• Kobanê Kumpas Davası'nın dünkü duruşmasının öğleden önceki bölümünde konuşan Kürt siyasetçi Gültan Kışanak, Kürt sorunu, kadınların özgürlük sorunu ve demokratik siyasetin suç sayılmasını anlatmak istediğini ama hukuksuzluk konusundaki pervasızlıktan dolayı önce usule işaret edeceğine söyledi.
  • Kışanak, usulsüzlükleri hatırlattıktan sonra mahkeme heyetine şöyle seslendi: "Kumpas kurdunuz. Daha fazla cezaevinde tutmak için hukuksuzluklar icat ettiniz. Rejimin kara propagandasına hukuk kılıfı giydirmek için uğraşıyorsunuz. Siz kimsiniz beni yargılıyorsunuz? Sizi reddediyorum."

Kobanê Kumpas Davası’nda mahkeme heyettini redden Kürt siyasetçi Gültan Kışanak, özel yetkili ve görevli olduklarını, dolayısıyla adil bir yargılama yapamayacaklarını söyledi. Avukatı Cihan Aydın da hukuksuzluklara işaret ederek, Kışanak'ın yasa dışı bir şekilde tutulduğunu vurguladı. Aydın'ın tahliye talebine, "Tutuklu kalmasında kamu yararı var" şeklinde itiraz eden savcıyı dikkate alan mahkeme heyeti, tahliye etmedi.

DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014'te düzenlenen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eşbaşkanları ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 108 isim hakkında açılan dava sürüyor. 18 siyasetçinin tutsak yargılandığı dava, Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki salonda görülüyor. Tutsak siyasetçiler, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eşbaşkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan'ın yanı sıra çok sayıda hukuk ve sivil toplum örgütü temsilcisi de dünkü duruşmayı izledi. 

Yine bir çete üyesi mi?

Avukat Cihan Aydın, duruşma başkanın neden iki haftadır salonda olmadığını sordu. Mahkeme heyeti, başkanın 20 günlük raporunun olduğunu ve Pazartesi günü duruşmada olacağını kaydetti. Aydın, "Atadedeler Çetesi” üyesi olduğu ortaya çıkan eski mahkeme bakanı Bahtiyar Çolak’ı hatırlatarak, "Yine bir çete üyesi olayı ile karşılaşmayalım" dedi.

Ortada fezleke var mı?

Aydın, Kışanak'ın Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan kimi haberler gerekçe gösterilerek dosyaya dahil edildiğine işaret ederek, "Haberlerin bir soruşturma tutanağına bağlanıp bağlanmadığı mutlak suretle araştırılmalı. Ayrıca dosyaya eklenen 8 ANF haberine dair müvekkil hakkında bir fezleke hazırlanıp hazırlanmadığını da Meclis’ten sorulmasını talep ediyoruz” dedi. Aydın, Kışanak hakkında iddia edilen eylemlere dair herhangi fezleke hazırlanıp hazırlanmadığının da sorulmasını talep ederek, "Aksi takdirde yasama dokunulmazlığının bir anlamı kalmıyor. Eğer vekil hakkında bir iddia varsa bunu derhal fezlekeye bağlayıp Meclis’e göndermeniz lazım" diye konuştu.

Bahsedilen deliller nerede?

Aydın, Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dosyadaki dijital belge delillerine işaret ederek, ses kayıtları, görüntü kayıtları ve dijital kayıtların dosyada yer almadığını söyledi. Aydın, "Ne mahkemeniz, ne biz, ne de müvekkilimizin bu delillerle doğrudan temas etme imkânı bulundu. Müvekkil ile ilgili bütün dijital delillerin ilgili yerlerden istenmesi gerekiyor. Bir flaş bellekten söz ediliyor onu da görmedik. Dosyadaki tüm delillerin bulunması ve toplanılmasını, varsa ses kayıtlarının ses eşleştirme yapılması için ATK’ye gönderilmesini talep ediyoruz” dedi. Aydın, Kışanak’ın 8 Mart etkinliğinde sarf ettiği Kürtçe “xwe parastin (kendini savunmak)" ifadesinin “öz yönetim” olarak çevrilerek, dosyada suçlama konusu yapıldığını hatırlattı.

Davanın diğer tarafı devlettir

Aydın, "Taleplerimiz yerine getirilmeden yapacağınız bir yargılamanın bir anlamı yoktur. Polis tutanakları yeterli değildir. Bu davanın diğer tarafının da devlet olduğunun farkındayız. Dolayısıyla polis tutanaklarının bir anlamı yok” dediğinde sözünü kesen mahkeme başkanı, Kışanak’ın savunmasına geçilmesi gerektiğini söyledi. Aydın, mahkeme heyetinin daha önce verdiği ara kararları hatırlatarak, “Bu talepleri dile getirmeden dava nasıl sürdürülebilir” diye sordu. Mahkeme başkanı, “Sonra değerlendireceğiz” yanıtı verdi. 

