- Ukrayna savaşındaki son saldırıların hedefleri arasında, Kiev'in enerji ve ısıtma ihtiyacını karşılayan termik santraller de vardı. Zelenski, Rusya'nın füze saldırıları öncesinde ABD'nin erken uyarı sağlamadığını öne sürdü. Dışişleri Bakanı bunu yalanlayarak ABD'nin istihbarat desteği verdiğini belirtti.
- Rusya’nın Batı Ukrayna sınırında kullandığı iddia edilen Starlink benzeri uydu sistemi "Rassvet", uzak mesafelerdeki İHA ve füzelerin gerçek zamanlı kontrolünü sağlıyor. Eski Google CEO'su Eric Schmidt, yabancı operatörlerden bağımsız bu sistemi, engellenmesi neredeyse imkansız bir "dönüm noktası" olarak nitelendiriyor.
- ABD ve Avrupa, Rusya için dört maddelik barış planı hazırlıyor: Cephe hattında ateşkes, Ukrayna'ya NATO benzeri güvenlik garantileri, taraflar arasında güvenlik anlaşması ve Rusya'nın küresel ekonomik sisteme entegrasyonu. Mevcut koşullarda Moskova'nın bu planı kabul etmesi olası görünmüyor.
BAHAR AVJÎN
14 Ekim gecesi Rusya, Kiev’e savaşın başlangıcından bu yana gerçekleştirdiği en yoğun füze saldırılarından birini düzenledi. Saldırıda onlarca füzenin yanı sıra jet motoruyla çalışan Geran-4 ve Geran-5 tipi insansız hava araçları (İHA) kullanıldı. Hedefler arasında Kiev'in enerji ve ısıtma ihtiyacını karşılayan termik santraller de vardı. Saldırıda Darnitsya ve Kievskaya santralleri, TPP-5 ve TPP-6 ile Tripolskaya santrali hedef alındı.
Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Ihor Klymenko, Rusya'nın Kiev'deki üç termik santralin tamamını vurduğunu açıkladı. Başbakan Serhii Koretskyi ise Kiev, Harkiv ve Harkiv bölgesindeki (Harkiv oblastı) enerji tesislerinin yüksek hızlı balistik füzelerle (hedeflerine ulaşırken önceden belirlenmiş bir yörünge izleyen ve yüksek hızlara ulaşabilen füzeler) hedef alındığını bildirdi. Koretskyi, Kiev'deki üç belediyeye ait kojenerasyon (aynı anda hem elektrik hem de ısı üreterek kentlerin enerji ve ısınma ihtiyacını karşılayan) tesisinin de vurulduğunu belirtti.
Zelenski, ülke genelinde elektrik sistemine ait 26 tesisin ve petrol-gaz sektöründeki dört kritik tesisin vurulduğunu, 600 binden fazla kişinin elektriksiz kaldığını söyledi. The Sun gazetesinin aktardığına göre saldırıda 39 balistik füze ve 120 İHA kullanıldı; en az altı kişi hayatını kaybetti.
Rekor sayıda Zirkon hipersonik füzesi
14 Ekim gecesi Kiev ve çevresindeki hedeflere yaklaşık 25 Zirkon hipersonik füzesinin fırlatıldığı bildirildi. Hipersonik füzeler, ses hızının en az beş katına ulaşabilen silahlar. Zirkon füzelerinin ise Mach 9-11, yani ses hızının dokuz ila on bir katı hızla hareket edebildiği belirtiliyor. Bu kadar yüksek hız, savunma sistemlerinin füzeleri zamanında tespit edip durdurmasını zorlaştırıyor.
The Sun, Rusya'nın saldırıda rekor sayıda, yaklaşık 25 Zirkon füzesi kullandığını yazdı. Korrespondent.net de aynı gece Kiev ve çevresindeki hedeflere yaklaşık 25 Zirkon füzesinin yöneltildiğini aktardı. United24media da benzer bir sayı bildirdi. Bu haberlerde aktarılan rakamlar doğruysa, tek bir gecede bu kadar çok hipersonik füzenin kullanılması savaşta bir ilk anlamına geliyor.
