Tarihle yüzleşmek

Elif KAYA yazdı —

26 Nisan 2021 Pazartesi - 23:56

  • Yüzleşmek belki geçmişte yaşanan katliamları ortadan kaldırmaz ama geleceği birlikte örmenin yolunu açar. Yaşanan acılara saygı duymak, yasını tutmak gidenleri geri getirmezse de sağaltır.

Yüzleşilmeyen her yara, zamanın iyileştiriciliğine kendini kapatır. Yüzyıllara yayılan derin yaralara yol açar ve durmadan kanar. Yaşananlar karşısında zamanın sağaltıcılığı körelir: öfke, kin, nefret derinleşirken, birlikte yaşama güveni, umudu, inancı azalır. Yani katliam bir zaman aralığında başlayıp biten bir durum değil. Yüzyıllara yayılan etkileri var.

Yüzleşmek belki geçmişte yaşanan katliamları ortadan kaldırmaz ama geleceği birlikte örmenin yolunu açar. Yaşanan acılara saygı duymak, yasını tutmak gidenleri geri getirmezse de sağaltır.

Yok saymak, "ama onlar da yaptı" deyip gerekçelerin ardına saklanmak çözüm değil. Katliam yok saymakla unutulmuyor. Tarihi belgelerde tahrifat yaparak, yer isimleri değiştirilip yeni isimler takarak, katliama dair söz söylemeyi yasaklayarak realite ortadan kalkmıyor. Ölümde olsa en az yaşam hakkı kadar toplum vicdanından adalet istiyor. Ahlakın ve vicdanın kabullenemediği katillerden hesap sorulmasını ve hakkının teslim edilmesini talep ediyor.

Bir anlamda inkara direniyor; yolunu bulduğunda ise dile geliyor. Kimi kez toplu mezarlarda zamana direnen bir saç teli ya da kemik parçası olurken, kimi kez siyah kefenle gömülmeyi vasiyet eden bir kadının sözlerinde dile geliyor. Kimi kez bir şarkının namesinde, kimi kez halkın dilinde, kullandığı yer isimlerinde. Şehirler kendi dilleriyle anlatıyor bağrında taşıdığı halkları ve onlardan geriye kalanları. Yasaların gücü toplumun hafızasında yer edinen bu izleri ortadan kaldırmaya yetmez. Aradan geçen onca yıla rağmen kabuk bağlamayan yara gibi her dokunulan yerde dile gelir.

Bu nedenle tarihle yüzleşmek aynı zamanda yaşanacak yeni katliamları engellemek, onları durdurmayı da ifade eder. Maalesef soykırımları bol, bu soykırımlarla yüzleşmesi ise olmayan bir coğrafyadayız.

Üç gün önce Ermeni Soykırımının 106. yıl dönümüydü. Koçgiri'nin 100, Dersim katliamının ise 83. yılı. Buna daha sonra pek çok katliam eklendi. Son yüzyılda katliamlar neredeyse aralıksız devam etti.

Ermeni Soykırımında bir buçuk milyon Ermeni'nin katledildiği ifade ediliyor. Her yıl dönümü yaklaştığında "soykırımdır", "tehcirdir", "trajik olaydır", "büyük felakettir" sözlerinin etrafında dönen diplomatik savaşlara bu hakikat kurban edilir. Emperyalist ülkelerin tehditleri, Türkiye'nin gürlemesi ve tavizleriyle tartışmalar bir sonraki yıla erteleniyor. Ama yaşananlarla yüzleşilmiyor.

Bir yüzyılın ardından 2019 yılında Almanya, Kanada, Brezilya, İtalya, Rusya, Fransa gibi ülkelerin de aralarında yer aldığı 29 ülke ve ABD'nin 50 eyaletinden 49'u yaşananların soykırım olduğunu kabul etti. Merakla beklenen ABD Başkanı’nın açıklaması ise bu yıl geldi. Türkiye devlet yetkililerince bu durum milletin bütünlüğüne yönelik bir saldırı olarak nitelendirilip, vatanseverler hemen göreve çağrıldı. HDP dışında tüm siyasi partiler, meslek odaları, kurum ve kuruluşlar kınama mesajları çekti. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü "yok hükmündedir" dedi. Biden'in açıklaması da 'yok hükmünde' nasibini aldı.

Oysa Ermeni Soykırımı 106 yıldır yüzleşilmediği için hala kanayan bir yara. Peşi sıra yeni katliamları cesaretlendiren bir yara!

Son yüzyılda Ermenilerden sonra en fazla Kürtler soykırımla karşı karşıya kaldı. Uluslararası yapılanmaların gözlerini kapattığı bu soykırım halen devam eden bir süreçtir.

Ermeni Soykırımının başladığı 23 Nisan’ı 24'e bağlayan gece Avaşin, Zap, Basyan, Metina, Kandil'e yönelik Türkiye Devletinin işgal hareketi başlatılması tesadüf olmasa gerek. Soykırım ve işgal mesajı iç içe. Ermenilerle Kürtlerin akıbetinin aynı olacağı mesajı veriliyor. Güney Kürdistan'da işgali derinleştiren bu hareket yüz yıl önce başlatılan soykırımın son hamlesini ifade ediyor.

Ancak bu kez farklı! Halk göç yollarına düşmek yerine Egidleri ve Gulimorları dağları mesken tutuyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.