Türk tipi riyakarlık

- Dört gün boyunca Garê’nin bombalanmadık yerini bırakmayan, tüm saha hava desteğindeki ’özel kuvvetler’ini gönderen ama buna rağmen işgal edemeyen, üstelik esir asker, polis ve MİT elemanlarının bulunduğu kampa yoğun bombardıman ardından girmeye çalışarak hepsini öldüren Türk iktidarı, pişkinlikte de zirve yapıyor.
- Askeri olarak büyük bir başarısızlık ve hezimet sergileyen iktidar, siyaseten hesap vermemek için Türkiye halkına zafer naralarıyla ‘gebertilen teröristler’ eşliğinde ’13 şehit hamaseti’ pazarlayıp seçim havasında. Diğer yandan da en büyük müttefiki ABD’yi bile öldürdüğü 13 personeli konusunda inandıramadığı, dünyayı yalanına ortak edemediği için öfkeli.
AKP-MHP-Ergenekon koalisyonu, 15 Temmuz’daki devlet içi çatışmadan kurtardığı için bir nevi emir eri yaptığı Hulusi Akar komutanlığındaki ordusununun savaş suçu işlediği büyük Garê hezimetini örtbas etmek için Türk usulü pişkinlik, riyakarlık, yalan ve hilede de sınır tanımıyor. Kendi personelinin esir düşmesini, 5-6 yıldır ailelerinin ve insan hakları kuruluşlarının girişimlerini Türkiye halkından gizleyen, serbest bırakılmaları yönündeki çağrı ve çabaları görmezden gelen iktidar, katlettikten sonra ‘şehit edebiyatı’ ile ‘yaslarını‘ tutuyor. Bunun üzerinden de hem içeride hem de dışarıda halkla ilişkiler çalışması yürütüyor. Dün itibarıyla hiçbir devlet, bu yalana inanmadığı gibi en kadim müttefiki ABD, ‘eğer doğruysa kınarız’ diyerek soru işaretini boyunlarına astı.
Türk devleti, Garê’yi işgal saldırısıyla Cenevre Konvansiyonları’nı ihlal etti. Bozgun, yenilgi ve kendi personelinin kanıyla dört günde çekildiğini duyuran Türk devletinin, kendi personelini nasıl katlettiğini, HPG ve Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, tüm ayrıntıları ve görüntüleriyle paylaştı. PKK’nin elindeki ‘esir askerleri kurtarma’ adı altında onlarca uçak, SİHA ve helikopterle 96 saat boyunca esir personelinin bulunduğunu bildiği Garê bölgesini bombalayarak, Cenevre Konvansiyonları’nın hiçbir devlete vermediği bir yetkiyi kullandı. BM veya Kızılhaç ya da Türkiye’de daha önce esirlerin teslim alınmasında rol alan kurum ve yöntemleri takmayan Türk iktidarı, bir başka ülkenin topraklarında uluslararası yasalarla koruma altında olan kendi esir askerlerini katletti. Bunun için de en yakın müttefikleri dahil hiç kimse ”PKK 13 vatandaşımızı katletti” yalanına inanmadı.
ABD soru çengelini astı
Amerika Birleşik Devletler (ABD) Dışişleri Bakanlığı, önceki gün açıklama yayımladı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “ABD, Türk vatandaşlarının Irak’ın Kürdistan Bölgesi’nde öldürülmesinden üzüntü duyuyor. NATO müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız ve son çatışmada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyoruz. Türk vatandaşlarının terör örgütü PKK’nin elinde öldüğü haberleri doğruysa bu eylemi en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
‘Doğruysa’ şartına öfkelendiler
Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Etiyopya Dışişleri Bakanı Demeke Mekonnen’in katılımıyla Etiyopya’nın Ankara’daki yeni Büyükelçilik binasının resmi açılış töreninde yaptığı konuşmada, ”Birçok Batılı ülkenin içinde olduğu gibi hiçbir zaman çifte standart içinde olmadık, ikiyüzlülük yapmadık” diyereke, hem sınırlarının içinde hem de sınırların ötesindeki savaşın süreceğini söyledi. ABD’ye isim vermeden sataşan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:”Oralardan da YPG/PKK’yı temizleyinceye kadar bu mücadele devam edecek. PKK, daha önce kaçırdığı 13 masum insanımızı katletti. Elbette şehitlerimizin kanı yerde kalmadı, kalmayacak ve bu teröristleri de temizleyeceğiz. Ama bu iki gün içinde görüyoruz ki sözde terörle mücadele ettiğini söyleyen ülkeler PKK’nın bu katliamına karşı sessizler ya da ‘eğer’ ve ‘ama’larla geçiştirmeye çalışıyorlar.”