Kiev enerji sistemi ağır darbe aldı
Kievskaya trafo merkezi, nükleer santrallerde üretilen elektriğin Kiev'e ulaştırılmasını sağlayan önemli bağlantı noktalarından biri. Trafo merkezleri, elektriğin yüksek gerilim hatlarından dağıtım sistemine aktarılmasında ve şebeke içinde yönlendirilmesinde kilit rol oynuyor. Bu tür bir merkezin devre dışı kalması, elektrik üretimi devam etse bile elektriğin ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılmasını aksatabiliyor.
Haberlere göre Kievskaya trafo merkezi, daha önce İHA saldırılarına karşı beton korumalarla güçlendirilmişti. Ancak bu kez hipersonik füzelerin saldırısının korumalara ağır hasar verdiği ve beton yapıları deldiği öne sürüldü.
Saldırının ardından Kiev'de elektrik kesintileri yaşandı, üç metro hattı durdu ve bazı bölgelerde su kesintileri görüldü. Elektrik, ulaşım, su ve kanalizasyon altyapısında aynı anda yaşanan bu aksamalar, saldırının etkisini enerji sisteminin ötesine taşıdı.
NV.ua, Kiev'e elektrik sağlayan kritik iletim noktalarının devre dışı bırakıldığını bildirdi. UNIAN ise 330 kilovoltluk (kV) trafo merkezine düzenlenen saldırının ardından metro seferlerinin durdurulmak zorunda kaldığını aktardı.
Ukrayna'nın en büyük özel enerji şirketi DTEK'in beş belediye bölgesinde acil elektrik kesintileri uyguladığı bildirildi. Şehir merkezindeki Pechersk bölgesinde de su basıncının ciddi ölçüde düştüğü, bu sebeple kanalizasyon altyapısının çalışamaz hale geldiği ve su kesintilerinin yaşandığı aktarıldı.
Önceki kesintiler belirli bölgelerle sınırlı kalırken bu kez yaşanan arızanın çok daha geniş bir alanı etkilediği belirtildi. Trafo merkezinin devre dışı kalmasıyla elektrik tedarikinde yaşanan sorunlar, metro ulaşımından su şebekesine kadar şehir yaşamının farklı alanlarında aksamalara yol açtı.
ABD istihbaratı ve Starlink tartışması
Zelenski, Rusya'nın füze saldırıları öncesinde ABD'nin Ukrayna'ya erken uyarı sağlamadığını öne sürdü. Ukrayna Dışişleri Bakanı bu iddiayı yalanlayarak ABD'nin istihbarat desteği verdiğini söyledi. Ancak daha sonra Ukrayna hava savunmasından bir sözcü, Zelenski'nin açıklamasını doğrulayarak ABD'nin önceden uyarıda bulunmadığı yönündeki açıklamayı yineledi. ABD'li bir yetkili ise kasıtlı bir engelleme olmadığını, kötü hava koşulları nedeniyle istihbarat toplanamadığını belirtti.
ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı istihbaratı tamamen kesmiş olduğu iddiası tartışmalı. Avrupa Birliği'nden de istihbarat desteğinde bir kesinti yaşanmadığı yönünde açıklama geldi. Bununla birlikte, ABD'nin Ukrayna üzerindeki baskıyı artırdığı ve Zelenski'nin bu açıklamayla Trump'ı zor durumda bırakmayı amaçlamış olabileceği yönünde değerlendirmeler de yapılıyor.
