- Türkiye, başta Körfez, Afrika, Asya ve Avrupa’nın bazı bölgeleri olmak üzere yaklaşık 40 ülkeye silahlar tedarik ediyor.
Reuters'den Can Sezer ve Tuvan Gümrükçü'nün haberine göre; birçok NATO müttefiki Türkiye’yi artık yalnızca ittifakın güneydoğu kanadında askeri bir kale olarak değil, aynı zamanda potansiyel bir sanayi ortağı olarak da görüyor. Ankara, önümüzdeki ay düzenlenecek NATO zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump ve diğer NATO liderlerini ağırlamanın, özellikle Avrupa Birliği pazarlarında silah satışlarını ve ortak üretimi artırmasına yardımcı olacağını umuyor, ancak Türk firmaları burada, yalnızca üyelere açık savunma girişimlerinden oluşan yapısal engeller ve daha geniş diplomatik anlaşmazlıklara bağlı siyasi dirençle karşılaşıyor.
Reuters’ın ticaret verilerini incelemesi, Ukrayna güçleri tarafından kullanılan dikkat çeken silahlı insansız hava araçları da dahil olmak üzere Türk savunma ihracatının 2021’den bu yana üç katından fazla artarak geçen yıl 10 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, büyük gelişen piyasa ekonomisinin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 3,7’sine denk geliyor. Avrupa ve ABD’ye ihracat ise aynı dönemde neredeyse dört katına çıkarak 5,6 milyar dolara yükseldi. Bu büyüme, Baykar, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile Arca Defense ve Kale gibi daha küçük firmaların da yer aldığı olgunlaşan yerli savunma sanayiini yansıtıyor.
Türkiye’nin Savunma Sanayii Başkanlığı, savunma ihracatını iki yılda ikiye katlamayı hedeflediklerini belirtiyor. Bu, borç ödemeleri ve yeni yatırımlar için kritik gelir kaynağı oluşturabilir. Kuzeyinde Ukrayna, güneydoğusunda ise İran olmak üzere iki büyük çatışmanın arasında yer alan Türkiye’nin kendi güvenliği de hava savunma boşlukları, jet ve tank motorlarındaki eksiklikler nedeniyle risk altında. Bu eksiklikler, ticaret ve teknoloji anlaşmalarıyla giderilebilir.
NATO Zirvesi’nde sergileme
Türkiye, dünya genelindeki silahlı insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 65’ini üretiyor ve önemli bir mühimmat ihracatçısı. Ayrıca fırkateyn, uçak gemisi, hava savunma sistemleri ve zırhlı araçlar üretiyor veya üretim planlıyor. Endonezya, geçen yıl Türkiye’de geliştirilmekte olan 48 Türk savaş uçağını satın alacağını açıklamıştı. Türkiye’nin bu hedefleri siyasi ve itibar riskleri de taşıyor. Geçtiğimiz ay İstanbul’da düzenlenen bir savunma fuarında yerli kıtalararası balistik füze prototipi tanıtıldı. Tanıtım videosunda Kuzey Amerika’yı hedef aldığı izlenimi veren hipotetik bir atış gösterilmesi, bazı uzmanlardan hem teknik uygulanabilirlik hem de mesaj verme açısından eleştiri aldı.
Türk yetkililer, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO toplantısında savunma sektörünün ön plana çıkacağını belirtiyor. İttifakın Genel Sekreteri Mark Rutte, orada düzenlenecek savunma sanayii forumunun NATO tarihindeki en kapsamlı forum olacağını ifade etti.
Avrupa’daki engeller
ABD’nin NATO müttefiklerini kendi savunma harcamalarını artırmaya yönelik baskısı ve Almanya’dan binlerce askerin çekilme planları, ittifakın ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye için hem fırsatlar hem de belirsizlik yaratıyor. Türkiye, Avrupa Güvenliği İçin Güvenli Eylem (SAFE) programının dışında tutuluyor. Bazı Avrupa hükümetleri ise bölgesel politika anlaşmazlıkları ve demokraside gerileme endişeleri (ana muhalefet partisine yönelik geniş çaplı yasal baskı dahil) nedeniyle Ankara’ya mesafeli duruyor. Buna rağmen Türk firmaları Polonya, İspanya, Portekiz ve Romanya ile savunma tedarik anlaşmaları imzaladı. Baykar, İtalya’nın Piaggio Aerospace şirketini satın aldı ve Leonardo ile üretim ortaklığı kurdu.
***
Kudüs hayaline Türkçe yanıt
Türk İçişleri Bakanı'nın Çorum'daki konuşmasında bir gün Kudüs Valisi olma duası, İsrail Savunma Bakanı tarafından Türkçe ve Osmanlı hatırlatmasıyla yanıtlandı.
Türk İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AKP Çorum İl Başkanlığı toplantısında yaptığı konuşmada, geçmişte yaptığı bir duayı anlatarak, "Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et" dediğini; Kudüs'ün bir gün yeniden Türk yönetimine geçeceğine inandığını ileri sürdü.
Bu açıklamalara sosyal medya hesabından Türkçe yanıt veren İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan ifadeler kullandı. Katz, Kudüs’ü yönetmeyi hayal eden ve tehditler savuran Türkiye İçişleri Bakanı’na şunu söyledi: "Kudüs, Konstantinopolis değildir ve İsrail Devleti de çökmekte olan bir Haçlı İmparatorluğu değildir. İsrail, her türlü tehdide karşı kendini savunma kapasitesini kanıtlamış güçlü ve kararlı bir devlettir.
Kudüs, 3.000 yıldır Yahudi halkının başkentidir ve sonsuza dek İsrail’in başkenti olmaya devam edecektir. Siz ve Erdoğan’ın hayalini kurduğu Osmanlı İmparatorluğu ise çökmüştür ve bir daha asla geri dönmeyecektir.
Ne yazık ki, Türkiye’yi modern bir devlete dönüştürmek için çalışan Atatürk’ün mirasından hiçbir ders çıkarmadınız; aksine, Türkiye’yi yeniden karanlık ve geri kalmış bir döneme sürüklemek için çalışıyorsunuz."