Kim bu 43 kişi?

Ferda ÇETİN yazdı —

14 Nisan 2021 Çarşamba - 22:27

  • 14 ay önce gerçekleşen bir skandal… “Çevreye duyarlı bireyler yetiştirme projesi” kapsamında, Malatya-Yeşilyurt Belediyesi tarafından Almanya’ya gönderilen 45 kişiden sadece 2’si geri dönüyor, diğerleri “kayıp”.

Skandal, Türk ve Alman hükümetlerinin ve her iki ülke istihbarat örgütünün bilgisi ve sorumluluğu altında gerçekleşiyor.

Olay duyulunca, Türkiye her zamanki gibi göstermelik bir soruşturma başlattı.

Almanya ise halâ sağır ve dilsiz rolünde, bu skandal ile hiçbir ilişkisi yokmuş gibi yapıyor.

Almanya’ya gönderilen 45 kişinin tamamı, “Malatya Kişisel Gelişim Dünyası Derneği” üyesi. Olayın basına yansıması üzerine konuşan, Dernek Başkanı Mehmet Sait Aytekin; “Bunlar normalde benim üyelerim değil, hiçbirini ne gördüm ne tanıyorum. Bunların kayıtlarını Yeşilyurt Belediyesi yaptırdı. Ben AK Parti’ye güvendim. AK Parti belediyesinin yanlış yapma ihtimalleri olmaz diye düşündüm” diyor.

Bu seyahati, Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Servi Beldesi, eski belediye başkanı Ali Ayrancı ve Yeşilyurt Belediyesi Başkan Yardımcısı Bekir Karakuş organize ediyor. Proje, Yeşilyurt AKP’li Belediye Başkanı Mehmet Çınar’a sunularak onayı alınıyor. Belediye Meclisi, 3 Eylül 2020 tarihinde, 45 kişinin yurtdışına gönderilmesi için karar alıyor.

Türk devletine hizmet amacıyla(!) yurt dışına çıkan bu kafilenin sayısı da halâ netleşmemiş. Kimileri 45 diyor, kimileri 48.

Davetiye sahibi, Hannover Ticaret Odası’nda, HRB-213752 numarası ile kayıtlı olan Mega Kilit GmbH şirketi. Şirket, 15-27 Şubat 2020 tarihleri arasında yapılacak eğitim programına katılacak 45 kişinin tüm masraflarını üstleniyor.

Mega Kilit GmbH, kapanan, “Hürriyetçi Türk-Alman Dostluk Cemiyeti”nin binasında “faaliyet” yürütüyor. Yıllık cirosu 30 bin Euro olan bu küçük şirketin sahibi Bingöllü Ersin Kilit. Mega Kilit GmbH, faaliyet alanını Gastronomi, İnşaat, Emlak, Otomat(kumar makinesi), Elektronik Eşya Tamiri olarak kayıt ettirmiş. Şirketin 02.05.2016’daki ilk müdürü Yılmaz Polat. Müdürlüğü daha sonra, 16.10.2016’da Hüseyin Kilit, 01.12.2018’de Zeynep Kilit, 22.08.2019’da Zeynep Gökçe, 07.01.2020’de Hazime Kilit yürütmüş.

“Çevreye Duyarlı Birey” eğitimi almak üzere(!) Almanya’ya giden 45 kişilik kafileye, tanınan şahsiyetler de eşlik ediyor. Refakatçiler arasında Malatya-Yeşilyurt Belediye Başkan yardımcıları Bekir Karakuş ve Şahin Özer, eski Fen İşleri Müdürü Hasan Dağdeviren, AKP Belediye Meclis Üyesi Nusret Aslan ve Bingöl-Servi Beldesi’nin, AKP’li eski belediye başkanı Ali Ayrancı da var.

50 kişiden oluşan kafileye pasaport verilmesi için Yeşilyurt Belediyesi Malatya Valiliği’ne başvuruyor. Valilik, projeyi onaylıyor ve vize verilmesi kaydıyla Emniyet Müdürlüğüne gönderiyor. Malatya Emniyet Müdürlüğü, GBT soruşturması yaptıktan sonra 50 kişiye gri pasaport(hizmet pasaportu) veriyor.