Trump'ın daha önce yaptığı uyarıların Zelenski tarafından dikkate alınmadığı ve ABD ara seçimleri öncesinde yakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla Rusya ile dizel ticaretine yönelik bir anlaşma yaptığı bir dönemde, Ukrayna savaşının kontrolden çıkabileceği yönündeki yorumlar da gündeme geliyor. Bu değerlendirmelerde, özellikle Zelenski'nin izlediği politikaların ABD ile gerilimi artırdığı öne sürülüyor. ABD'nin Zelenski'yi dizginlemek amacıyla çeşitli adımlar attığı iddialarının en somut örneklerinden biri olarak ise Starlink'e getirilen hız kısıtlaması gösteriliyor.
Starlink, uydu üzerinden internet bağlantısı sağlayan bir sistem. Ukrayna ordusu da İHA'ları kontrol etmek ve sahadaki iletişimi sürdürmek için bu sistemden yararlanıyor. Ancak 160 km/s'nin üzerindeki hızlarda hareket eden araçlara veri aktarımını kısıtlayan bir uygulamanın devreye alındığı bildirildi. BBC, Ukrayna birliklerinin kısıtlama hakkında önceden bilgilendirilmediğini ve hız sınırının bazı askerî görevlerin aksamasına yol açtığını bildirdi.
Zelenski'nin savunma teknolojileri danışmanı Serhii Beskrestnov da SpaceX'in gece boyunca Starlink terminallerine hız sınırı getirdiğini doğruladı. Beskrestnov'a göre, Starshield'ın askerî kullanım paketine getirilen sınır saatte 100 mil, yani yaklaşık 160 kilometre olarak belirlendi. Ukrayna Savunma Kuvvetlerinin bu değişiklikten önceden haberdar edilmediğini de belirtti.
Bu kısıtlamanın, Ukrayna'nın Moskova'yı vurabilecek menzile sahip olduğu öne sürülen FP-7 ve FP-9 balistik füze projelerini engellemek amacıyla getirilmiş olabileceği değerlendiriliyor. ABD'nin, Ukrayna'nın Moskova'yı veya Rus petrol rafinerilerini hedef almasından ve bunun Rusya'nın çok sert bir karşılık vermesine yol açmasından endişe duyduğu öne sürülüyor.
Starlink kısıtlamasının zamanlaması ve kapsamı, uygulamanın Ukrayna'nın bazı askeri operasyonlarını sınırlandırıcı bir etkisi olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Rassvet sistemi ve Rusya'nın İHA'ları
Gündeme gelen bir başka iddia, Rusya'nın Starlink'e benzer bir uydu iletişim sistemi olan Rassvet'i Batı Ukrayna'da, Polonya sınırına kadar uzanan bir bölgede kullanmaya başladığı yönünde.
Militarnyi'nin aktardığına göre Rassvet, Rus birliklerine yabancı operatörlere bağımlı olmadan iletişim kurabilecekleri bir kanal sağlayabilir. Sistem, İHA'ların ve hatta seyir füzelerinin operatör tarafından doğrudan görülemedikleri uzaklıklarda kontrol edilmesini mümkün kılabilir. Başka bir deyişle, operatör ile araç arasındaki iletişim yalnızca görüş mesafesiyle sınırlı kalmayabilir.
Kyiv Post, eski bir üst düzey Ukrayna istihbarat yetkilisinin Rassvet ağının ileride Rus kuvvetlerinin Ukrayna üzerinde uzun menzilli İHA'ları gerçek zamanlı olarak kontrol etmesine olanak sağlayabileceği uyarısında bulunduğunu aktardı. Google'daki CEO'luk ve Alphabet'in icra kurulu başkanlığı sonrasında kariyerini savunma teknolojilerine yönlendiren Eric Schmidt de Rassvet'i savaşın seyrini değiştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriyor. Schmidt, Ukrayna için yapay zeka destekli İHA teknolojileri geliştiren Swift Beat'i kurdu ve White Stork gibi girişimlerle işbirliği içinde. ABD Savunma Bakanlığı'nın Savunma İnovasyon Kurulu başkanlığını da yapmış olan Schmidt, Rassvet'in faaliyete geçmesinin Ukrayna savaşında bir "dönüm noktası" olacağını ve "engellenmesinin neredeyse imkansız" olduğunu belirtmişti.
