Son savaş: Hafıza

Forum Haberleri —

21 Ekim 2021 Perşembe - 23:00

  • Kürdistan'ın dört bir yanı yakılıp yıkılırken, insanlar diri diri yakılırken ses etmeyenler, sanatçı sorumluluğuyla bir çağrı bile yapmayanlar, bugün kendi daracık 'hafıza odalarında' sanatçılık değil, zanaatçılık yapıyor.

Firaz SERBEST

Bir hafızaya savaş açılabilir mi diye sordum kendime. Evet, ölülerle bile savaşılan bir ülkede, bir hafızaya da savaş açılabilirdi.

Bir insanın, toplumun hafızasını oluşturan şey geçmişte yaşadıklarıdır. Ve hafıza sürekli bir olgudur.

Her saniye kendini oluşturmaya devam eder. Geçmişte yaşadığımız şey belli bir eşiğe ulaştıktan sonra, kendini davranış biçimlerimizde dışa vurmaya başlar.

İşte bu, hafızanın toplum ve insan şekillenmesindeki biçimidir. Bir toplumun hafızasını oluşturan şey, sadece yaşadığı acı deneyimler değildir. İyi ve güzel olan şey de hafızaya dahildir.

Ama söz konusu Kürt halkı oldu mu, hafıza baştan sona bir 
acıdan ibarettir.

Kürdistan'da yüzyıllardır süregelen savaş, soykırım, katliam, göç silsilesi öyle derin bir hafıza yaratmış durumda ki; olağan yaşama dair her şey, bu hafızadan payını almaktadır.

Devletin yüzyıllardır sürdürdüğü kirli savaş, Kürdistan toplumunda adeta sağlıklı hiçbir birey bırakmamış durumdadır. 

Kürt halkı nereye dönüp baksa, mezarsız ölülerini görmektedir. Devlet, Kürt halkına bir mezarı bile çok görmüş, mezarlıkları bombalamış, yakıp yıkmış, mezarlardan çıkardığı kemikleri kaldırımlara gömmüş, kemiklere karşı verdiği savaşta o kadar aşağılık bir düzeye inmiş ki, kargo ile kemikleri annelere göndermiştir.

Peki, gerçekten Kürt’ün hafızasındaki tabutlar bu kadar renkli mi! Mezarsız binlerce Kürdün kemikleri dahi ortada yokken, renkli tabutlarla kim ne yapmaya çalışıyor?

“Sanat “adı altında yapılan bu 'ölüm pornosu'na itiraz eden insanlar sanat düşmanı mıdır gerçekten?

İcra ettiğiniz sanatın bir hakikat ile uyuşması zorunluluğu yoktur elbette. Ancak sanatınız bir halkın hafızasına müdahale ediyorsa, en üst perdeden gelen itiraza da razı olacaksınız. 

Sizin yaptığınız şey sanat değil, hafızamızda yer alan kapkara tabutları renklendirerek hafızamıza müdahaledir.

Bütün varlığımız yok edilme, asimile edilme tehlikesiyle karşı karşıyayken yaptığınız şey, hafızamızı da asimile etmektir.

Kürt halkının yükselen itirazı sizin 'sanat' yapmanıza değildir, hafızalarımıza yaptığınız ucuz, pespaye müdahaleyedir.

Son altı yılın özelinde, devletin yürüttüğü bu kirli savaşta başvurmadığı yol kalmadı. Kürt’e dair ve ait ne varsa acımasız bir yok edilme saldırısına maruz kaldı.

Ancak devletin nerede 'başarılı' olursa olsun, başaramadığı ve yok edemediği tek şey Kürt halkının derin hafızasıdır. Ve bu acımasız savaşa karşı verilen mücadelenin kaynağı da o hafızadır.

Bugün o hafızaya renkli tabutlarla müdahale etmek, en hafif deyimiyle düşkünlüktür.

Madem 'hafıza' adına bir “sanat” yapacaktınız, üç tane kapkara tabut koysaydınız Amed surlarının dibine, surların dibinde cenazesi günlerce kar altında bekletilen insanların hafızalarımızda edindiği yerde sizi alkışlasaydık.

Surların dibinde yatan o üç gencin tabutu renkli değildi! 

Surların tepesinden değil, dibinden baksaydınız Amed’e.
Kürdistan'ın dört bir yanı yakılıp yıkılırken, insanlar diri diri yakılırken ses etmeyenler, sanatçı sorumluluğuyla bir çağrı bile yapmayanlar, bugün kendi daracık 'hafıza odalarında' sanatçılık değil, zanaatçılık yapıyor.

Kürt halkının en değerli evlatlarının cansız bedenlerini sanat adı altında sergiliyor. Bir podyuma ve eğlenceye dönüştürüp üzerinde tepiniyor.

Binlerce insan katledilirken, 35 yıldır türkiye’de sözde gazetecilik yapan ve bu katliamlara destek çıkan Ertuğrul Özkök ile mi hafızalarımızı tazeleyeceğiz!

Kürt’ün acısından, ölümünden rant devşiren kim varsa toplanmış pespaye bir 'sanat pornosu'nun övgüsünü yapıyor.

Son söz niyetine

yurtsever Kürt halkı her alanda amansız bir şekilde direnirken, bu hafıza savaşında da amansız bir şekilde direnecek ve hafızasına sahip çıkacaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.