TC.5682 sayılı Pasaport Kanunu’na göre gri pasaport, devletin çeşitli hizmetleri için yurt dışına gidenlere hükümet, belediyeler ve özel idareler tarafından, görev sürelerini kapsayacak süre için verilen ve birçok ülkede vize almaya gerek duymaksızın, ülkeye giriş imkânı sağlayan pasaport türüdür.

Malatya-Yeşilyurt Belediyesi, Emniyet Müdürlüğü, MİT, TC İçişleri Bakanlığı ve AKP yöneticilerinin bilgisi ve devletin mekanizmaları içinde gelişen bu resmi-legal insan naklinin amacı, oluş biçimi ve sonuçları aydınlanmaya muhtaçtır.

Resmi yollarla Almanya’ya gönderilen ve geri dönmeyenlerin kimlikleri, geçmişleri, görevleri ve Türk devleti ile ilişkileri bu olayı aydınlatacaktır.

Aydınlanmaya muhtaç asıl mesele ise Almanya hükümetinin, Almanya İltica Dairesi ve istihbaratının, 14 ay önce gerçekleşen skandalı kamuoyundan saklaması, yaşanmamış bir olay gibi geçiştirmek istemesidir.

Almanya, ülkeye giriş yapanların geliş sebeplerini, ülkede kalacakları süreyi, geçmişlerini, vize ve pasaportlarını en küçük detaylarına kadar izleyen bir devlettir.

Türkiye’de hapis yatmış ve ceza tehditi altındaki insanlara her türlü zorluğu çıkaran Almanya’nın, ülkeye giriş yapan 45 kişiyi böyle kolay kabul etmesi ve bu kafilenin dönmemesini sorun yapmaması, olağan hayatın akışına terstir.

Almanya’ya gelenler için referans olan ve davetiye gönderen gerçek ve tüzel kişileri hem pasaport dairesi hem de Alman İstihbaratı incelemekte, bu referansların önemli bir bölümünü yetersiz görerek reddetmektedir.

Almanya pasaport dairesi ve Alman istihbaratı, faaliyetleri arasında kumar makinesi satışı ve tamiri de bulunan Mega Kilit GmbH gibi bir şirketin, “doğa ve çevre duyarlılığı” gibi bir derdi olamayacağını da; yıllık 30 bin Euro cirosu ile, 45 kişinin yol masrafları ve bir haftalık giderlerini karşılayamayacağını da gayet iyi bilir.

Almanya, bu şüpheli kafileyi ve yetersizliği çok açık olan davetiye sahibi şirketin referansını neyin karşılığında kabul etmiştir?

Daha da önemlisi Almanya hükümeti, İstihbaratı ve İltica Dairesi 14 ay önce, “Çevre Duyarlılığı Eğitimi” amacıyla, 1 haftalık süre için, yasal yollarla Türkiye’den Almanya’ya gelen 45 kişiden 43’nün geri dönmemesini neden kamuoyundan ve basından gizlemiştir?

Öyle görünüyor ki Almanya hükümeti, kan kardeşi Türkiye’nin bazı sırlarını gizliyor. Angela Merkel, yakın dostu Tayyip Erdoğan’ın ayıplarına yenilerinin eklenmesini istemiyor.

Fakat soru çırılçıplak orta yerde duruyor: 14 ay önce Türkiye’den Almanya’ya gelen ve bir daha geri dönmeyen 43 kişi kimdir? Bunlar Almanya’ya iltica başvurusu yapmış mıdır? Bu 43 kişi şimdi nerededir?

Türk devletinin ve kurumlarının doğrudan içinde yer aldığı bu skandal için, normal ve makul olan, Almanya’nın, Türkiye nezdinde bir girişimde bulunmasıdır.

Almanya’nın böyle bir girişimde bulunmamasının sebebi nedir?

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.