminde başladığını belirtiyor. Akhan, “Kendimi tamamen Kürtçe eğitimin içinde bulunca şiire olan ilgim daha çok arttı” diyerek devam ediyor: “Lisans eğitimimle şiiri daha çok keşfetmeye çalıştım. Şiir okumayı seviyorum, yakın çevreme de Kürtçe şiirler okurum. Fakat çok az insan şiirle ciddi anlamda ilgilendiğimi biliyordu. Şiir çalışmalarımı sadece birkaç arkadaşımla paylaşıyordum. Bu dosyanın oluşması ve gönderilmesinde de yine o arkadaşlarımın ısrarları var. Son dönemlerde şiirlerimi artık paylaşmam gerektiğini hissettim ve yarışma başvuruların bitmesine birkaç gün kala başvurdum.”

Şiirin kendine has çekiciliği 

Arjen Arî şiir yarışmasını yakından takip ettiğini belirten Akhan, “Geçmişte yarışmadan ödül alan dosyaları çok beğeniyor ve değerli buluyorum. Her bir dosya, Kürt şiirine yeni bir soluk getiriyor. Sonuçlar açıklanınca epey şaşırdım ve sevindim” diyor. Hikaye ve romana özel ilgi duyduğunu ama şiirin kendisi için özel olduğunun altının çizen Akhan onu şiir yazmaya neyin teşvik ettiğini şöyle formüle ediyor: “Çocukluğumdan beri işittiğim, okuduğum, hissettiğim ve yazdığım mısralar, aynı zamanda şiirin kendisine has dünyasının çekiciliği.”

Özgünlüğümü keşfetmek istedim

Hikaye ve romanda kullanılan dili, edebi teknikleri araştırmayı ve keşfetmeyi de sevdiğini belirten Akhan, “Şiirin ise kendine özgü teknikleri var. Hangi tarzda yazarsanız yazın şiir o özgünlüğünü asla kaybetmez. Şiiri, romana veya farklı bir türe ne kadar yaklaştırsanız da şiir kendi özgünlüğünü daima korur. Şiirin bu şekilde özgün oluşu beni daima etkilemiştir. Ben de şiirde kendi özgünlüğümü keşfetmek istedim: Şiirin benim hayali dünyam, duygu dünyam, düşünce dünyama daha uygun bir tür olduğunu ve bu dünyaları daha iyi yansıttığını düşünüyorum” diye belirtiyor. 

Sömürgecilik yaralı bilinç

Akhan’ın şiirlerinde sömürgeciliğin derin izleri ve buna maruz kalmanın travmatik halleri de kendini hissettiriyor. “Sömürge ya da sömürgecilik üzerine yazmak kolay bir şey değil” diyen Akhan şöyle devam ediyor: “Sömürgecilik üzerine yazmanın kendisi kişide travmalar yaratabilir. Anlatacağımız tek şey sömürge oluşumuz olmamalı ya da şöyle söyleyeyim; sömürge oluşumuz bizim düşünce ve duygu dünyamıza tamamen hakim olmamalı. Sömürgecilik iz bırakır, yaralı bir bilinç bırakır. Elbette ben bunu hatırlamaya çalışıyorum bazı şiirlerde. Çünkü geçmişte ne olduğumu, şimdi ne olduğumu ve gelecekte de ne olacağımı hatırlamak istiyorum. Ama aynı şekilde bazı şiirlerde bunu tamamen unutmak da istiyorum. Belki de travmatik uğraklar hatırlama ve unutma arasındadır; bazen hatırlamak istediklerimizi unutmak, unutmak istediklerimizi ise hatırlamak zorunda kalışımız yaşamımıza büyük ölçüde yön verebiliyor.”

Ötekini hissetmek

Yarışma jürisinin şiirlerine ilişkin “hem bir kadına hem de erkeğe ait olabilir” şeklindeki yorumunu sorduğumuz Akhan, “Şiirlerimde yazarın ben olduğunu biliyorum ama bazen yaşamımda var olan ya da etrafımda gördüğüm bir kadının, çocuğun, yaşlı birinin, bir ötekinin de ben olduğunu hissediyor veya tahayyül ediyorum. Anlatıcı olarak onlar konuştuğunda ise kendi kendilerini anlatabileceklerine inanıyorum. Bu dil, yaşanmışlık ve gözlem ile ilgili bir şey” diyor.   

Yakında basılacak

Akhan’ın ödüle layık olan şiir dosyası yakında Sor Yayınları tarafından basılacak. Edebi çalışmalarına da devam edeceğini söyleyen Akhan, son olarak şunları ekliyor: “Şiir üzerine yoğunlaşmak ve çalışmalarımı devam ettirmek istiyorum. Bunun yanı sıra genel olarak Kürt edebiyatına katkı sunmasını ümit ettiğim roman ve hikaye türleri üzerine de çalışmalarımı sürdürmek istiyorum. Aynı şekilde editörlüğü seviyor ve güçlü edebi üretimlerin oluşmasına aracılık etmek istiyorum.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.