Kalın: Dünya sessiz kalıyor
Türk Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise dünyanın kendi yalanlarına sesiz kalmasına alındı. Kalın, İngilizce paylaştığı mesajda, Türk ordusunun katlettiği 13 Türk devlet elemanı için PKK’yi suçlayarak, PKK’nin Türk ve Irak güvenlik güçlerine ve sivillere saldırdığını, Suriye’nin kuzeyinde de saldırılarına devam ettiği yalanını ekledikten sonra utunmadan şunları yazabildi: ”Dünya sessiz. Bu sessizlik, utanç verici bir suç ortaklığıdır ama biz sessiz kalmayacağız.”
Pişkinleri reisi de böğürdü
Türk Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan ise partisinin Yenişehir Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Rize 7. Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Erdoğan, bir Cumhurbaşkanı’ndan çok bir çete reisi gibi yaptığı konuşmada, diğer elemanları gibi öncelikle yalanlarına inanmayan ABD’yi eleştirdi. ABD’ye tepki gösteren Erdoğan, ”ABD’nin açıklaması evlere şenlik. Hani siz teröristlerin yanında değildiniz, bal gibi PKK’nın yanında ve arkasındasınız. Bunu en başından beri gördük. Artık yağma yok, eğer biz sizinle dünyada, NATO’da bu birlikteliğimizi sürdüreceksek teröristlerin yanında yer almayacaksınız. Hani siz PKK’nın, YPG’nin, PYD’nin yanında değildiniz. Bal gibi de yanındasınız ve arkasındasınız. Bu masumların kanı terör örgütüne sahip çıkan, destek veren, sempati sergileyen herkesin eline bulaşmıştır” dedi.
AKP’lilerin tekbir getirmesi eşliğinde konuşmasını sürdüren Erdoğan, şöyle devam etti: ”İnlerine girecek dedik, 42 tanesi gebertildi. Dünyanın en zor bölgelerinden birinde yapılan operasyonda şehitlerimizin kanı yerde kalmamıştır. Milletimizin bekası için gereken her harekatı kendi imkanlarıyla yürütmesiyle Allah hamdolsun gurur duyuyoruz. Türk ordusunun önünde durabilecek ne bir terör örgütü ne bir piyon vardır. Bölücü örgüt, bunların bir kısmını 5 yıl, bir kısmı 6 yıl önce kaçırıldı, bunların içinde polis ve asker var. Ama gel gör ki bunu başaramadık.”
Eleştirenleri tehdit etti
13 kişinin kurtarılmamasına ilişkin eleştirilere dair konuşan Erdoğan, tehditler savurdu. Erdoğan, ”Hepiniz bu silahsız 13 masumun alçakça infazından sorumlusunuz. Sayın Biden, sen de bunları iyi tanı. Hayatını kaybedenlerin hayat öykülerini yazsak batının edebiyatıyla, filme çeksek film arşiviyle yarışacak bir arşiv ortaya çıkar” dedi.
Konuyu seçimlere bağladı
Erdoğan konuşmasında lafı 2023 seçimlerine getirerek, ”2023’te bir başka seçim yaşayacağız. İnşallah her yerde heyecan doğuracağız. Hiç endişeniz olmasın, biz dimdik ayaktayız. Dik duracağız. Her fırsatta ve her zeminde terör gerçeğini anlatmayı sürdüreceğiz. Verdiğimiz şehitlerin bizi kutlu mücadelemizden vazgeçireceği sanılmasın” diye konuştu.
Erdoğan, Garê’ye ilişkin sözlerinin sonunda salonda yükselen ”Recep Tayyip Erdoğan” naralarını işaret edip sırıtarak, ”Bak gördünüz mü gençler nasıl coştu” dedi. Sırıtmasını sürdüren Erdoğan, şunları ekledi: ”Bir taraf da SİHA bir taraf da İHA. Bir taraf da Ayasofya. Ey Allahım sana hamdolsun. Gençliğimizin hayaliydi bunlar. Bakın salgının olduğu dönemde kongre yapıyoruz salon dolu.” HABER MERKEZİ















