Sinan Dersim yoldaşlık bağının ve kararlılığın adıdır

Forum Haberleri —

  • Sinan Dersim, Sinan Cemgiller’den bugüne dek uzanan yoldaşlık bağıdır. Kürdistan’ın her yarasını zihninde toplarken, yılgınlığa karşı tutarlılıktır. Gülüşüne devrimci değerleri toplamaktır. 

SERDA DEMİR

“Bunca yere düşmüşlerden, 
Yenilmez bir hayat doğar: 
Bir tek beden olur, 
Analar, bayraklar, çocuklar’’
Pablo Neruda

Bazı şeylerin günlük yaşantımızda yer edinebilmesi için – olumlu veya olumsuz – onunla yüz yüze gelmek zaruridir. Düşman bunlardan biridir, ancak yol ve yoldaş da öyledir. Sinan heval ile muhabbetiniz olduysa, işlemiştir artık onun yoldaş candanlığı gözelerinizden birine. Yola olan inancınız ve ümidiniz perçinlenmiştir.

Yolu yürüyenler aşinadır çetinliğine. Ki yolu zorlu yapan da alenen karşıda duran düşman değildir. Bundandır ki Sinan yoldaş, daha çok bağırdığında, daha çok dinlenmeyeceğini bilerek bilge gülüşünün duruluğundan seslendi yolculara: “Suyu dinle, su ol”.

Suyun akışını dindiren ise sineye sirayet eden yosunlardır. Kasırga Taburu kitabında geçtiği gibi: “Hayatta boşluk yaratmamak lazım. Çünkü boşluk dolmak ister. Ve eğer sen doldurmazsan, düzen doldurur”. Boşlukları doldurmadığımızda patikadaki en ufak çakıl taşı bile tökezlememize neden olur. Yeniden yeşermek için dökmeliyiz çürümüş yapraklarımızı. Her nefes verişimizde çıkmalı boşlukların kokusu ve dolmalı içimiz yolun mayasıyla. 

Yoldaşlık bağının ve tutarlılığın adı

Soluk aldığımız her anımızda düzenin bizde yarattığı irini yok etmek, içsel bir devrimdir. Sinan yoldaş mücadelenin parçası olmaya başladığı andan itibaren o devrimleri gerçekleştiren emsallerden biri olarak tarihe geçti; Sinan Dersim, Sinan Cemgiller’den bugüne dek uzanan yoldaşlık bağıdır. Kürdistan’ın her yarasını zihninde toplarken, yılgınlığa karşı tutarlılıktır. Yaratmak istenilenin savaşını verirken, onu yaşamak ve yaşatmaktır. Gülüşüne devrimci değerleri toplamaktır.

İlk selamlaştığınız anda Dersim’den geldiğini anlayacağınız Sinan yoldaşın içtenliği ve özden yaklaşımı, onunla yıllarca omuz omuza mücadele yürütmüş olduğunuz hissini verirdi. Hareketli halleri etrafındakileri de etkiler, bir şeyler yapma isteği uyandırırdı. O yalnızca sıkça kullandığı “Bu tarz kazandırır/ kazandırmaz” cümlesiyle değil, pratiğiyle de hangi tarzın kazandırdığını gösterdi.

Halkların Birleşik Devrim Hareketi çalışmalarına verdiği emekler boşuna değildi. Devrimi düşleyenlerin buluştuğu o yüce duyguların ve paylaşımların bir ilmi de var sonuçta. Ölümsüzlerin kanları birbirine karışmışken, düşman her yanı kuşatmışken, kurulacak yeni dünyaya olan hasret bu denli ortaklaşmışken, birleşik devrimi geliştirmemek mümkün müdür? Sinan yoldaş bu bilinçle kör görüşlerden sıyrılma hattını yürüyen örnek devrimcilerden biri olarak sürdürdü mücadeleyi. Bugün, nicelerinin onu anlatma istenci de bunun apaçık göstergesidir.

Onu çemberin içinde anmak

Yoldaş kaybı ağırdır, yası tutulmaz. Onunla tekrar buluşamayacak olmayı bilmek can yaksa da kaldığı yerden devam etmek zorundasındır. O da öyle yaptı. Yoldaşlarını yitirmenin yürek acısını boğazına düğüm edip yürüdü belki de patika yolları. Yorgundu bazen, ama yorgunluğunu dillendirmek bir yana dursun, bunu etrafına hissettirecek en ufak bir emare göstermezdi. Yüzü güleçti Sinan yoldaşın. Bu nedenle onu kaleme alan herkes onun gülüşünden mutlaka bahsetmek zorundadır. Onun olduğu ortamlarda enerjinin düştüğüne tanık olunmamıştır. Heval Sinan’ın ayak bastığı her yerde izleri dipdiri duruyor şimdi ve geride bıraktığı anıların feri ile aydınlanıyor birleşik devrim mücadelesinin yolu.

Onu anmak, devrimci dayanışmayı açık yüreklilikle güçlendirmektir. Onu anmak, düşmana olan kini daha bilinçli kuşanmaktır. Onu anmak, devrimci anlayışı, yaşamı her hücremize işlemektir. Sinan Dersim’i sonsuzluğa uğurlamış olmanın acısını ve öfkesini bu şekilde anlamlı kılabiliriz. Yoldaşımızı, siperde durduklarımıza omuz vererek ve omuz olarak anacağız. 

Tarihten geleceğe

Mücadele bayrağının yükseldiği yetmişlerin geleneğini günümüze uyarlayarak yaşayan ve yaşatandı Sinan yoldaş. O da nice Sinanların devrettiği bayrağı layıkıyla taşıdı ve teslim etti ardıllarına. Hatırlayalım; 1971’de, Sinan Cemgiller köy muhtarı Mustafa Mordeniz’in ihbarı sonucunda düşmanla girdikleri çatışma sonucunda ölümsüzleştiler. 1972 yılında da İbrahim Kaypakkaya yoldaşlarıyla birlikte ihbarcıyı cezalandırarak hesap sordu. Neredeyse yarım asır sonra ise Türkiye ve Kürdistan devrim güçleri Halkların Birleşik Devrim Hareketi’ni kurdular.

Sinan yoldaş bu oluşuma büyük emek verenlerden oldu. Bugün de faşist Türk devleti ve KDP işbirliğiyle Kürdistan’a yağdırılan bombalar sonucunda sonsuzluğa uğurluyoruz cevherlerimizi. Ancak, nasıl ki Kaypakkaya’lar Sinan Cemgillerin hesabını sordu, bugün de Birleşik Devrim Güçleri heval Sinan’ın hesabını sormak için mermiyi namluya sürdüler.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.