• İşgal, katliam ve talanla Kürdistan halkını sindirmeye çalışan AKP-MHP-Ergenekon yönetimindeki Türk devletinin, hastane bombalayacak kadar pervasızlaşmasının bilançosu belli oldu. Sikêniyê’de yerle bir edilen hastanede, dün itibarıyla 8 kişinin şehit olduğu, dört kişinin yaralandığı açıklandı.

 

Şengal Demokratik Özerk Meclisi, işgalci Türk devletinin hastane saldırısında 8 kişinin şehit düştüğünü, 4 kişinin de yaralandığını açıklayarak, bu saldırılara zemin oluşturanın Irak-KDP ve Türk devleti arasındaki anlaşma olduğunu söyledi. Özer Meclis, ne kadar bedel ödeseler de bu anlaşmanın gerçekleşmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. KCK yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da artık bölgenin ve dünyanın eşkıya devleti, çete devleti haline gelen Türk devletinin bu saldırılarının şunu gösterdiğini belirtti; Êzîdîlerin özerkliği ve öz savunması hem Irak tarafından hem de uluslararası kurumlar tarafından kabul edilmelidir. Bu saldırıların önü ancak böyle alınabilir.

Türk devletinin YBŞ Komutanı’nın hedef alan saldırısının ardından Sikêniyê’deki hastaneyi bombalaması üzerine yazılı bir açıklama yapan Şengal Demokratik Özerk Meclisi, haftalardır Êzîdîler olarak yasta olduklarını, çünkü Ağustos’un kendileri için soykırım ayına dönüştürüldüğünü hatırlattı. Ayın başlangıcında 2014 Ferman’ının yıl dönümünde Ferman şehitlerini; 14-15 Ağustos’ta Til-Izêr, Sîba, Şêx Xidir, Girzerik ve Koço katliamının kurbanlarını; 15 Ağustos’taki şehadet yıl dönümünde Mam Zeki’yi andıklarını anımsatan Meclis, fakat düşmanın saldırılarını sürdürdüğünü kaydetti. Önce 16 Ağustos’ta Şengal eski çarşısında, Şengal’in savunucusu YBŞ Komutanı Seîd Hesen ve YBŞ savaşçısı İsa Xwedêda’ya karşı alçakça bir saldırı gerçekleştirildiğini; üstelik Irak Başbakanı Mustafa Kazımi’yle görüşme hazırlığı yaparken hedef alındığını kaydeden Meclis, açıklamasını şöyle sürdürdü: ”Kazımi, Irak Başbakanı olarak Şengal’deydi. Fakat bu saldırı hakkında ne Kazımi ne de Irak hükümeti herhangi bir açıklama yapmadı. Türk işgal saldırılarına karşı bir açıklama yapacağına, Koço toplu mezarların üzerinde Türk devletiyle ilişkilerini geliştireceklerini söyledi. Aynı zamanda 9 Ekim Anlaşması’nı uygulamaya sokmak istediklerini belirtti. Kazımi’nin saldırı sonrası gündemi, tutumu ve söylemleri bunlardı.

Taziye çadırı kalkmadan katliam

Daha Seîd Hesen ve İsa Xwedêda arkadaşlarımızın taziye çadırı kalkmadan ve yasları tutulurken dün (önceki gün) de işgalci Türk devleti uçaklarla Sikêniyê Hastanesi’ne yönelik alçakça bir saldırı gerçekleştirdi. Her şeyden önce belirtmek istiyoruz ki; son iki gündür Şengal’e yönelik gerçekleştirilen saldırı soykırımın yeni halkasını oluşturuyor. Bunlar gündelik, sıradan saldırılar değil. Êzîdî düşmanlarının bu saldırılarla neyi amaçladıklarını, ne mesaj vermek istediklerini iyi biliyoruz.
Sikêniyê Hastanesi’ne yönelik saldırı sıradan bir saldırı değildir. İnsanlığa karşı işlenmiş suç olarak tarihe geçmiştir. Uluslararası yasalara, insanlık vicdanı ve ahlakına göre hastaneye yönelik saldırı suçtur, ahlaksızlık ve vicdansızlıktır.

Tüm dünyanın gözleri önünde

YBŞ’nin de belirttiği gibi bu hastane, aynı zamanda Êzîdî ve Arap toplumunun hizmetindeydi. Şengalli anne, çocuk, genç erkek ve kadınlar burada tedavi ediliyordu. İşgalci Türk devleti tüm dünyanın gözleri önünde bu hastaneyi bombaladı. Irak hükümeti, Birleşmiş Milletler, tüm dünyanın gözleri önünde bu saldırı gerçekleştirildi. Sadece bir kez değil, dört kez hastane bombalandı. İnsanlar ölümü göze alıp şehit ve yaralılarını yıkıntıların altından çıkardı. Hastaneye yönelik saldırıda hastalar, doktorlar, sağlık çalışanları, hastane güvenliğini alan YBŞ savaşçıları hedeflendi.

