Türkiye ile savaş ortaklığı

Elif SONZAMANCI yazdı —

12 Şubat 2021 Cuma - 23:00

  • Akar Almanya’da Kramp-Karrenbauer’e olumlu sinyaller verirken, Türkiye’de öğrencilere saldırılar devam ediyor, Kürtler bilinmeyenler tarafından kaçırılıyor, Rojava’ya dönük işgal politikaları devam ediyor.

 

Geçtiğimiz aylarda Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından, ülkede mültecilerin durumunu değerlendirmek amacıyla hazırlanan Türkiye raporunda insan hakları ihlaline yer verilmişti.

Raporda basına sızan bilgilerde toplantı ve gösteri hakkı, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü konusunda ciddi bir baskının olduğu, demokratik hakların ağır darbe aldığı, çoğulculuğun artık mevcut olmadığı belirtiliyordu. Kamuoyuna kapalı bu raporda Almanya yine bilmemezlikten, duymamazlıktan, görmemezlikten geldi.

Nitekim devamını da gördük. Almanya hükümeti, Türkiye’ye yaptırımların beklendiği Aralık ayındaki AB Liderler Zirvesi’de Türkiye’yi adete koruyup kolladı.

 Türkiye’nin Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Yunanistan ile ilgili adımlarına yönelik "Türkiye ile ilişkilerimizde dönüm noktasına doğru yaklaşıyoruz" yorumlarına rağmen arabuluculuk rolü üstlendi, Türkiye’ye yönelik ekonomik ambargonun da önüne geçti. AB Dışişleri Bakanları toplantısı sonrasında açıklama yapan Dışişleri Bakanı Heiko Maas, "Olumlu gelişmeler kaydedildiğini gördüğümüz için Türkiye'ye karşı yaptırım kararı almadık" demişti.

Maas’ın hangi olumlu gelişmelerden bahsettiğini anlamak mümkün değil, ya da kime ve neye göre olumlu gelişmelerden bahsediyor. Koronavirüs kısıtlamalarında Erdoğan’ın açıklamalarında halkın kafasını karıştıran türden bir açıklama. Tüm çetrefilli söylemler karşısında verilen tek mesaj: Türkiye ile işbirliğine devam edeceğiz, hak ihlalleri, işgalci politikalar bizi ırgalamıyor.

 Bu gelişmelerden kısa bir süre sonra Maas’ın Türkiye ziyareti gerçekleşti. Görüşmelerde yine umutlu bir hava estirildi, Maas’a göre yine Türkiye’den pozitif sinyaller alınıyordu.

 Görüşme trafiği Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile devam etti. Tabii Akar ayağının tozu ile Bağdat’ta, ardından Hewlêr’de KDP ile görüşmeler yaparak gelmişti.

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer ile Akar görüşmesinin ardından da yine olumlu mesajlar verildi.

Akar ile görüşmede zor konuların da gündeme geldiğini belirten Kramp-Karrenbauer, Akar'ın ziyaretini iyi bir sinyal diye nitelendirdi. Burada Merkel ile Erdoğan arasında gerçekleşen görüşmeyi de es geçmemek gerekiyor.

 İki ülke arasındaki görüşme trafiği, raporlara yansıyan veriler birbirinden bağımsız değil.

Zira Türkiye’nin dışarıda savaş politikaları, içerde uyguladığı şiddet ve baskı ile ortalıkta frenleri patlamış kamyon misali dolaşırken, Almanya sayesinde destek buluyor.

Öyleki, Akar Almanya’da Kramp-Karrenbauer’e olumlu sinyaller verirken, Türkiye’de öğrencilere saldırılar devam ediyor, Kürtler bilinmeyenler tarafından kaçırılıyor, Rojava’ya dönük işgal politikaları devam ediyor.

Akar’ın ziyaretinin ardından Garê saldırıları da hiç tesadüf değil. Nitekim açıklamalarında Almanya ile karşılıklı daha çok savunma malzemeleri alışverişinin de konuşulduğunu beyan etti. Ellerinde listeleri olduğunu belirtti. Burada bir kez daha altı çizildi: Almanya Türkiye’nin savaş politikalarına silah satışlarıyla destek oluyor. Türkiye’nin bu beklentileri de boşa değil. Almanya’nın uluslararası insan hak örgütleri tarafından işgal saldırıları olarak nitelendirilen Suriye’ye saldırıları sonrası satışını durdurduk dediği silahların satışının da sürdürdüğü ortaya çıktı. Açıklanan verilere göre 10 Aralık gününe kadar 2020 yılında 22,9 Milyon Euro değerindeki silah anlaşmalarına onay verildi.

Türkiye’nin işgal operasyonlarını ağırlıklı olarak Alman teknolojisi ile gerçekleştirdiğini dünya kamuoyu yakından biliyor.

Türkiye’nin savaş politikaları Kürt düşmanlığı üzerinden şekilleniyor. Zira Türkiye'nin, ABD'nin Suriye'deki Kürt güçlerle ilişkisini kesmesi halinde, Rusya'dan alınan S-400 füze savunma sistemi konusunda tavrını değiştirme sinyali verdi. Fakat bu çabaları nafile. Kürt düşmanlığı üzerinden şekillenen savaş politikalarının sonuç almadığını birçok örnekte gördük. Almanya bu tutumundan vazgeçecek mi? Önemli bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.