Dolayısıyla, Rusya'nın Ukrayna'nın her bölgesinde İHA'larını gerçek zamanlı olarak kontrol edebilmesi, Ukrayna açısından ciddi bir askeri sorun yaratabilir. Böyle bir kapasite, cephe hattının gerisindeki savunma mevzilerinin yanı sıra asker, mühimmat ve yakıt taşıyan lojistik hatların da sürekli gözetim ve saldırı tehdidi altında kalması anlamına gelir.
Cephedeki durum ve Orikhiv çevresinde kuşatılma riski
Orikhiv çevresinde Ukrayna birliklerinin kuşatılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu öne sürülüyor. İddialara göre Rus kuvvetleri Nikolskaya'yı ele geçirdi ve Ukrayna birliklerinin çevresindeki kuşatma çemberi giderek daralıyor. Ukrayna'nın karşı taarruzlarının sonuç vermediği, Kiev yönetiminin askerlerini geri çekmek yerine Zaporijya yönünde yeni bir savunma hattı oluşturmaya çalıştığı belirtiliyor. Ancak bu tercih, birliklerin daha fazla kayıp verme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilir.
Lyman bölgesinde ise Ukrayna birliklerinin Zherebets Nehri'nin batısında sıkıştığı, Rus kuvvetlerinin de nehrin karşı yakasında kurduğu mevzileri koruduğu aktarılıyor. Kış mevsiminin yaklaşması, askeri araçların ve ikmal konvoylarının arazide hareket etmesini zorlaştırarak operasyonları daha maliyetli hâle getirebilir. Bu koşullarda sürdürülen taarruzların başarısızlıkla sonuçlanması, Ukrayna birliklerinin kayıplarını artırabilir.
Dobropillia ve Dvorichna çevresinde de Rus ilerleyişinin sürdüğü bildiriliyor. Aktarılan rakamlara göre 24 saat içinde 142 bina yerle bir edildi.
Cephedeki bu tabloya ilişkin değerlendirmeler, yalnızca Rusya yanlısı kaynaklardan gelmiyor. Ukrayna yanlısı analiz platformu DeepState'in yayımladığı ilerleme haritaları ve Ukraynalı askeri blog yazarlarının Orikhiv'deki durumun kritik olduğuna ilişkin açıklamaları da sahadaki baskının arttığı yönündeki değerlendirmelerle örtüşüyor.
Batı'nın barış planı
The Washington Post yazarı David Ignatius'un aktardığına göre ABD ve Avrupa ülkeleri, Rusya'ya sunulmak üzere dört maddelik bir barış planı üzerinde çalışıyor. Plan; mevcut cephe hattında ateşkes sağlanmasını, Ukrayna'ya NATO'nun 5. Maddesi'ne benzer güvenlik garantileri verilmesini, Rusya, Ukrayna ve NATO arasında kapsamlı bir güvenlik anlaşması yapılmasını ve Rusya'nın ekonomik sisteme yeniden entegre edilmesini öngörüyor. Ancak mevcut koşullarda Moskova'nın bu planı kabul etmesi olası görünmüyor.
Ukranews, planın Rusya'nın mevcut temas hattı boyunca ateşkesi kabul etmesini, Ukrayna'nın ise Rusya'nın işgal altındaki topraklar üzerindeki kontrolünü tanımasını öngördüğünü aktardı. Foreign Policy dergisi de Ignatius'un yazısına dayanarak Beyaz Saray'ın Kiev'e sağladığı kritik istihbarat desteğini kesmekle tehdit ettiğini bildirdi. Haberde, bir Avrupalı diplomatın ABD'nin sağladığı desteğin Avrupa tarafından ikame edilmesinin zor olacağını kabul ettiği de belirtildi.