Saldırıların zemini o anlaşmadır

Bütün bunlar, Êzîdîlere yönelik yeni soykırım saldırısıdır. Bu saldırılara zemin oluşturan, Irak, KDP ve Türk devleti arasında yapılan ve 9 Ekim 2020’de duyurulan anlaşmadır. Şu ana kadar siyasi baskı, kuşatma ve tehditlerle bu anlaşmayı uygulamak istediler fakat bizim irademizi teslim alamadılar. Görünen o ki bu duruşa karşı komplo düzeyinde yeni bir anlaşmaya varıp uygulamaya sokmayı kararlaştırmışlar. Soykırımın yıl dönümünde KDP Başkanı Mesud Barzani açıklamasında Şengal’i tehdit edip ‘’Şengal şimdiki durumda kalmayacak’’ demişti. KDP bir süredir açıklamalarıyla Şengal’i hedef alıp işgalci Türk devletinin hedefine yerleştiriyor. Aynı gün Irak’taki ABD yetkilileri, Bağdat’taki Türk elçiliği, Birleşmiş Milletler Temsilci ve Irak Cumhurbaşkanı Kazımi hep birlikte 9 Ekim Anlaşması’nı gündeme soktular. Şunu demek istiyoruz; doğrudur, saldıran işgalci ve soykırımcı Türk devletidir fakat uluslararası ve bölgesel bir onayla gerçekleşiyor.

O anlaşmayı uygulatmayacağız

Daha önce de belirttik; ne kadar bedel ödersek de 9 Ekim Anlaşması’nın gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz. Son sözümüz budur. İşgalci Türk devletinin saldırılarına sessiz kalan Irak hükümeti de sessiz kaldığı sürece bu saldırıların ortağı konumundadır. 9 Ekim Anlaşması’ndan bu yana Irak hükümet yetkilileri Şengal’e her geldiğinde Türk devleti saldırılar düzenlemiştir. İlginç olan ne Başbakan ne de hükümet herhangi bir açıklama yaptı.

Hiçbiri açıklama yapmadı

Soruyoruz; Irak hükümeti niye sessiz? Bu komploda Irak hükümetinin rolü nedir? Şu ana kadar Irak Parlamentosu, Irak siyasi partileri, dini taraflar herhangi bir açıklamada bulunmadı.  Görünen o ki; Irak, KDP ve Türk devleti, Birleşmiş Milletler’in Irak Temsilciliği gözetiminde 9 Ekim’i yürürlüğe sokmaya çalışıyor. Özellikle de BM Temsilciliği’ne sormak istiyoruz; gözlerinizin önünde bir katliam gerçekleşti. Sizin anlaşmanıza göre bu bir insanlık suçudur. Şengal’e yönelik sürekli bir biçimde açıklama yapan temsilciliğiniz bu saldırılara karşı neden sessiz kalmakta?

Irak artık Şengal’i koruyamaz

Bu son saldırılar Türk devletinin eliyle gerçekleştiriliyor olsa da siyasi sorumluluğu Irak hükümetinde. Şengal, Irak’ın egemenliği altında. Bu saldırılarda da ortaya çıktı ki; Irak, Êzîdî toplumunu ve Şengal’i koruyamaz. Bir kez daha kanıtlandı; Êzîdî savunmasını ve yönetimini hiçbir güce teslim edemez. Şengal Özerk Yönetimi’nin güvence altına alınması dışında hiçbir yol ve yöntem Êzîdîleri soykırım ve saldırılardan koruyamaz.

Hep beraber bu planı bozalım

Bu temelde ilkin Êzîdî toplumuna sesleniyoruz. Mam Zeki ve Şehid Seîd Hesen’in düşüydü de. Bu saldırılara karşı tek yürek olalım. Birlik ve ittifakla yeni fermanlara karşı duralım. Êzîdîlere yönelik yeni bir komplo devrede. Hep beraber bu alçakça planı bozalım.

Halkımıza söz veriyoruz

Şengal’e yönelik saldırı, insanlığa karşı bir saldırıdır ve tüm dünyada Şengal savunması için harekete geçilmeli. Hiçbir komplo ve plan, bedelleri ne kadar ağır olursa olun bizleri özgür ve özerk Şengal hedefinden bir adım bile uzaklaştıramayacaktır. Halkımıza söz veriyoruz; Şengal’in özerkliğini garanti altına alma çalışmalarımızı daha da artıracağız. Tüm şehitlerimizin intikamını alacağız. Şengal teslim olmayacak, direnecek ve özgürleşecek!