Yasa dışı olarak tutuluyor

Adil yargılama ilkesine aykırılık olduğunu söyleyen Aydın, "İddialara dair karar verseniz biz de hızlı bir biçimde cevap veririz” şeklinde tepki gösterdi. Kışanak’ın 75 gündür hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutulduğunun altını çizen Aydın, şuyle devam etti: "Yasa dışı bir biçimde tutuluyor. Size bir AYM kararı sundum ama zaten AYM kararlarının anlamı kalmadı. Herkes işine gelen kararları tanıyor, işine gelmeyeni tanımıyor. Kendinizce bir hukuk yaratmaya çalışıyorsunuz. Siz ‘tanımıyoruz’ diyorsanız biz de sizi tanımıyoruz."

Devlet tutuklu kalsın istiyor

Aydın, Kışanak’ın tahliyesini talep etti. Tahliye talebine dair mütalaası istenen iddia makamı, "Daha önce fikrimizi açıklamıştık. Tutuklu kalmasında kamu yararı var” diyerek, talebin reddine karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, "tahliyeye karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verdi. 

Karar sonrası söz alan Aydın, "Heyetiniz yasalara, AYM’ye meydan okuyor. Bu durum müvekkilimiz açısından ağır bir sonuç yaratıyor. Sizin bu yargılamayı adil ve dürüst bir biçimde yapacağı konusunda endişeliyim” dedi. Aydın, mahkeme heyetinin reddini talep etti. Mahkeme başkanı, talebin yazılı olarak sunulmasını istedi.

Öylesi pervasızsınız ki!

Kandıra Cezaevi’nden duruşmaya katılan Gültan Kışanak, sözlerine salonda bulunan herkesi selamlayarak başladı. Kışanak, davanın üç ana konusu olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Biri Kürt sorunu, ikincisi kadınların özgürlük sorunu. Bu davada kadınların özgürlük mücadelesi suçlama konusu yapılmıştır. Üçüncüsü ise bu dava demokratik siyaseti ortadan kaldırmaya dönük bir amaç güdüyor. Demokratik siyaseti suç sayıyorsunuz. Mitingi, basın açıklamasını suç sayıyorsunuz. Kürt siyasi partilerin tamamı bu mütalaada 1990’dan bu yana suç olarak sayılıyor. HEP’ten beri getirilmiş ve ‘hepiniz suçlusunuz’ denilmiş. Ben bunları anlatacaktım. Neden çalışmalarımız suç olarak yansıtılıyor? Kürt sorunu nedir, nasıl çözülür? Bunları anlatacaktım ama siz hukuksuzluk konusunda öylesi pervasızsınız ki usule dair birkaç söz söylemek istiyorum.

10 yıldır yargı karşısındayım

Meclis’e gönderilmiş fezlekelerin tamamı vekilliğim bitince geldi. Soruşturması 2014-2015’te başladı ve tutuksuz yargılanıyorum. Ne demek sonra araştıracaksınız? Sizin mahkeme başkanınız evde hastayken karar yazıyor. Yok dosyada. Benimle ilgili iddiaların yüzde 90’ının Meclis’e zamanında gönderilmiş fezlekesi yoktur. ‘Şu anda vekil değilsin, geri döner istediğim yaparım’ diyemezsin. Hakkımdaki iddiaların tamamı eş zamanlı olarak polis tarafından tutanakları tutulmuş, ellerinde. Dokunulmazlığımı hiçe sayarak bu ortam dinlemesi kararlarını verenlerin ellerinde. Siz gelip gidip darbeci polislerin tutanaklarını karıştırıp önüme koyuyorsunuz. Buna da adil yargılama diyorsunuz. 10 yıldır yargı karşısındayım. Karşısına çıkmadığım mahkeme, savcı kalmadı. Şimdi de diyorsunuz bunlara ‘sonra bakacağız.’ Siz o fezlekelerin olmadığını bildiğiniz için üzerine yatıyorsunuz.

Siz kimsiniz yargılıyorsunuz?