 

Şehitlerin kimlikleri açıklandı

Şengal Demokratik Özerk Meclisi, Sikêniyê Hastanesi’ne yönelik saldırıda 8 şehit ve 4 yaralının olduğunu; şehitlerden dördünün hastanede tedavi gören YBŞ savaşçılarından oluştuğunu açıkladı. Şehitlerden üçünün de Êzîdî toplumuna hizmet eden sağlık çalışanları olduğunu kaydeden Meclis, ”Şehit düşen Muhlis Sidar adlı arkadaşımız aslen Şırnaklı olup 2014 Ferman’ının yıl dönümünde seferberlik çağrısı yapıldığında Êzîdî toplumunun yaralarını sarmak için bir doktor olarak Şengal’e gelmişti ve o zamandan bu yana sağlık hizmeti veriyordu.  Yaralılardan Hesen, Evdi, Semir ve Macid’de sağlık çalışanlarıdır” dedi. Şehitlerin bilgileri de şöyle:

*  Hemîd Sadun (Qîran Sîba), YBŞ savaşçısı

*  Xidir Şeref (Pîr Xidir), YBŞ savaşçısı

*  Ramî El Salim (Ronî), Arap YBŞ savaşçısı

* Meytem Xidir Xelef  (Serhed Zemar), Arap YBŞ savaşçısı

* Elî Reşo Xidir, sağlık çalışanı

* Sedo Îlyas Reşo, sağlık çalışanı

* Hecî Xidir, sağlık çalışanı

* Muhlise Sîdar, sağlık çalışanı.

 

TC’nin DAİŞ’ten farkı yok

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, “Hastane, sivil yerlerin bombalanması DAİŞ zihniyetinden farkı yok. DAİŞ neyse o bombalamayı yapanlar da odur, aynı zihniyettedir” dedi. 

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Özgür Kadın Hareketi (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye’nin Şengal’e yönelik hava saldırılarına ilişkin DBP Genel Merkez bürosunda açıklama yaptı. Açıklamaya, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, TJA Aktivisti Hatice Şen, DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, HDP milletvekilleri Feleknas Uca ve Hişyar Özsoy katıldı.  

DTK Eşbaşkanı Öztürk, Şengal’e yönelik vahşi saldırıların yapıldığını dile getirdi. Öztürk, şunları söyledi: “Hastane, sivil yerlerin bombalanması DAİŞ zihniyetinden farkı yok. DAİŞ neyse o bombalamayı yapanlar da odur, aynı zihniyettedir. Sivil yerleşim yerleri, hastanelerin bombalanması uluslararası hukukunda da yasaktır. İnsanlığı ayaklar altına aldılar. Kuzey’deki kurumlar olarak, Şengal halkı özerklik hakkına kavuşana kadar mücadelemiz sürecek, hatta daha fazla mücadele edeceğiz. Şengal üzerinden kirli hesaplar yapanlar, Türkiye ile ortaklaşanlar, iş birliği yapanlar bilmeli; saldırıyı yapanlardan bir farkı yoktur. Bunları kabul etmiyoruz”

 

Dayatmayı reddediyoruz

PADÊ Eşbaşkanı Ömer Salih, kabu etmedikleri Şengal Anlaşması’nın bu saldırılarla dayatıldığını belirterek, kesinlikle uygulatmayacaklarını söyledi.

Êzîdî Özgürlük ve Demokrasi Partisi (PADÊ) Eşbaşkanı Ömer Salih, Irak hükümet yetkilileriyle bir görüşme yapacaklarını belirterek, şu bilgileri paylaştı: ”Irak Başbakanı Kazımi ve Irak Dışişleri Bakanı’nın katılacağı bir görüşme olacaktı. Bizden toplantıya katılacakların isimlerini istediler. Biz de bu toplantıda yer alacak arkadaşlarımızın listesini ilettik. Kazımi’nin Musul’a ulaştığı dakikalarda saldırı meydana geldi. Bu saldırıda YBŞ Komutanı ve YBŞ savaşçısı şehit düştü. Şehit düşen YBŞ Komutanı’nın taziyesindeyken bu sefer de ikinci saldırı Sikêniyê köyünde bulunan hastaneye gerçekleşti.”

Saldırının amacının 9 Ekim’de açıklanan anlaşmasının hayata geçirilmesi olduğunu dile getiren Omer Salih, “İşgalci Türk devletinin gerçekleştirdiği bu her iki saldırıyla amaçlanan anlaşmayı bu tarz katliamlarla yaşama geçirmek. Katliamla Şengal halkını korkutmak ve komplo anlaşmasına razı olmamızı istiyorlar. Şengal halkı olarak asla bu kirli anlaşmaya teslim olmayacağız” diye konuştu.  

Ömer Salih, Türk devleti uluslararası sessizlikten yararlanarak rahat bir şekilde Ezidî halkına yönelik katliam gerçekleştirdiğine işaret ederek, şunları kaydetti: ”Êzîdîler olarak şehit düşen halkımızın kanını asla yerde bırakmayacağız. Şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirası sonuna kadar sahipleneceğiz. Şengal halkı artık örgütlü ve mücadele ediyor. Tek bir Şengalli kalana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

 

Halep’te Şengal için yürüyüş

Halep Êzîdî Evi ve Şehit Aileleri Meclisi tarafından Türk devletinin Şengal’e yönelik saldırılarının protesto edilmesi için yürüyüş düzenlendi. Çok sayıda kişinin destek verdiği yürüyüş Şêxmeqsûd’daki toplantı salonu önünde başladı. Şengal’de şehit düşenlerin posterlerini taşıyan kitle üzerinde, “Şengal halkının direnişiyle esaret altındaki tüm halkları özgürleştirelim” yazılı pankart açtı. Yürüyüş boyunca slogan atan kitlenin eylemi 7 Şehit Meydanı’nda mitinge dönüştü.