Benim savunamayacak hiçbir faaliyetim yoktur. Hayatımda kimseye bir fiske vurmamış, kimseyi suça teşvik etmemiş bir kadınım. Siz kimsiniz beni yargılıyorsunuz? İlk günden bu yana diyoruz ki ‘ben doğrudan 2009’da Meclis’te yapılan özel oturumda konuşmuşum.' Kürt sorunu ile ilgili konularda, 23 Nisan’da 29 Ekim’de buna dair söz almışım. ‘Demokrasi içerisinde çözelim’ demişim ama bakmıyorsunuz. Grup konuşmalarımın hiçbirine bakmıyorsunuz ama ‘Kışanak ana dile dair referandum istemiş. O yüzden bağımsız Kürdistan’ı kurmak istiyor’ diye bana suçlama yapıyorsunuz. Ben o Meclis’te bu konuya dair yasa teklifi sundum, neyini suç sayıyorsunuz? Bütün bunları biliyorsunuz, o yüzden yasama sorumsuzluğuna bakmıyorsunuz. Bile bile yaptınız ve bunun itirafını da savcı mütalaasında yazmış. ‘Dokunulmazlığı kalktıktan sonra 2020 yılında ifadesi alındı’ demiş. Şu anda beni ANF’de çıkan 8 tane haberden mi bilmem kaç tane müebbetten yargılıyorsunuz?

Daha fazla tutmak için

Birleşen dosya nerede? Neden gelmedi buraya? Kumpas kurdunuz. Daha fazla cezaevinde tutmak için yeni hukuksuzluklar icat ettiniz. ‘Polis tutanakları aksi ispatlanmadıkça delil niteliğindedir’ diyor savcı. Aksini kim ispatlayacak? Ben mi? 8 yıldır cezaevinde tuttuğunuz kadın siyasetçi mi ispatlayacak? Bu hukuk devletindeki gibi bir suç isnadı değildir. Enginizasyon mahkemesindeki suç ithamlarıdır. Hakkımda şu mütalaadaki iddiaların neredeyse tamamı sadece darbeci polislerin uyduruk tutanaklarına dayanıyor. Bir tane fotoğraf var orada. Altına tutanaklar döşenmiş. Nerede bunların görüntüleri? Bunun akla uygun bir tarafı var mı? Diyarbakır Newrozu’unda yaptığım konuşmanın dahi CD’si yok. Sen de diyorsun ki ‘bu hukuki bir delil.' Neyine inanacağım?

Rejim için kılıf uyduruluyor

Yasa açık. En uzun tutukluluk süresi 7 yıldır. Siz iki aylık tutukluluk süresi yazıp bunu boşa çıkarmaya çalıştınız. Belgeleriyle ispatladık. ‘Üç yıldır yargılama yapıyorsunuz. Beni bu yargılamaya ne zaman dahil ettiniz’ diye soruyoruz. Buna bile cevap veremiyorsunuz. Gayet de iyi biliyorsunuz ama AKP-MHP otoriter rejimin kara propagandasına bir hukuk kılıfı giydirmek için uğraşıyorsunuz. O yüzden bilmediğiniz bir şey yok. Bile bile yapmaya devam ediyorsunuz. Biz bu hukuksuzluklara ortak olmamak için itirazlarımızı yağıyoruz. Sizi reddediyorum. Adil bir yargılama yaptığınıza inanmıyorum. Sizin özel yetkili, görevli bir heyet olduğunuz çok açık.”

Reddi hakim talebine ret

Avukat Aydın da yeniden beyanda bulunarak, hâkimin reddi koşullarını okudu ve “Siz yanlış biliyorsunuz. İpe un semeye gerek yok. Bir karar vermeniz gerekiyor” dedi. Mahkeme başkanı, talebin reddine karar verdi. Duruşmaya ara verildi. ANKARA

*****

Mücadelesi bizim mücadelemizdir

Sincan Cezaevi Kampüsü önünde açıklama yapan kadınlar, Kürt siyasetçi Gültan Kışanak’ın mücadelesinin kendi mücadeleleri olduğunu belirtti. 

DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Partili milletvekilleri, EMEP Milletvekilli Sevda Karaca, Barış Anneleri, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) yöneticileri, Kobanê Davası’nda savunma yapan Gültan Kışanak için Sincan Cezaevi Kampüsü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, “Kobanê Davası’nın bir hukuk davası olmadığını her zaman ifade ettik. Bugün Gültan Kışanak asıl savunmasına başlayamadı. Bugün Gültan Kışanak bir kez daha ifade etti; ortaçağ engizisyon mahkemelerini aratmayan bir duruşma salonu ve heyet var. Doğrudan Saray'dan beslenen ve sorduğu soruların dayanaklarının dosyada olmadığını farkında bile olmayan mahkeme heyeti ile karşı karşıyayız” dedi. 

Gültan Kışanak’ın, 8 Mart’tan, 25 Kasım’dan kadınlarla yaptığı eylemlerden 37 kez müebbet ile yargılandığını hatırlatan Hatimoğulları, şöyle konuştu: “Bu dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Gültan Kışanak bir Kürt kadındır, Kürt Hareketi'nin önemli öznelerinden birisidir. Kışanak’ın dediği gibi, ‘biz kadınlar en büyük kariyerimizi sizin saltanatınızı yıkarak yapacağız’ dedi.”